Haber Detayı

Trump'ın ısrarı o gerçeği gözler önüne serdi: ABD, Arktik yarışında geride kaldı | Grönland'ı alsa çare olacak mı?
Dünya hurriyet.com.tr
22/01/2026 14:14 (4 saat önce)

Trump'ın ısrarı o gerçeği gözler önüne serdi: ABD, Arktik yarışında geride kaldı | Grönland'ı alsa çare olacak mı?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı alma ısrarı, Arktik'te uzun yıllardır yaşanmakta olan hakimiyet yarışını da hiç olmadığı kadar görünür kıldı. ABD ve NATO ülkelerinin Rusya ve Çin'le girdiği bu yarışta ibre uzun zamandır Moskova'yı gösteriyor. Peki Grönland'ın ABD'ye katıldığı bir senaryo, tabloyu tersine çevirmek için yeterli mi?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ülkesine katmaktaki ısrarı, Arktik'le ilgili tartışmaları hiç olmadığı kadar alevlendirdi.Trump'ın, ABD'nin en yakın ve en güvenilir müttefiklerinden birine ait bir bölgeyi ele geçirme arzusu, uluslararası kamuoyunu şaşkına çeviriyor.

Ancak ilgililerin gayet iyi bildiği üzere, Arktik'te söz sahibi olma yarışı uzun zamandır devam ediyor.

Ve şu ana kadarki tabloya bakıldığında, Rusya yarışı epey önde götürüyor.ABD'nin önde gelen yayın kuruluşlarından CNN International'a göre, Moskova'nın Arktik bölgesinde baskın bir üstünlüğe sahip olduğu şüphe götürmez bir gerçek.

Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyindeki kara alanlarının yaklaşık yarısını ve münhasır ekonomik bölgenin yarısını Rusya kontrol ediyor.

Arktik bölgesinin sakinlerinin üçte ikisi de Rusya topraklarında yaşıyor.Arktik devletlerini temsil eden Arktik Konseyi forumuna göre, bölge küresel ekonominin çok küçük bir bölümünü (yaklaşık yüzde 0,4) oluşturuyor.

Bölgenin gayri safi yurt içi hasılasının üçte ikisi Rusya'nın kontrolünde.

Gözden Kaçmasın Trump'ın Grönland anlaşması ortaya çıktı!

Kişi başı 1 milyon dolar: 'Sonsuza dek sürecek' Haberi görüntüle 66 ÜSSÜN 30'U RUSYA'YA AİTRusya, askeri açıdan da bölgedeki en önemli oyuncu.

Moskova on yıllardır Arktik'teki askeri varlığına yatırım yapıyor; bir yandan bölgedeki mevcut tesisleri iyileştirirken bir yandan da yeni tesisler inşa ediyor.Arktik bölgesinde güvenlik ve nükleer silahsızlanma araştırmaları yapan Kanada merkezli kâr amacı gütmeyen kuruluş Simons Vakfı'na göre, Arktik ve çevresinde 66 askeri üs ile yüzlerce savunma tesisi ve karakol bulunuyor.

Kamuya açık verilere ve Simons Vakfı'nın araştırmasına göre, üslerin 30 tanesi Rusya'da, 36 tanesi ise Arktik'te toprağı bulunan NATO ülkelerinde yer alıyor: Norveç'te biri İngiliz üssü olmak üzere 15, ABD'de 8, Kanada'da 9, Grönland'da 3, İzlanda'da da 1 üs var.Bu üslerin kapasiteleri aynı değil. (Uzmanlar Rusya'nın halihazırda NATO'nun askeri kapasitesinin geride kaldığı görüşünde.) Ama yine de Rusya'nın askeri varlığının kapsamı ve Moskova'nın son yıllarda bu varlığı genişletme hızı Batı'da ciddi endişelere yol açıyor.İngiltere merkezli bir savunma odaklı düşünce kuruluşu olan Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI), Rusya'nın Arktik'teki askeri gücünün bel kemiğini oluşturan nükleer denizaltı filosunu modernize etmek için son yıllarda önemli miktarda para ve çaba harcadığını ortaya koydu.

Rusya bir yandan Ukrayna'da savaşı sürdürürken, bir yandan da insansız hava aracı ve füze kapasitelerini geliştirdi.

Gözden Kaçmasın Altın Kubbe bahane... 1951 tarihli anlaşma tüm yetkiyi veriyor | Asıl sebep 400 yıllık bir yanlışlık mı?

