Haber Detayı
CHP’de dürüstlük söylemi duvara çarptı! Özgür Özel inkar etti Enver Aysever yalanladı: 'Hırsızın elini...
CHP yönetimi her fırsatta “şeffaflıktan yana olduklarını” vurgulamasına rağmen, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla tutuklu Ekrem İmamoğlu dosyasında sergilenen inkar dili büyük bir çelişkiyi ortaya çıkardı. Çekmeköy’de İmamoğlu’nu savunurken Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür’ü hedef alan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “yalan” suçlaması, olayın merkezindeki isim Enver Aysever’in avukatı aracılığıyla yaptığı net ve belgeli açıklamayla boşa düştü. “Ben hırsızın elini sıkmam” sözlerinin içeride de dışarıda da söylendiğinin teyit edilmesi, CHP’nin şeffaflık söylemiyle gerçekler arasındaki mesafeyi gözler önüne sererken; Mahmut Övür’ün “CHP’lilerin gözünün içine baka baka yalan söyledi” çıkışı, parti yönetiminin kamuoyuna karşı tutumunu bir kez ortaya çıkardı.
CHP'de sular durulmuyor...
Şeffaflık ve dürüstlükten yana olduklarını belirten yönetimin, parti içindeki yolsuzlukları ve çatlakları örtbas etme çabası bir kez daha deşifre oldu.
Dün akşam Çekmeköy'de konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nu savunurken, gerçekleri yazan Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür'ü hedef aldı ve 'yalan yazmakla' suçladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP yandaşı gazeteci Enver Aysever'i ziyaret ettiği ortaya çıkmıştı.
Özel, Enver Aysever'in yolsuzluk tutuklusu Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddiasını yalanlayarak, 'Yok efendim Silivri'de Ekrem Başkan gazeteciyi görmüş.
Doğrusunu herkesten dinledik, zaten mümkün değil metrelerce öteden.
Geçmiş olsun, sağ ol başkanım; bir karış yalan yazdı.
Ben gittim, içeri girmiş gazeteci kardeşim, geçmiş olsun dedim, ziyaret ettim; bir karış yalan yazdı, bir kelimesi doğru değil.
Şimdi bu uçak yalanından ne haysiyet cellatlıkları yaptılar.' ifadelerini kullanmıştı.
ÖZGÜR ÖZEL'E TARİHİ YALANLAMA Ancak Özel'in bu iddiaları, olayın baş aktörü Enver Aysever tarafından kesin bir dille yalanlandı.
Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür'ün CHP Genel Merkezi kulislerine dayandırdığı iddiasına göre, Silivri'ye giden Özel, Aysever'den olayı yalanlamasını istedi. 'BEN HIRSIZIN ELİNİ SIKMAM' 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçundan tutuklanan gazeteci Enver Aysever'in avukatı tarafından yapılan açıklama, CHP'deki paniği gözler önüne serdi.
Açıklamada, Aysever'in Ekrem İmamoğlu hakkında 'Ben hırsızın elini sıkmam' dediği resmen doğrulandı.
Aysever cephesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 'Müvekkilim; içeride Sayın Ekrem İmamoğlu hakkında 'Ben hırsızın elini sıkmam' ifadesini kullandığını tarafıma net biçimde beyan etmiştir.
Hırsızın partisi olmaz.
Hırsızlık bir ideoloji değil, bir suçtur.' Açıklamadaki en çarpıcı detaylardan birisi de Aysever'in Özgür Özel'e yüzüne karşı yaptığı uyarı oldu.
Aysever'in, Özel'e hitaben 'Hırsızları savunmak adına partinin tek gündemini bu konuyla meşgul ederseniz, Sayın Genel Başkan, korkarım ki yer değiştireceğiz' dediği ortaya çıktı.
Bu ifadeler, CHP tabanında ve yönetiminde yaşanan büyük çatlağı bir kez daha belgeledi.
MAHMUT ÖVÜR: 'GÖZÜNÜZÜN İÇİNE BAKA BAKA YALAN SÖYLEDİ' Enver Aysever'in itirafı sonrası Gazeteci Mahmut Övür ise Özgür Özel'in tutumuna sert tepki gösterdi.
Övür'ün açıklamasının tamamı şu şekilde: 'CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu akşam İstanbul Çekmeköy'de 'rüşvet ve yolsuzluk' iddiasıyla tutuklu İmamoğlu'nu savunurken beni de soyadımı vererek 'yalan' yazmakla suçladı.
Bir siyasetçiye 'yalancı' demek istemezdim ama kusura bakmasın Özgür Bey binlerce CHP'linin gözünün içine baka baka yalan söyledi.
Bunu da ben değil, dik duruşuyla bilinen gazeteci Enver Aysever, hem de bu gece söyledi.' Aysever'in avukatı, CHP yönetimini dürüstlüğe davet ederek, 'Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı makamı, Atatürk'ün mirasıdır.
Bu makam; gerçeği inkâr ederek, tanıkları yok sayarak, 'olmamış' diyerek korunamaz' dedi ve paylaşımında şu ifadeleri kullandı: 'Müvekkilim Sayın Enver Aysever'in vekili olarak, kendisinin bilgisi ve talimatı üzerine bu açıklamayı yapma zaruriyeti doğmuştur.
Müvekkilim; içeride Sayın Ekrem İmamoğlu hakkında 'Ben hırsızın elini sıkmam'ifadesini kullandığını, Ziyaret sırasında ise Sayın Özgür Özel'e hitaben 'Hırsızları savunmak adına partinin tek gündemini bu konuyla meşgul ederseniz, Sayın Genel Başkan, korkarım ki yer değiştireceğiz' sözlerini açıkça ve yüz yüze söylediğini tarafıma net biçimde beyan etmiştir.
Bugün kürsüden bu beyanların inkâr edilmesi, bir kişi tartışması değil; siyasette doğruluk, tanıklık ve etik sorunudur.
Müvekkilim, içeride de dışarıda da hayatı boyunca hırsızlıkla mücadele ettiğini özellikle vurgulamaktadır.
Çünkü bugün mesele artık kişiler ya da partiler değil; ülkesini soyanlarla, ülkesini sevenlerin kavgasıdır.
Müvekkilime göre; hırsızın partisi olmaz.
Hırsızlık bir ideoloji değil, bir suçtur.
Ve hırsızlık, bu ülke için açık bir beka sorunudur.
Bu nedenle bu mücadele bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı makamı, Atatürk'ün mirasıdır.
Bu makam; gerçeği inkâr ederek, tanıkları yok sayarak, 'olmamış' diyerek korunamaz.
Müvekkilim, söylediği sözlerin arkasındadır.
Bugün yapılan, bir kişiyi değil; siyasette dürüstlük ilkesini yalanlamaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'