Haber Detayı
Gözler Merkez Bankası’nda! Yılın İlk Faiz Kararı Bugün Açıklanıyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yılın ilk Para Politikası Kurulu toplantısından çıkacak faiz kararı piyasalar tarafından merakla bekleniyor. Kararla birlikte verilecek mesajlar, sıkı para politikasının devam edip etmeyeceğine dair önemli ipuçları sunacak.
Türkiye ekonomisinde yeni yılın zam oranlarının netleşmesi ve fiyat tarifelerinin yürürlüğe girmesinin ardından, yatırımcıların ve piyasa aktörlerinin dikkati Merkez Bankası’na çevrildi.
Para politikasında izlenecek yol haritası, bugün açıklanacak faiz kararıyla birlikte daha net ortaya çıkacak.YILIN İLK FAİZ KARARI AÇIKLANIYORTCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Para Politikası Kurulu, 2026 yılının ilk faiz kararını kamuoyuyla paylaşacak.
Son toplantıda politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale oranı yüzde 39,5’ten yüzde 38’e çekilmişti.ENFLASYON VE İÇ TALEP YAKINDAN İZLENİYOREkonomistler, ocak ayında yapılan maaş artışlarının iç talep üzerindeki etkileri ve enflasyon beklentilerinin Merkez Bankası tarafından dikkatle takip edildiğine işaret ediyor.
Ücret artışlarının fiyatlar genel seviyesine yansımasının, para politikası kararlarında belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.SIKI PARA POLİTİKASI SÜRECEK Mİ?Piyasaların ana gündem maddesi, TCMB’nin 2026 için belirlediği dezenflasyon hedefleri doğrultusunda sıkı para politikası duruşunu koruyup korumayacağı.
Karar metninde yer alacak ifadeler, bankanın önümüzdeki döneme ilişkin yaklaşımını netleştirecek.KARAR METNİNDEKİ MESAJLAR KRİTİKYatırımcılar, faiz oranının yanı sıra likidite adımları, iç talepte dengelenme süreci ve hizmet enflasyonundaki seyirle ilgili yapılacak değerlendirmelere odaklanmış durumda.
Bu başlıklara verilecek vurgu, yılın geri kalanına ilişkin beklentiler açısından yol gösterici olacak.KÜRESEL GELİŞMELER DE RADARDAÖte yandan ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) atacağı adımlar da TCMB’nin kararlarıyla birlikte yakından izleniyor.
Küresel para politikalarındaki yön, Türkiye’ye yönelik sermaye akımları ve döviz piyasaları açısından belirleyici olmaya devam ediyor.