Haber Detayı

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkililerini dinledi
Politika haberler.com
21/01/2026 22:05 (4 saat önce)

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkililerini dinledi

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü yetkililerini dinledi.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü yetkililerini dinledi.TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı.Durgut, toplantıya Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ı anarak başladı.Atlas Çağlayan'ın henüz 16 yaşında, çevresi tarafından sakin, çalışkan ve sevecen birisi olarak bilindiğini, eğitimini sürdürürken ailesine destek olmaya çalışan, ikiz kardeşiyle büyüyen, geleceğe dair idealleri, hayalleri olan tertemiz bir çocuk olduğunu belirten Durgut, 14 Ocak akşamı "yan bakma" iddiasıyla başlayan sözlü tacizin geri dönülemez bir trajediye dönüştüğünü, Atlas'ın en güzel çağında hayattan ve sevdiklerinden koparıldığını ifade etti.Durgut, Atlas'ın hayatına son veren failin 15 yaşında olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu elim hadise yalnızca bir suç istatistiği değil, bir insanın, ailenin ve geleceğin kaybıdır.

Atlas Çağlayan'ın hayatını kaybetmesi hepimizin vicdanında derin bir yara açmıştır.

Bu acının kelimelerle tarif edilemeyeceğinin farkındayız.

Atlas çocuğumuzu çok derin bir üzüntü ve rahmetle anıyorum.

Çocukları korumaktan söz ederken Türkiye'de ve dünyada değişen çocuk suçlu profillerini, dijitalleşmeyle dönüşen suç türlerini ve bu alandaki güncel eğilimleri dikkate alan bir anlayışla hareket etmek zorundayız.

Bugün çocuk suçluluğu bireysel, tesadüfi ya da yalnızca sosyoekonomik nedenlerle açıklanamayacak kadar örgütlü, dijital mecralarla iç içe ve giderek daha ağır suç tiplerine evrilen bir yapı göstermektedir."Komisyon Başkanı Durgut, failin yaşı küçük olsa dahi hayat hakkı elinden alınan çocuğun hukuki ve vicdani üstünlüğünün geri plana itilmesinin kabul edilebilir olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Komisyon olarak elbette ki önleme, rehabilitasyon ve onarıcı adalet politikalarını esas alıyoruz ancak şunun altını özellikle çizmek isterim, 'suça sürüklenen çocuk' kavramına suçun mahiyetini yok sayan tek tip bir yaklaşımı doğru bulmuyorum.

Vahşet içeren, organize, dijital mecralar üzerinden planlanan ve süreklilik arz eden suçlarla korumasızlık, ihmal ya da yönlendirilme sonucu ortaya çıkan fiilleri aynı hukuki kategoride değerlendirmek ne çocuğu ne de toplumu korur.

Atlas Çağlayan'ın hayatını yitirdiği bu hadise münferit bir vaka olarak değerlendirilemez.

