Haber Detayı

Seferihisar Belediye Başkanı Yetişkin'den Teos Marina ÇED’ine itiraz: 'Bu projeyi bu şekliyle buraya yaptırmam'
Türkiye cumhuriyet.com.tr
21/01/2026 20:01 (4 saat önce)

Seferihisar Belediye Başkanı Yetişkin'den Teos Marina ÇED’ine itiraz: 'Bu projeyi bu şekliyle buraya yaptırmam'

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Sığacık Teos Marina’nın kapasite artırımı için hazırlanan yeni ÇED raporuna tepki gösterdi. Yetişkin, projenin doğaya, balıkçılığa ve can güvenliğine ciddi zararlar vereceğini belirterek, “Bu projeyi bu şekliyle buraya yaptırmam. Gerekirse burada yatarız kalkarız, burada konuşlanırız ama ben buradaki balıkçıyı, buradaki tekneciyi, Seferihisar halkını savunmak için elimden gelen her şeyi yaparım” dedi.

Seferihisar Belediyesi ve Sığacık’ta yaşayan balıkçılar, Sığacık Teos Marina’nın kapasite artırımı için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna tepki gösterdi.

Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, projenin ekonomik faydasının son derece sınırlı olduğunu, buna karşın doğa, tarih, balıkçılık ve can güvenliği açısından büyük riskler barındırdığını söyledi.

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, marina projesinin ekonomik ömrünün 25 yıl olarak planlandığını, buna rağmen istihdam katkısının yok denecek kadar az olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Şimdi şöyle bir şey, zaten gördüğünüz gibi burası zaten bir doğal liman.

Burası bu işin yapılacağı uygun bir yer değil.

Zaten var olan bir tane var elimizde.

Şimdi büyütmeye çalışıyorlar ama aşağı yukarı Türkiye’ye girecek olan 200 bin yat gelecek diyorlar.

Şimdi ne kadar daha büyüteceksiniz?

Daha dışarıdaki, alargadaki yatları yani büyüttüğünüz yere sığdıramıyorsunuz ve devamlı büyümek istiyorsunuz.

Bunun sonu yok.

Nereye kadar devam edecek bu yani?

Bu, bu şekilde devam etmez.

Sığdıramadığınız takdirde devamlı büyütmeye mi çalışacaksınız?

Yani bu işin yeri burası değil.

Zaten burası bir doğal liman ve yapmak istedikleri çok düşük bütçe ile buraya yeni bir marina genişletmesi yapmak istiyorlar. 40 MİLYON GİBİ BİR YATIRIMLA YAPMAK İSTİYORLAR BUNU Aynı zamanda 40 milyon gibi bir yatırımla yapmak istiyorlar bunu.

Burada 13 kişi istihdam edeceklerini söylüyorlar.

Elimizde olan bir tane ÇED raporu var.

ÇED raporunda da bunların hepsi yazıyor.

Deniz zaten kendiliğinden, sirkülasyonu olmadığından bir şekilde devamlı kirleniyor.

Ve gitgide, yani yeni yapılan marinayla da beraber daha da çok kirlenecek.

Ve niye yat limanı, niye mega yatlar geliyor?

Yani bizim gerçekten bir balıkçı barınağına ihtiyacımız var burada.

Eğer niyetleri burada yapmak istedikleri bir şey varsa gelsinler buraya balıkçı barınağı yapalım.

Burada işte ÇED’le geçen kelimelerin arasında mesela burada balıkçılık yapılmadığı söyleniyor.

Seferihisar’ın Sığacık Mahallesi köyü burası, kadim balıkçılıkla geçinen eski balıkçılarımızla oluşan bir yerimiz.

Yani burası tamamen balıkçı bir kasabası.

Yıllardan beri de öyle geçer yani.

İzmir’in, Seferihisar’ın birçok yerin balık ihtiyacını buradan karşılarlar.

Buradan mezatlara gider.

Burada balıkçılık hâlâ daha da devam ediyor.

Burada mesela şeyden de bahsedilmemiş, çok yakın zamanda yaşadığımız bir tsunami olayı var burada.

Şimdi siz yapmak istediğiniz yerde Seferihisar Körfezi’nin girişini, boğazı daraltıyorsunuz.

Daralttığınız boğazda tsunaminin etkisini çok daha fazla hissedeceğiz.

