Haber Detayı
Gazeteci İbrahim Gündüz'ün Yeni Kitabı; "Çöpler Faciası"
Gazeteci İbrahim Gündüz, Erzincan'ın İliç ilçesindeki 9 işçinin yaşamını yitirdiği Çöpler Altın Madeni faciasını ele alan 'Çöpler Faciası' adlı kitabını yayımladı. Kitap, Türkiye'deki madencilik uygulamalarına ve çevresel yıkıma dikkat çekiyor.
(ANKARA) - Gazeteci İbrahim Gündüz, Erzincan'ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024'te meydana gelen ve 9 işçinin yaşamını yitirdiği büyük faciayı "Çöpler Faciası" adlı kitabında ele aldı.Gazeteci İbrahim Gündüz'ün kaleme aldığı kitap, Erzincan'ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni'nde 9 işçinin yaşamını yitirdiği facianın bilinmeyen yönlerini ortaya koyuyor.
Galeati Yayınevi'nden çıkan 464 sayfalık eserde, "felaketin göz göre göre gerçekleştiği" vurgulanıyor.Yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın ürünü olan kitapta, binlerce sayfalık kaynak taraması ve kapsamlı saha araştırmaları yapıldı; TBMM Araştırma Komisyonu çalışmaları izlendi, yargı süreci yakından takip edildi, tanıkların ifadelerine başvuruldu ve maden çalışanlarıyla bire bir görüşmeler gerçekleştirildi.Kitabının hem bir "başkaldırı" hem de bir "isyan" kitabı olduğunu belirten, Gündüz, şöyle konuştu: "Türkiye'de yaşayan milyonlarca vatandaşımız henüz neyle karşı karşıya olduğunun farkında değil.
Millete iş-istihdam-ekonomi masalları anlatılarak uluslararası kartellerle iş birliği halinde Türkiye'nin bütün bölgeleri ve su kaynakları yağmalanıyor.
Bu kitap tam da buna dikkat çekiyor.
Hiçbir ülke bu kadar saldırıyı kaldıramaz.
Türkiye'nin bütün dağları, ırmakları, köyleri, yaylaları-meraları saldırı altında.
Her yeri ihale ediyorlar.
Milletin gözlerinin içine baka baka alenen yalanlar söylüyorlar.
Dağları, ormanları param parça edip, dünyanın en zehirli kimyasallarıyla zehirleyip hiç utanmadan, sıkılmadan, 'hiçbir zararımız yok' diyebiliyorlar.Fırat, Dicle, Kızılırmak, Yeşilırmak, Büyük Menderes, Gediz, Sakarya bütün nehirlerimiz tehdit altında.
Küresel iklim felaketi yaşayan dünyamızda su kaynaklarımızı ve bu su kaynaklarının kaynağı olan dağlarımızı gözümüz gibi korumamız gerekirken, ormanlar-dağlar-yaylalar ve meralar acımasızca yok ediliyor.
Türkiye'nin gölleri gözlerimizin önünde bir bir kuruyor...
Türkiye'de liderler değişir, iktidarlar değişir, enflasyon düşer, ekonomi bir gün düzelir ama param parça edip kabak gibi oyduğunuz bir dağı yeniden diriltemezsiniz.
Yüz milyonlarca tonluk pasa dağlarından, yüz milyonlarca tonluk liç yığınlarından sızan ağır metalleri, siyanürlü ve zehirli suların yüzlerce yıl bir irin gibi akmasını durduramazsınız.Bu ülkeyi ayakta tutan kolonlar kesilmek istenmekte ve bunun adına da madencilik denilmektedir.
Su deposu olan dağlar param parça edilmekte, dünyanın en tehlikeli kimyasalları köylerin, şehirlerin dibinde su gibi kullanılmakta ve yüz milyonlarca tonluk pasa ve liç dağları ile zehirli atık barajları Türkiye'nin her bir köşesine yığılmaktadır.
Çöpler Faciası kitabı Türkiye'deki sömürge madenciliğine, vahşi madenciliğe karşı bir baş kaldırı, bir isyan kitabıdır.
Kitap sadece Çöpler'in hikayesi değildir, bu kitapta İkizköy de var, Lapseki'de var.
Bu kitapta Türkmendağı da var, Kazdağları da var...
Kitap Çöpler Faciası'ndan yola çıkarak son yıllarda Türkiye'de şiddetini giderek artıran sömürge madenciliğine ayna tutmaktadır.
Yalancıların ve vurguncuların gerçek yüzlerini ortaya koymaktadır."