Yaşananlar çocuk suçluluğunun değişen niteliğini, suçun oluşum süreçlerini ve mevcut önleme mekanizmalarının sahadaki karşılığını bütüncül biçimde ele alma gereğini açıkça ortaya koymaktadır.""Yüzde 23'ü de dijital oyun oynamadığı zaman mutsuz ve huzursuz hissettiğini ifade etmiş"Ataşehir İlçe Emniyet Müdürü Abdülkadir Bilen, mobil telefon kullanım oranının son Türkiye Dijitalleşme Raporu'na göre yüzde 98'in üzerinde olduğunu söyledi.Bilen, oyunların genelde silahlı ve savaş oyunları olduğunu ifade ederek, "Çocuklarımız için gerçekten ailelerinin bu oyunları oynayıp oynamadıklarını kontrol etmesi ve özellikle bilgisayar başında ne kadar vakit geçiriyorlar, bilgisayar başında neler yapıyorlar, bunları kontrol etmesi çok çok önemli." dedi.Yapılan son bilimsel çalışmalardan birinde bilgisayar, cep telefonu, akıllı telefon, akıllı saat, oyun konsolu ve teknoloji ürünlerinden en az birinin sadece kendi kullanımında olduğunu beyan eden çocukların oranının yüzde 63,8, 6-15 yaş arası dijital oyun oynadığını belirten çocukların oranının yüzde 74 olduğunu anlatan Bilen, dijital oyun oynayan çocukların yüzde 90,8'inin, düzenli şekilde bu oyunları oynadığını söylediğini belirtti.Bilen, "Düzenli dijital oyun oynayan çocukların yüzde 40,1'i planladığı süreden daha fazla oyun oynadığını, yüzde 35,6'sı oyun oynamanın sorumluluklarını aksatmaya neden olduğunu, yüzde 29,9'u da oyun oynamak için çok fazla zaman harcadığını, yüzde 23'ü de dijital oyun oynamadığı zaman kendisini mutsuz ve huzursuz hissettiğini ifade etmişler." diye konuştu.Adli kontrol hükümleri kapsamında ev internetinin kısıtlanıp kısıtlanamayacağını soran Bilen, "belirli bir süre internet erişiminin engellenebileceğini veya "eve güvenli internet" uygulamalarıyla beyaz listeler, kırmızı listeler yapılabileceğini" söyledi.Bilen, suça karışan bir çocuğa, mahkeme kararıyla 6 ay boyunca bulunduğu evden sadece belirlenen bin tane siteye erişim yetkisi sağlanabileceği yönünde öneride de bulundu."Sosyal medyada suçla mücadelede sorun, ispat, hız, yetki ve platform sorumluluğu ekseninde ortaya çıkıyor"İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Alperen Süer, suç örgütlerinin çocuklara yönelik dijital platformda yaptıkları propagandalarla ilk başta ilgi çekmek, o ilgi kapsamında kendilerine bağlamak, bağladıktan sonra pozisyonuna, durumuna, yerine ve kabiliyetine göre de suç örgütü faaliyetlerinde kullanmak amacı güttüğünü söyledi.Süer, sosyal medyada görülen suç örgütü tehditleri, suça aracılık ve şiddet çağrılarıyla mücadelede sorunun daha çok kanunun yokluğundan değil, ispat, hız, yetki ve platform sorumluluğu ekseninde ortaya çıktığını belirtti.Bu duruma örnek olarak Atlas Çağlayan'ın ailesine yönelik tehditleri gösteren Süer, şu ifadeleri kullandı: "Atlas kardeşimizin ailesine yabancı WhatsApp numarasından Türkiye'de olmayan '2 VoIP' hat diye tabir edilen internet hatları üzerinden mesajlar gelmektedir, mesajlar birkaç yerden gelmektedir yani tek kanaldan da değil.

Aileyi tehdit etme, aileye amiyane sözler söyleme şeklinde birbiriyle bağlantısı olmayan, rahmetliyle bağlantısı olmayan, şüpheliyle de herhangi bir bağlantısı olmayan mesajlar gelmektedir.

Sonrasında, bu mesajlar Telegram gruplarında ve Instagram'da paylaşılmaktadır.

Burada tehdit konusu özeline girersek bu tehditlerin her biri, tek başına bir tehditken bunun adli olarak yakalanması, işlem yapılması, sonrasında adli makamlarca tutuklanıp tutuklanmaması konularında problemler yaşamaktayız.

Tek başına sadece bir tehdit, örgütlü olmadıkça tutuklanma sebebi değildir.

Sanal ortamda yapıldığından dolayı bu da herhangi bir nitelikli hale girememektedir.""Bir silah, uyuşturucu teşhiri olsun, uyuşturucu madde kullanmak veya uyuşturucu maddeyi fiziki olarak fotoğraflamak olsun, sanal dünyada gösterilen suç unsuru malzemelerle alakalı, teşhirle alakalı yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz." diyen Süer, bu konudaki diğer önerilerini şöyle sıraladı: "Sosyal medya platformlarında, 16 yaş altı diye yazdık ama bu 15 yaş, 18 yaş altı olabilir, bu araştırılabilir ama belirli bir yaş altı bireylerin hesap açmasının kısıtlanması.