ÇED’lerine baktığımızda, ÇED raporunda gerçekten bununla ilgili hiçbir şey yazmamışlar.

SEFERİHİSAR HALKINI SAVUNMAK İÇİN ELİMDEN GELEN HER ŞEYİ YAPARIM Onun için yani biz bu projeyi bu şekliyle buraya yaptırmam.

Gerekirse burada yatarız kalkarız, burada konuşlanırız ama ben buradaki balıkçıyı, buradaki tekneciyi, Seferihisar halkını savunmak için elimden gelen her şeyi yaparım.

Gerekirse burada yatarız kalkarız, gerekirse işin sonu nereye varırsa oraya kadar gitmek istiyoruz.

Ekosistemi değiştiriyor.

Bir kere elimizde olan tekrar bir rapor var.

Mesela burada yaşayan Akdeniz fokları var.

Ekosistemi değiştiriyor.

Akdeniz fokundan tutun, çeşitli balık türlerinden tutun, birçok şeyi değiştirme şansı var.

Ya şimdi arkalarındaki farklı amacı ben tam manasıyla bilemem.

Ama yani büyütmek istemelerinin sebebi tamamen yani halkın faydasına olacak pek bir şey değil.

Çünkü yıllardır da şey yaptılar.

Yani burada turizm geliştireceğiz, işte turizm burayla ilerleyecek, kalkınacak falan filan denildi.

İşte marina bizim Avrupa’ya açılan kapımız gibi söylemlerle geldiler ama ben görüyorum ki ne esnafın bir faydalandığı bir nokta var burada ne de yani sadece Seferihisar halkını tamamen otopark gibi kullanıyorlar.

Yatlarını getirip buraya bağlıyorlar, işte gelip haftanın belirli günleri yatlarına açılıp dışarıda yiyorlar, içiyorlar, en son giderken de pisliğini, çöpünü bırakıp gidiyorlar” BURAYI ELİMİZDEN ALDIKLARI ZAMAN TEKNELERİMİZİ NEREYE KOYACAĞIZ?

Sığacık’ta balıkçılık yapan Tarık Hızır Deniz de projenin balıkçıların barınma alanlarını ortadan kaldıracağını söyledi.

Deniz, “Burası doğal bir barınak, liman.

Burayı elimizden aldıkları zaman teknelerimizi nereye koyacağız?

Yer yok.

Bedavadan marina olacak buraya.

Hani yat limanı elimizden alacak bunu.

Bize nereyi gösterecekler?

Tekneleri bağlayacak yer yok.

Niye bizim yerimizi gasbediyorlar?

Etmemeleri gereken bir şey.

Bu kadar balıkçı var, bakın.

Lodoslarda, büyük havalarda, deniz patladığı zaman bütün tekneler buraya giriyor.

Tekne bağlama şansımız kalmıyor.

Buna bir çözüm bulsunlar.

Bulmaları da gerekiyor.

Burası yıllardır balıkçı barınağı.

Ben 60 doğumluyum.

Daha 40’lardan beri burası balıkçı barınağı.

Tarihi bir araştırsınlar.

Ne kadar balıkçı barınağıymış, değilmiş.

Niye bizim elimizden alıyorlar ki?

Alınmaması gerekir.

Hiçbir tarafı yapamazlar yani.

Zaten gasbettiler orayı biliyorsunuz.

Arka tarafı yapacaklar.

Doğal güzelliği gidiyor.

Burayı da bizden alacaklar.

Ne yapacağız?

Her tarafı tel örgüyle çekecekler.

Kendi memleketimizde misafir gibi kalacağız.

Devamlı gelgit olayı var burada denizde.

Tekneler girip çıkıyorlar devamlı.

Hani sağlık diye bir şey yok ki.

Doğal olan bir şey kalmıyor artık burada.

Bunlar buraya geldiği zaman burada bir doğallık kalmıyor.

Kendi ülkende, memleketinde misafir gibi kalacaksın.

Vallahi biz karışıyız zaten.

Biz atık sularını boşaltacaklar mesela, para vermemek için” diye konuştu.

BURADA BALIKÇILIĞIN EN GÜZELİ YAPILIYOR Balıkçı Mehmet Ali Okyar ise Sığacık Körfezi’nden her yıl yüzlerce kamyon balığın çıktığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Bu balıkçıları birinci derecede balıkçıların sorunu şu: iGdiş geliş.

