Haber Detayı
Futbol oynarken sakatlanınca sahneyi seçti… 'İstesem Hollywood'da çalışırdım' demişti... Ömrünün 72 yılını Türk tiyatrosuna verdi
Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen geçirdiği enfeksiyon nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayata gözlerini yumdu. Ardında sayısız eser bırakan usta sanatçı 97 yaşındaydı.
“Emeklilik aklımın köşesinden bile geçmez, benim ne yaşlanmaya ne de yorulmaya vaktim var” diyen Haldun Dormen 2025’te sanat hayatının 72’nci yılını kutlamıştı.Bitmeyen enerjisi, tiyatroya olan aşkı, bir ömür boyunca yetiştirdiği öğrencileriyle sanat hayatımıza yaptığı unutulmaz katkılarla hatırlanacak olan Haldun Dormen’in en az kendisi kadar renkli bir hayat hikâyesi vardı… TÜRKİYE'DE TİYATRO DENİNCE AKLA İLK GELEN İSİMDİHaldun Dormen, sadece bir oyuncu değil, Türkiye'de modern tiyatronun kurumsallaşmasını sağlayan en önemli figürlerden biriydi.
Onun hayat hikayesi, azim, zarafet ve küllerinden doğma hikâyeleriyle doluydu.Kıbrıslı iş insanı Sait Ömer Bey ile İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım'ın çocukları olarak 1928 yılında Mersin'de dünyaya gelen Haldun Dormen neredeyse tüm ömrünü sanata ve tiyatroya adamıştı.
FUTBOL OYNARKEN SAKATLANINCA SAHNEYİ SEÇMİŞTİUsta sanatçı 2024’te Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda futbol oynarken geçirdiği bir sakatlığın onu nasıl tiyatroya yönlendirdiğini Ben 8-10 yaşlarında futbol oynarken ayağımı sakatladım, sakat kaldım.
Tiyatroyu, sinemayı çok seviyordum.
Futbol oynayamıyorum ya bu tür şeyleri iyi yapmaya karar verdim.
Olumlu bir insan olduğum için 'Ben yaparım', 'Herkesten iyi dans ederim.' dedim.” sözleriyle anlatmıştı.Haldun Dormen, Galatasaray Lisesi ve Robert Kolejdeki eğitiminin ardından ABD'de üniversiteye gitti ve tiyatro sahnesine de öğrencilik döneminde çıkmaya başladı.
ABD'DE KALIP BÜYÜK BİR YILDIZ OLMAK YERİNE ÜLKESİNE DÖNMEYİ TERCİH ETMİŞTİSanat kariyerini ABD’de devam ettirme şansı varken ülkesine dönmeye karar veren Haldun Dormen bu kararını da Orada 4 yıl sahneye çıktım.
Hatta Hollywood'da sahneye çıktım.
Meşhur sahnede başrol bile oynadım.
Türkiye'ye dönme kararım hep vardı zaten.
Hollywood'da bir kıvılcım oldu gibi ama ben Türkiye'ye döneceğim dedim.
Amerika'daki iyi yaşamıma rağmen Türkiye'ye döndüm.
Hiçbir zaman da pişman olmadım. diyerek anlatmıştı.ABD’den Türkiye'ye 1954'te dönen Haldun Dormen, Beyoğlu'nda Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli ve Erol Keskin ile Cep Tiyatrosunu kurdu. 1957’de de efsane haline gelen ve sayısız tiyatrocu yetiştiren Dormen Tiyatrosunu kuran Haldun Dormen her zaman tiyatroya olan ilgisinin doğuştan geldiğini söylerdi.
YILLARINI SADECE SAHNEYE DEĞİL BİRÇOK TİYATROCU YETİŞTİRMEYE ADADIDormen Tiyatrosu'nda hem birlikte sahneye çıktığı hem de eğitip tiyatroya kazandırdığı isimler için “Onlara bir dost gibi hocalık yaptım” diyen Haldun Dormen bir yandan sahneye çıkarken bir yandan da hocalık yapmaktan ilerleyen yaşına rağmen hiç vazgeçmemişti.
Kendi adını vermiş olsa da Dormen Tiyatrosu'nun hiçbir zaman “Haldun Dormen Tiyatrosu olmadığını” söyleyen usta sanatçı burada geçen sanat dolu yıllarını anlatırken “Orası hep bizim tiyatromuz oldu.
