Haber Detayı

Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
22/01/2026 04:00 (1 saat önce)

Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Türkiye dahil, Ortadoğu’da Kürt milliyetçi hareketi derin bir sürpriz, düş kırıklığı ve ihanet yaşadı.

Trump , PKK ve SDG için çok para harcadık sizlere, birlikte IŞİD’e karşı mücadele ettik ama şimdi yol arkadaşlığımız bitti, Suriye’de güçlü bir iktidar var artık dedi ve üstelik PKK’yi kötüleyip yerin dibine batırdı.

Durumu ve neler olduğunu anlatalım: ABD’NİN ÖNÜNDEKİ İKİ FOTOĞRAF İlki , tonla ağır silah ve para ile desteklediği SDG ile yola devam edecek; onların silahlı kuvvetleri olan, Suriye’nin petrol alanlarına ve yüzde 30’una sahip bir Kürt devletçik veya özerk bölgesine izin verecekti.

Şam da -İsrail ve Türkiye’nin de bir kısım topraklarını kontrol ettiği- bir Sünni Arap devletçiği olarak kalacaktı.

Böyle bir tablo üniter ve birleşik bir Suriye sunmuyordu.

Üstelik yeni savaş ve istikrarsızlıkları bağrında barındıracak kırılgan bir yapı ortada kalacaktı.

ABD’nin de Suriye üzerinde tam kontrol sağlaması söz konusu olmayacaktı.

Üstelik Türkiye’nin karşı olduğu bir fotoğraftı.

Sınırlarında bir Kürt silahlı yapısı asla istemiyordu ve Kürtlerin Şam yönetimine entegre olduğu birleşik üniter bir Suriye’den yanaydı.

Sınırlar yeni çatışmalara gebe olacaktı.

Üstelik Trump’ın bunu önlemesi de çok zor olurdu.

Türkiye’nin kararlılığı belirleyiciydi.

İKİNCİ FOTOĞRAF Yeni haklarla Şam devletine entegre edilmiş bir Kürt varlığı, kesin birleşik bir Suriye yaratıyordu.

Ülkenin tamamı tarihinde ilk kez ABD’nin kontrol altına giriyordu.

Hem Rusya’dan hem İran’dan temizlenmiş net bir Suriye.

Türkiye’nin endişeleri de çözülüyordu ve Ankara-ABD ittifakı güçleniyordu.

ABD’ye şüphesiz ikinci fotoğraf müthiş cazipti.

İSRAİL DESTEĞİNDE SON BİR DENEME Aslında bu fotoğraf büyük ölçüde geçen yıl 10 Mart’taki 10 maddelik mutabakatta netleşmişti.

Ve SDG’ye -ve PKK- 31 Aralık’a kadar süre verilmişti: Üniter bir Suriye’nin temeli orada atılmıştı.

SDG, Mazlum Abdi , ayak sürüdü ve imzalarını geri çekerek yeni bir anlaşma peşine düştü: Kendi ordusuna kendileri kumanda edecek özerk bir yapı olarak Şam’a bağlanacaktı.

Bu girişimlerinde kimlerden destek aldı ve imzayı geri çekti?

Büyük olasılıkla İsrail’den. (Şimdi bazı bazı Siyonistlerin hesaplarına bakıyorum, bugünkü duruma gözyaşı döküyor ve kendilerinin de bir gün ABD tarafından terk edilebileceklerinden yakınıyorlar.) ARAP KABİLELERİ ÇEKİLİNCE El Şara ’nın son Beyaz Saray ziyaretinde (takım elbiseli, kravatlı, saçlar taralı ve Batı liderler cemaatine entegre olmuş olarak) son nokta koyuldu.

Üniter yapı korunacaktı.

Ve SDG son şansını gerçekleştiremeyecek, sonuna kadar direndiği için de sahada hızla kırılacak ve iki ayrı bölgede sıkışıp kalınca bu kez kendini koruma refleksiyle ateşkes önerecekti.

Üç günde SDG silahlı kuvvetlerinin saha dışı edilmesinde SDG ile birlikte olan (ve ordusunun yarısını oluşturan) Arap aşiretlerinin, saf değiştirmesi de rol oynadı.

Şam, onlara ABD’nin kesin desteğini ve kararlılığını iletince onlar da saf değiştirdi.

Ve bu kez SDG yeni maddeler ve Şam’ın tüm sınırlarda tam kontrolünü ve Suriyeli olmayan PKK’lilerin ülkeden çıkarılmasını öngören 14 maddelik bir anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı.

Bu konuda çok şey var yazılacak, mesela PKK ne olacak gibi.

PAX AMERİCANA NE OLA Kİ Biz yazının başlığına dönelim: ABD bölgede Türkiye ve Suriye ile birlikte, bu üçlüye İsrail’i de katarak bir üçlü kontrol sahası yaratacak.

Gazze’nin yeniden yapılanması projesine Ankara’yı da dahil etmesi (İsrail’e rağmen) bu yolda atılmış ilk adım.

Şüphesiz, zorlukları olacak ve biraz zaman alacak.

Ama Ankara ve İsrail 2009’da Davos’ta yaşanan One Minute olayını yıllar içinde başarıyla atlatmada ustalaşmış iki ülke iki yönetimdir.

Bakalım, göreceğiz...

İlgili Sitenin Haberleri