Zaten bizim burası Sığacık, Sığacık Limanı dediğimiz zaman Sığacık Limanı’nın içerisinde mevcut bir balıkçı barınağı var.

Artı bir de marina var.

Bu zaten yeteri kadar bizim doğal limanımızı kaplıyor yani.

Artık bir alan kalmıyor, çok az.

Şimdi bu büyürse alarga sorunumuz yok olacak.

Yani alarga dediğimiz zaman teknelerin liman haricinde çapaya atıp orada konaklaması, geçici olarak.

Gelmiş, limanda iki gün kalacak, ihtiyacını görecek, sandalınla alışverişini yapacak, çıkacak.

O alan kalmayacak.

Onunla birlikte trol, gırgır ve bizim kıyı balıkçılarının giriş ve çıkışları çok dar olacak.

Çok dar olacak.

Bu bizim için büyük bir engel.

Bunu yetkililer yani nasıl düşünüyor da nasıl yapıyor, meraklar içerisindeyim.

Ben 1965 yılından beridir denizciyim.

Ben derim ki devlet büyüklerimize, bu işin yani olmaması, olmasından daha iyi.

Burada balıkçılığın en güzeli yapılıyor.

Ben burada hem balıkçıyım hem balık ticareti yapıyorum.

Görün bak.

Yaşadığım yer burası benim.

İşte 15 senedir burada yaşıyorum.

Her şeyim bu.

Bu tekne de benim. 2025 senesinde bizim limandan, Sığacık Körfezi’nden en az 250 kamyon sardalya, hamsi, kreçe, başka buna benzer balıklar, kasa balığı yani pazarcının yiyebileceği balık, en az 250 kamyon çıktığına ben tanığım.

Hani burada balıkçılık yoktu?” BALIKÇI BARINAĞIMIZA DA EL KOYACAKLARINA YÖNELİK CİDDİ TEREDDÜTLERİMİZ VAR Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan emekli Fuat Gümüş, “Buradaki balıkçılarımızın tamamı bu bölgede avlanmayla geçimlerini sağlıyorlar.

Buradaki balıkçılarımız salı günü denize çıkarlar, cuma günü gelirler.

Cumartesi günü mezatta da toplamış oldukları ürünleri, balıkları mezatta satarak ekonomik bir gelir elde ederler ve hayatlarını bu şekilde idame ettirirler.

Bizim marinayla ilgili en büyük çekincelerimizden bir tanesi, biz tsunami gerçeğini yaşadık burada.

Ahmet Öğün Ercan hocamızı getirdik.

Burada o raporlamaları yaptılar.

Dolayısıyla biz burada öncelikle yaşayacağımız birinci handikap tabii ki bu” diye konuştu.

Sahil trafiği açısından da tehlikeli olduğunu aktaran Gümüş, “Bizim marinamız içerisinde şu anda balıkçı barınağımızda 100 tane tekne var. 100 tane gezi teknesinin bulunduğu bir alan var.

Artı olarak burada jandarma, deniz polisi ve sahil güvenlik botlarımız var.

Bu botlar ani müdahale botları olduğu için herhangi bir ihbar anında olaya müdahale olmak için buradan çıkış süratleri çok yüksek.

Dolayısıyla yukarıda kısıtlı olan ve yaklaşık 120 metreye düşen sahada bu bin teknenin, bin yüzer unsurun burayı kullanma zorunluluğu söz konusu olacak ki, bu bizim bundan sonraki süreçte yaşayacağımız en büyük tehlikelerden bir tanesi.

En büyük çekincelerimizden bir tanesi, marinanın sadece genişlemesiyle ilgili değil; buradaki balıkçı barınağımıza da el koyacaklarına yönelik ciddi tereddütlerimiz vardır” dedi. 520 DİLEKÇE BAKANLIĞA GÖNDERİLDİ Balıkçılar ve yurttaşlar, ÇED askı sürecinde projeye itiraz dilekçeleri topladı.

Yetkililer, 520 dilekçenin Bakanlığa iletildiğini, ayrıca 83 dilekçenin de ayrı olarak gönderildiğini açıkladı.

İlgili Sitenin Haberleri