Bütün oyuncuların kurduğu tiyatro oldu.
Bu yüzden hiçbir zaman benim tiyatrom diye söz etmedim.
Hep bizim tiyatromuz diye söz ettim.
Ben 1960'lı yıllarda tiyatroyu kurduğumdan beri Anadolu'nun her köşesine gittim.
Her yerde büyük ilgiyle karşılandım.
Mesela 'Sokak Kızı İrma'nın ilk turnesi Gaziantep'teydi.
Korkuyorduk.
İyi anlamda, kıyametler koptu.
Tiyatrodan çıkarken arabamı havaya kaldırdılar.
O kadar beğendiler. demişti.
TİYATRONUN DEVLERİYLE BİRLİKTE SAHNEYE ÇIKTIOyunlarda partnerleriyle çalışmaktan çok keyif aldığını her fırsatta anlatan Dormen, Rahmetli Ayfer Feray ile birçok oyunda birlikte oynadık.
Çok iyi oyuncuydu.
Nevra Serezli'yle çok iyi oyunlar oynadık.
Onlarla oynamak çok keyifliydi.
Fakat benim en çok beraber oynadığım kişi Metin Serezli'ydi.
Aşağı yukarı 24 oyunda başrol oynadık karşı karşıya.
Çok keyif alıyordum Metin'le oynamaktan çünkü artık birbirimizi çok iyi tanıyorduk.
Allah rahmet eylesin.
Yeri çok boş kaldı. diyerek 2013 yılında kaybettiğimiz bir başka usta tiyatrocu ve yakın dostu Metin Serezli’yi anmıştı.
Dormen Tiyatrosu 1970'li yıllarda ekonomik krizler nedeniyle battı ve Haldun Dormen de büyük bir borç batağına girdi.
Elindeki her şeyi kaybeden sanatçı, pes etmek yerine televizyon programları yapmaya, gazete yazıları yazmaya ve çeviriler yapmaya başladı.İFLAS ETTİ, HER ŞEYİNİ KAYBETTİ...
AZMETTİ, KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞDU1980'lerde tiyatrosunu yeniden açarak muazzam bir geri dönüş yaptı.
Hayatını adadı tiyatro için her şeyini ortaya koyan Haldun Dormen bu geri dönüşle birlikte tiyatro tarihine geçen Lüküs Hayat adlı müzikale imza attı.İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahneye koyduğu bu oyun, tam 28 yıl boyunca kapalı gişe oynayarak bir dünya rekoruna da imza attı.
Birçok kez sanatı uğruna hayatındaki tüm birikimini kaybedip büyük sıkıntılar içine düşen Haldun Dormen çalışmaktan ve üretmekten hiç vazgeçmedi ve her zaman çok çabalayarak tiyatrosunu yaşatmanın bir yolunu buldu.GENÇ TİYATROCULARA HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEYİN DEMİŞTİDormen, hayata hep olumlu baktığını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmediğini söylerdi.
Genç tiyatroculara da hep aynı öğüdü verdiğini söyleyen Dormen öğrencilerine ve tiyatroya gönül veren gençlere Bir tek tavsiyem var: 'Yaparsın şekerim'.
Bu iş tutku olmadan yapılamaz.
Azim lazım.
Umutsuzluk yok.
Umutsuzluk yaratacak durumlar olabilir.
Bizim sanatçı olarak bu durumları kabul etmememiz lazım.
Kendi kendinize 'Yaparsın şekerim.' diyeceksiniz. sözleriyle seslenmişti.
AFİFE JALE ÖDÜLLERİ'NİN BABASIHaldun Dormen tüm başarıları bir yana Türkiye'nin en prestijli tiyatro ödülleri olan Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nin de yaratıcısıydı.
Tiyatro emekçilerinin onurlandırılması gerektiğini savunan Dormen, bu ödül törenini bir gelenek haline getirdi.Afife Tiyatro Ödülleri, tiyatro sahnesine çıkan ilk Türk kadın oyuncu Afife Jale anısına İstanbul'da 1996-1997 tiyatro sezonundan beri her yıl dağıtılmaya devam ediyor.