Haber Detayı

KCK’den bayrak açıklaması: 'Provokasyonla Kürt düşmanlığı körükleniyor'
Politika artigercek.com
22/01/2026 11:49 (2 saat önce)

KCK’den bayrak açıklaması: 'Provokasyonla Kürt düşmanlığı körükleniyor'

KCK, Nusaybin-Kamişlo sınırında Türk bayrağının indirilmesini 'provokasyon' olarak nitelendirirken, Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırıların da süreci sabote etmeye dönük olduğunu belirtti. Açıklamada, bayrak üzerinden DEM Parti ve Kürtlerin hedef alınmasının bilinçli bir komplo olduğuna dikkat çekildi

Artı Gerçek - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (DEM Parti) Şam'a bağlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılarını protesto etmek için Nusaybin'de düzenlediği grup toplantısının ardından kitle Nusaybin-Kamişlo sınırına yürüdü.

Sınırda Türk bayrağının indirildiği görüntülerin basına yansımasının ardından DEM Parti olayı kınayan bir açıklama yaptı ancak iktidar kanadı DEM Parti'yi sorumlu tuttu.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da bayrağın indirilmesi ve Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik devam eden saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre; KCK, bayrak indirme olayını bir 'provakasyon' olarak nitelendirdi, saldırıları da sürece 'sabotaj' olarak değerlendirdi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklaması şöyle: “Türkiye-Suriye sınırındaki Türkiye cumhuriyeti bayrağının indirilmesi bir provokasyondur.

Rojava’da, Türkiye destekli HTŞ çetelerinin işgal ve Kürtsüzleştirme saldırılarının olduğu bir günde bu provokasyonun yapılması dikkat çekicidir.

Suriye sınırları içinde Kürtlere yönelik saldırı aynı zamanda Rêber Apo’nun sabırla yürüttüğü barış ve demokratik toplum sürecini sabote etmeye yöneliktir.

Bu bayrak provokasyonu bu sabotajın devamı olarak gerçekleştirilmiş görünüyor.

Bu bayrağın direkten indirilmesinden sonra hükümet yetkililerinin açıklamaları, basının bu olayı veriş tarzı Kürt düşmanı şovenizmin şahlandırılması olmuştur.

Bu provokasyona dayanarak Kürt düşmanlığı tırmandırılmıştır.

Kürt düşmanlığının bu düzeyde şahlandırıldığı bir ortamda barış ve demokratik toplum sürecinin ilerletilmesi nasıl mümkün olacaktır?

Toplumsal destekle yürütülmesi gereken sürecin toplumsal desteğine de sabotaj yapılmıştır.

Bu bayrak provokasyonundan sonra DEM Parti’nin hedef gösterilmesi de bu provokasyonun bir komplonun parçası olarak yapıldığı yada yaptırıldığını göstermektedir.

Türkiye’de bir provokasyon yapılacaksa bunun en etkili aracı her zaman bayrak olmuştur.

Türkiye tarihinde Kürt halkına, başka kimliklere yada devrimci güçlere yönelik saldırılarda önce bayrak provokasyonları görülmüştür.

Kürt Özgürlük Hareketi olarak her zaman bayraklara yada başka değerlere yönelik saldırıyı kınadık.

Rêber Apo da Türkiye cumhuriyeti bayrağına yönelik bu tür şeylere karşı olduğunu, Türkiye halkının değerlerine saygılı olduğunu her zaman vurgulamıştır.

Türk devleti de Türkiye’deki siyasi kesimler de bizlerin tutumunu bilmektedir.

Bu açıdan bu bayrak provokasyonundan sonra Hareketimizin, DEM Parti’nin ve Kürtlerin hedeflenmesinin bir maksat için yapıldığı anlaşılmaktadır.

Türkiye cumhuriyeti bayrağının Kürt halkına, gençlerine ve DEM Parti’ye saldırıda bir araç olarak kullanılması Türkiye cumhuriyeti bayrağına da yapılan bir hakarettir.

Türkiye’de bir değer olan bayrak böyle kötü amaçlar için kullanılmamalıdır.

Şu açıktır ki, bu bayrak provokasyonundan sonra Kürt halkı ve siyasi güçleri hedef gösterilmiştir.

Türkiye’de benzer bir olay olduğunda bir meczubun işidir, denir.

Bu açıdan yapılan açıklamalar ve yapılan yayınlar kesinlikle bir maksadı ortaya koymaktadır.

Barış ve demokratik toplum sürecinde, Kürt sorununun tartışıldığı bir ortamda bu yaklaşım iktidarın Türk-Kürt kardeşliği söyleminin bir anlamı olmadığını ortaya koymaktadır.

Onlarca insan tutuklanmış, onlarcası da tutuklanacakmış!

Bunun bir toplumu hedeflediği açıktır.

AKP-MHP iktidarı ve Türk devlet yetkililerinin bu bayrak provokasyonunu dillendirip şöyle hesap soracağız, böyle yapacağız demeleri ve bayrak konusunu bu düzeyde köpürtmeleri bir amaç taşıdıklarını göstermektedir.

Böylece Türk devletinin Suriye politikasına toplumsal haklılık kazandırmak istedikleri görülüyor.

Doğrudan bir sonucu da barış ve demokratik toplum sürecinin toplumsal desteğini sabote etmek olmaktadır.

Halkımız bu tür provokasyonlara karşı her zaman duyarlı olduğu gibi bu olayda da tüm şovenist saldırılara rağmen sağduyulu yaklaşmıştır.

Türkiye kamuoyu da bu tür olaylar karşısında sağduyulu yaklaşarak provokasyon yapmak isteyenlerin amaçlarını boşa çıkarmalıdır.” (DIŞ HABERLER)

İlgili Sitenin Haberleri