Haber Detayı
"Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası" sergisi İstanbul Modern'de açılacak
Türkiye'nin önemli kadın sanatçılarından Semiha Berksoy'un çok yönlü üretimlerini bir araya getiren "Tüm Renklerin Aryası" başlıklı sergi yarın İstanbul Modern'de açılıyor.
Türkiye'nin önemli kadın sanatçılarından Semiha Berksoy'un çok yönlü üretimlerini bir araya getiren "Tüm Renklerin Aryası" başlıklı sergi yarın İstanbul Modern'de açılıyor.Berksoy'un sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan 200'ü aşkın eseri sergide sanatseverlerle buluşacak.Düzenlenen basın toplantısına katılan sanatçının kızı, tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy annesinin sanatla bağına değinerek, "Annem resim yaparken bambaşka bir hale bürünürdü.
Sessizlik ister, tamamen işine odaklanırdı.
Eserlerinde hem derin bir düşünsel zemin hem de güçlü bir protest duygu vardı.
Malzemeyi de her zaman içgüdüyle seçerdi.
Tuval, çarşaf, karton hatta buzdolabı kapağı… Ona göre malzeme kendini gösterdiğinde harekete geçerdi.
Resimlerinde yaşamı, mücadeleyi ve umudu yansıtırdı. 'Cendereye Vurulan Kadın' yapıtında olduğu gibi, cendereye vurulsan da hayata hep ümit ve cesaretle bakmayı öğretirdi.
Bugün İstanbul Modern'de açılan Tüm Renklerin Aryası sergisiyle Semiha Berksoy'un sanatındaki özgün evreni yeni kuşaklara tanıtıyor olmak beni hem gururlandırıyor hem de heyecanlandırıyor.
Umuyorum ki eserleri genç sanatçılarda ve izleyicilerde, yaratıma dair yeni ufuklar açar." dedi."Kadın sanatçıların görünürlüğünü artırmak önceliklerimiz arasında"İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, İstanbul Modern'in kadın sanatçıların üretimlerini görünür kıldığına işaret ederek, "İstanbul Modern'de Semiha Berksoy'un çok yönlü üretimini izleyiciyle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
Kuruluşumuzdan bu yana kadın sanatçıların görünürlüğünü artırmak ve üretimlerini geniş kitlelerle buluşturmak önceliklerimiz arasında yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.Semiha Berksoy'un farklı alanlarda kendine özgü bir ifade dili geliştirdiğini vurgulayan Eczacıbaşı, "(Semiha Berksoy) Türkiye sanat tarihinde kadın sanatçıların öncülüğünü temsil eden benzersiz bir isim.
Onun Türkiye'deki en kapsamlı sergisi ile sanatçının 70 yılı aşan üretim sürecini mercek altına alıyor ve izleyicilere Berksoy'un yaratıcı evrenini derinlemesine deneyimleme olanağı sunuyoruz." diye konuştu."Resimlerinde yaşamı, mücadeleyi ve umudu yansıtırdı"Flormar CEO'su Tuba Altunterim ise Flormar'ın kültür sanata verdiği desteğin önemine dikkati çekti.Berksoy'un sanatsal cesareti, heyecanı ve renklere olan tutkusunun markanın değerleriyle güçlü bir bağ kurduğunu kaydeden Altunterim, "Yaratıcılığımızı teşvik eden ve modumuzu yükselten diğer bir güzellik de sanat.
Dolayısıyla çağının ötesinde bir kadın sanatçı olan Semiha Berksoy'un yaratıcı mirasının, kapsamlı bir sergi eşliğinde Türkiye'de sanatseverlerle buluşturulmasına destek olmaktan gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.Müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak da serginin tematik bir bakışla sanatçıyı ele aldığını, serginin Berksoy'un sahneyle kurduğu derin ilişkiyi, kişisel mitolojisini ve disiplinlerarası üretim biçimlerini bir arada görünür kılmayı amaçladığını vurguladı.Serginin küratörlerinden Deniz Pehlivaner ise şunları aktardı: "Semiha Berksoy'un üretken bir sanat aşığı olması, bir Cumhuriyet kadını olarak azmi ve tutkusuyla kendini ve sanatını var etmesinin başlıca itici gücünü oluşturur.
Berksoy'un resimleri, opera sahnesindeki bedensel ve duygusal deneyimin tuvale taşındığı, kişisel hafızanın kolektif tarihle iç içe geçtiği özgün bir ifade alanı yaratır."Sergi, müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak, küratör Deniz Pehlivaner ve asistan küratör Yazın Öztürk tarafından hazırlandı.Sanatçının yaşamındaki dönüm noktalarından hareketle kronolojik bir anlatı yerine tematik bir kurgu sunan seçki, Berksoy'un kişisel mitolojisini, sahneyle kurduğu derin bağı ve bir yaşam pratiği olarak sanatını ele alışını görünür kılıyor.Sahne atmosferine atıfta bulunan "Kırmızı Oda"nın merkezde yer aldığı seçkide, sanatçının opera sahnesinden ilhamla ürettiği resimleri, erken dönem desenleri, annesi Fatma Saime Hanım'ı konu edinen çalışmaları, otoportre ve portreleri ile gündelik kumaşlar üzerine yaptığı çarşaf resimleri bulunuyor.Berksoy'un çok yönlü sanatsal kimliğini yansıtan sergide, sanatçının 1935'te yayımlanan öyküsü "Mezardan Gelen Mektup"tan yola çıkarak hazırlanan bir oda, Türkiye'nin ilk sesli filmi "İstanbul Sokaklarında" ile "Söz Bir Allah Bir" adlı sanatçının da rol aldığı filmlerden kesitler ve aralarında fotoğrafların da olduğu efemeralar izleyiciyle buluşuyor.Erken dönem desenlerinden sahneye taşıdığı opera temalı resimlerine, otoportre ve portrelerinden çarşaf resimlerine uzanan seçki, Berksoy'un kişisel mitolojisini ve sahneyle kurduğu derin bağı tematik bir kurguyla izleyiciye sunuyor.İstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler bölümü, farklı yaş gruplarını Berksoy'un çok disiplinli üretimiyle buluşturmayı ve sanatçının yaratıcı dünyasını tanıtmayı amaçlıyor.
Bu kapsamda çocuklar ve gençler, sanatçının sahne, resim ve müzik alanlarındaki üretim süreçlerini deneyimleme fırsatı bulacak.Sergi 6 Eylül'de sona erecek.