Haber Detayı
Astım spreyi orucu bozar mı? Diyanet'e göre oruçluyken astım spreyi kullanmak orucu bozar mı?
İslam inancının temel yapı taşlarından biri olan oruç ibadeti, Müslümanlar için sadece aç ve susuz kalmak değil, aynı zamanda bedenen ve ruhen arınma sürecidir. Ancak bu mübarek ayda, kronik rahatsızlığı bulunan ve düzenli ilaç kullanmak zorunda olan müminler için ibadetlerini yerine getirmek bazen endişe verici bir ikileme dönüşebilir. Sağlık, dinimizde korunması gereken en temel değerlerden biridir ve "zorluk çıkarmama" ilkesi esastır. Nefes darlığı çeken, göğsü sıkışan ve hayat kalitesi ciddi şekilde etkilenen astım hastaları için de durum böyledir.
Olası bir kriz anında nefes alabilmek için sprey (inhaler) kullanmak zorunda kalan hastalar, bu işlemin oruçlarına zarar verip vermediğini, boğazdan içeri giren bu ilacın orucu sakatlayıp sakatlamadığını sıkça sorgularlar.
Orucun bozulması için bir maddenin mideye ulaşması genel kuralı, sprey kullanımı konusunda kafaları karıştırabilir.
Peki, nefes almak gibi hayati bir ihtiyaç için kullanılan bu ilaçlar orucu bozar mı, Diyanet İşleri Başkanlığı bu tıbbi zorunluluk hakkında nasıl bir hüküm vermiştir?
İşte astım hastalarının gönlünü ferahlatacak detaylar...
Astım hastalığı, hava yollarının daralmasıyla karakterize olan ve ataklar halinde seyreden kronik bir rahatsızlıktır.
Atak sırasında hastanın ciğerlerine yeterli hava gitmez ve kişi boğulma hissi yaşar.
Bu durumu düzeltmek için kullanılan spreyler, içerdikleri özel gazlar veya tozlar sayesinde bronşları genişleterek hastanın yeniden rahat nefes almasını sağlar.
Oruçlu bir Müslüman için temel endişe, ağız yoluyla alınan bu maddenin yeme-içme sayılıp sayılmadığıdır.
Geleneksel fıkıh anlayışında ağızdan giren her şeyin orucu bozabileceği düşüncesi yaygın olsa da, modern tıbbın verileri ve güncel fıkıh yorumları, ilacın vücuttaki izlediği yolu ve miktarını dikkate alarak farklı bir pencere açmaktadır.
ASTIM SPREYİNİN ÇALIŞMA PRENSİBİ VE FIKHİ BOYUTU Orucun bozulması konusunda temel kriter, vücuda alınan maddenin besin değeri taşıması veya mideye ulaşarak sindirim sistemine dahil olmasıdır.
Astım spreyi kullanıldığında, cihazın püskürttüğü ilaç zerrecikleri ağız boşluğundan geçerek soluk borusu yoluyla doğrudan akciğerlere (bronşlara) ulaşır.
Yani ilacın hedefi mide değil, solunum sistemidir.
Ancak anatomik yapı gereği, ağızdan alınan her maddenin çok az bir kısmı yemek borusuna kaçabilir veya tükürükle karışarak mideye inebilir.
İşte fıkıh alimlerinin ve Diyanet İşleri Başkanlığı nın üzerinde durduğu nokta bu çok az miktar meselesidir.
Yapılan bilimsel ölçümlere göre, astım spreyinden bir defada püskürtülen ilaç miktarı yaklaşık olarak 1/20 mililitredir.
Bu miktar o kadar küçüktür ki, ağızda kalan nemden veya abdest alırken ağza su verip tükürdükten sonra kalan ıslaklıktan çok daha azdır.
Fıkıh kurallarına göre, abdest alırken ağızda kalan suyun yutulması orucu bozmadığına göre, ondan çok daha az miktarda olan ve besin amacı taşımayan, sadece nefes almayı sağlamak için kullanılan spreyin içeriğinin de oruca zarar vermeyeceği kabul edilmiştir.
Ayrıca bu spreyin içindeki maddeler, açlığı gidermek veya vücuda enerji vermek gibi bir amaca hizmet etmez; tamamen tıbbi bir müdahaledir.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI NIN GÖRÜŞÜ VE UYGULAMA Konuyla ilgili en yetkili merci olan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, astım hastalarının Ramazan ayında yaşadığı bu tereddüdü gidermek için net bir fetva yayınlamıştır.
Bu fetvaya göre, nefes darlığı yaşayan hastaların ağızlarına püskürttükleri oksijenli ilaç (astım spreyi), orucu bozmaz.
Kurul, kararını gerekçelendirirken yukarıda bahsedilen miktar azlığı ve mideye değil akciğere ulaşma prensiplerini baz almıştır.
Dolayısıyla, oruç tutan bir astım hastası, gün içinde nefes darlığı hissettiğinde veya krize girdiğinde, orucunun bozulacağı endişesi taşımadan ilacını kullanabilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken ince bir ayrım vardır.
Eğer hasta, sprey (inhaler) değil de, nebulizatör denilen ve buhar makinesiyle verilen ilaçları kullanıyorsa durum değişebilir.
Nebulizatörlerde ilaç genellikle su ile karıştırılarak buhar haline getirilir ve bu işlem sırasında hastanın maske yardımıyla çektiği buharın içindeki su zerrecikleri mideye ulaşabilir.
Eğer buharın içeriğinde yoğun su varsa ve bu su mideye giderse, orucun bozulma ihtimali doğar.
Ancak standart el tipi spreylerde böyle bir risk söz konusu değildir.
Bu nedenle hastaların kullandıkları cihazın türünü bilmeleri önemlidir.
HASTALAR İÇİN TAVSİYELER VE MANEVİ HUZUR Astım hastalarının Ramazan ayını huzurla geçirebilmeleri için ilaç düzenlerini sahur ve iftar saatlerine göre ayarlamaları, koruyucu ilaçlarını bu vakitlerde almaları tıbbi açıdan önerilir.
Ancak krizin ne zaman geleceği belli olmadığı için, acil durum ilacını (kurtarıcı inhaler) gün boyu yanlarında taşımaları şarttır.
Diyanet in fetvası, hastalara büyük bir kolaylık sağlamış ve ya ilacımı kullanıp orucumu bozacağım ya da nefessiz kalacağım ikilemini ortadan kaldırmıştır.
İslam dini, insan hayatını ve sağlığını her şeyin üzerinde tutar.
Astım spreyi kullanmak, beslenme amacı taşımadığı, mideye kayda değer bir miktar ulaşmadığı ve doğrudan solunum yollarını hedeflediği için orucu bozmayan haller kapsamında değerlendirilir.
Astım hastaları, doktorlarının tavsiyelerine uyarak ve ilaçlarını aksatmadan oruç ibadetlerini gönül rahatlığıyla yerine getirebilirler.
Eğer hastalık, oruç tutamayacak kadar ileri seviyedeyse veya ilaç kullanımıyla bile kontrol altına alınamıyorsa, dinimiz bu durumda olanlara oruç tutmama ruhsatı (izni) vermiş ve tutulamayan günler için fidye ödeme yolunu göstermiştir. Önemli olan, kişinin sağlığını riske atmadan, samimiyetle kulluk görevini yapmaya çalışmasıdır.