Kısıtlanma olarak bunu sadece engellenmesi, kapatılması manasında demek istemiyorum, hesap kullanıcılarına yönelik bir kısıtlama getirilmesi gerekiyor.

Tabiri caizse, sistem oturana kadar hesap açma işlemlerini yüz tanıma sistemi ve yaş tahmini teknolojilerinin sosyal medya kuruluşları tarafından kullanılması, sosyal medya hesaplarının oluşturulma esnasında kimlik doğrulama şartının getirilmesi, sadece gerçek ve tüzel kişilerin hesap açabilmesi, oyun platformlarının talep eden, talep edilen bilgilerin alınmasının sağlanması.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun sürecin denetleyicisi konumunda olması ve denetleyicisi konumunda özellikle çocuklar konusunda yanlış, eksik uygulamaların tespiti halinde ilgili platformlara ağır yaptırımların uygulanması.

Bu düzenleme sayesinde hem çocukların sosyal medyada korunması sağlanacak hem de uluslararası iyi uygulama örneklerine uyumlu bir yasal çerçeve oluşturacağını değerlendirmekteyiz.

Sosyal medya platformları ve mesajlaşma uygulamaları üzerinde algoritmaların suç önleyici bir sistemle, bir kontrol mekanizması dahilinde olması gerektiğini düşünüyoruz.""Bu çocukların mutlaka bir meşgalesinin olması gerektiğini düşünüyoruz"İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü Özlem Temur, çocuklarla ilgili yaptıkları çalışmalara dair bilgi verdi.Temur, çocuğun suça sürüklenme nedenlerine ilişkin, "Ekonomik yoksunluk, çocuğun suçun içine doğması, eğitim hayatındaki başarısızlıklar ve devamında okulun terk edilmesi, çocuk üzerindeki sevgi, şefkat ve denetim eksikliği, olumsuz arkadaş çevresi.

Sosyal medya üzerinde suçun çok normalleştirilmesi, özendirilmesi, bununla çok böyle etkileyici müziklerin de kullanılarak sanki çok da güzel şeyler yapılıyormuş gibi çocukların dikkatinin çekilmeye çalışılması.

Mafyatik ve şiddet içerikli dizi karakterlerinden etkilenme, suç örgütlerine duyulan sempati ve özenti." değerlendirmesinde bulundu.Suç örgütlerinin çocukları istismar ettiğini ve araç olarak kullandığını dile getiren Temur, "Bilindiği gibi çocuk ceza sistemimizde, 12 yaş altında herhangi bir ceza soruşturması yürütülmemekte, 12-15, 15-18 yaş arasındaki çocuklarımıza ise indirimli cezalar uygulanmaktadır.

Bizim şöyle bir teklifimiz var ama takdir yüce Meclisin, özellikle 15-18 yaş arasında nitelikli suçlara karışan çocuklarla ilgili yeni düzenlemeler yapılabilir mi?" diye konuştu.Temur, suça karışan çocuklarda profilin değiştiğini, eskiden çocuğun suça karıştığı zaman mahcubiyet yaşadığını ancak şu an bunun yerini laf söz dinlemeyen, önemsemeyen, işlediği suçu bir prestij olarak gören bir profilin aldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Bu çocukların yoğunlaştırılmış, yoğun bakım gibi önce bir şeye tabi tutulup ondan sonra belki iyileştirme ve rehabilitasyon çalışmalarıyla aşamalı bir şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu, şiddet içerikli tüm içeriklerin takip edilmesi olabilir.

Bu çocukların mutlaka bir meşgalesinin olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu herkes için belki böyle ama çocuklarımızın hakikaten boş zamanı çok önemli.

Bu boş zamanlarını böyle işlerle doldura doldura sonunda ya mağdur oluyorlar ya suça sürükleniyorlar maalesef."Komisyonda sunum yapan yetkililer daha sonra milletvekillerinin sorularını da yanıtladı.

İlgili Sitenin Haberleri