Haber Detayı

USB-C hakkında doğru bildiğiniz 4 büyük yanlış
Chip galeri chip.com.tr
22/01/2026 12:10 (3 saat önce)

USB-C hakkında doğru bildiğiniz 4 büyük yanlış

Yeni nesil telefon ve bilgisayarların vazgeçilmezi olan USB-C portları, dışarıdan bakıldığında birbirinin kopyası gibi dursa da kaputun altında bambaşka dünyalar barındırıyor. İşte USB-C dünyasında doğru bilinen 4 büyük hata…

Avrupa Birliği’nin kararıyla artık neredeyse tüm elektronik cihazlarda gördüğümüz USB-C girişleri, hayatımızı kolaylaştıran tek bir standart olma yolunda ilerliyor.

Ancak dışarıdan bakıldığında hepsinin birbirinin aynısı gibi görünmesi, aslında büyük bir karmaşayı da beraberinde getiriyor.

Pek çok kullanıcı, elindeki kabloyu taktığında her şeyin kusursuz çalışacağını düşünse de işin aslı hiç de öyle değil. "Kablom mu bozuk?" ya da "Cihazım mı arızalı?" diye endişelenmeden önce, USB-C dünyasındaki bu yaygın şehir efsanelerine bir göz atmak gerekiyor.En yaygın yanılgı, girişin şekli aynı olduğu için işlevinin de aynı olduğunu sanmak.

USB-C aslında sadece fiziksel bir bağlantı şeklini temsil ediyor; yani o yuvarlak köşeli dikdörtgen delik sadece bir "kapı".

Bu kapının arkasındaki teknoloji ise cihazdan cihaza değişiyor.

Örneğin, bazı girişler sadece eski USB 2.0 hızında veri aktarırken, bazıları saniyeler içinde devasa dosyaları taşıyabiliyor.

Bir girişin 480 Mbps hızda kalması ya da 40 Gbps hıza çıkması tamamen üreticinin oraya koyduğu donanımla ilgili.

Yani şekline bakıp "bu kesin hızlıdır" demek maalesef yanıltıcı oluyor.Cihazınızın bir USB-C portuna sahip olması, onun mutlaka hızlı şarj desteklediği anlamına gelmiyor.

Hızlı şarj teknolojisi aslında çok daha eski bir geçmişe sahip ve her port bu yüksek enerji akışını yönetemiyor.

Bazı girişler sadece temel seviyede enerji sağlarken, bazıları 240 Watt gibi dizüstü bilgisayarları bile hızla dolduracak güçlere ulaşıyor.

Eğer cihazınızda özel bir şarj protokolü desteği yoksa, elinizdeki en kaliteli kablo bile sıradan bir hızdan ötesini sunamıyor.Birçok kişi bu iki terimi birbiri yerine kullansa da aslında durum biraz farklı.

Thunderbolt, Intel ve Apple tarafından geliştirilen çok daha yetenekli ve standartları katı bir teknoloji; ancak o da bağlantı yolu olarak USB-C şeklini kullanıyor.

Thunderbolt girişlerini diğerlerinden ayıran en net fark, yanında bulunan küçük "şimşek" sembolü.

Eğer cihazınızda bu sembol varsa, çok daha yüksek veri hızı, harici ekran kartı bağlama ve yüksek çözünürlüklü monitör desteği gibi ayrıcalıklara sahipsiniz demek.

Her Thunderbolt girişi bir USB-C'dir ama her USB-C girişi bir Thunderbolt değildir."Bilgisayarımı monitöre bağladım ama görüntü gelmiyor" şikayetinin arkasında genellikle bu mit yatıyor.

Bir USB-C girişinden video sinyali alabilmeniz için o portun "Alt Mode" (Alternatif Mod) denilen bir özelliği desteklemesi şart.

Özellikle DisplayPort desteği olmayan bir girişten, ne kadar kaliteli bir kablo kullanırsanız kullanın görüntü almanız imkansız hale geliyor.

Bu yüzden bir laptop ya da monitör alırken, USB-C girişinin video aktarımına uygun olup olmadığını teknik özelliklerden kontrol etmek, sonradan yaşanacak hayal kırıklıklarını önlüyor.

İlgili Sitenin Haberleri