Haberi görüntüle 2000'LERDE OLUMLU BİR HAVA HAKİMDİBölge hep bugün olduğu gibi kaynar kazan vaziyetinde değildi.

Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonraki yıllarda Arktik, Rusya ve Batı ülkeleri arasında iş birliğine müsait alanlardan biri olarak öne çıkıyordu.Örneğin, 1996 yılında kurulan Arktik Konseyi, Rusya ile diğer yedi Kuzey Kutbu ülkesi arasında bir yakınlaşma zemini oluşturmanın yanı sıra biyolojik çeşitlilik, iklim ve yerli halkların haklarının korunması gibi konularda daha sıkı bir iş birliği sağlanması için çalışıyordu.Hatta güvenlik konusunda da iş birliği adımları atıldı.

Rusya, Arktik Genelkurmay Başkanları Forumu'nun iki üst düzey toplantısına kez katıldı.

Ancak Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı ilhak etmesiyle ipler tekrar gerildi.

O zamandan bu yana iş birliği faaliyetlerinin çoğu askıya alındı.

Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya topyekun işgali başlatmasının ardından da Batı ile Moskova arasındaki ilişkiler Soğuk Savaş döneminden bu yana en gergin olduğu seviyeye ulaştı.

ARKTİK İKİYE BÖLÜNDÜFinlandiya ve İsveç'in 2023 ve 2024'te NATO'ya katılımı, Arktik bölgesini fiilen iki eşit parçaya böldü.

Bu parçaların biri Rusya, diğeri NATO tarafından kontrol ediliyor.Trump, yaptığı açıklamalarda ABD'nin ulusal güvenlik nedenleriyle Grönland'a ihtiyacı olduğunu dile getiriyor ve bu ihtiyaca gerekçe olarak Rusya ve Çin'in Arktik'teki emellerini gösteriyor.

ABD Başkanı ayrıca, dünyanın en büyük adası üzerinde egemenlik hakkına sahip olan Danimarka'nın, bu iki ülkenin oluşturduğu tehditlere karşı adayı savunacak kadar güçlü olmadığını da öne sürüyor.

Gerçekten de Çin, bir Arktik ülkesi olmasa da bölgeye olan ilgisini gizlemiyor.

Pekin yönetimi, 2018 yılında kendisini Arktik'e yakın bir devlet ilan etti ve bölgede deniz taşımacılığı için kutup ipek yolu projesini duyurdu.Çin ve Rusya arasında ikili iş birliği kapsamında 2024 yılında ortak Arktik devriyesi hayata geçirildi.KRİZİ FIRSAT OLARAK GÖRENLERAncak bölgeye olan ilginin artmasının tek nedeni güvenlik değil.

İklim krizinin etkisiyle Arktik, küresel ortalamadan yaklaşık dört kat daha hızlı ısınıyor ve dünyanın diğer bölgelerinden daha hızlı bir dönüşüm geçiriyor.Deniz buzları hızla eriyor.

Bilim insanları bunun doğal yaşam ve ona bağımlı olan insanların geçim kaynakları için inanılmaz derecede zararlı sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.

Ancak krizi fırsat olarak görenler de var.

Zira deniz buzlarının erimesi madencilik ve deniz taşımacılığı açısından çok kazançlı kapılar açıyor.Yirmi yıl önce neredeyse hiç kullanılamayan iki nakliye rotası, buzların dramatik bir şekilde erimesi nedeniyle açılmaya başladı.

Ancak araştırmacılar ve çevre gözlemcileri, bu el değmemiş, uzak ve tehlikeli ortama gemi filoları göndermenin ekolojik ve insani bir felakete yol açabileceği konusunda uyarıyor.Rusya'nın kuzey kıyısı boyunca uzanan Kuzey Denizi Rotası ve Kuzey Amerika'nın kuzey kıyılarını çevreleyen Kuzeybatı Geçidi, 2000'li yılların sonlarından bu yana yazın en sıcak döneminde neredeyse tamamen buzsuz hale geldi.

YOLCULUK SÜRESİNİ YARIYA İNDİRİYORKuzey Denizi Rotası, Asya ile Avrupa arasındaki seyir süresini yaklaşık iki haftaya yani geleneksel Süveyş Kanalı rotasından geçen sürenin neredeyse yarısına indiriyor.Rotanın bazı kısımları Sovyet döneminde Rusya tarafından uzak bölgelere malzeme ulaştırmak için kullanılmış olsa da yol açacağı zorluklar nedeniyle uluslararası nakliye şirketleri genel olarak burayı kullanmaktan kaçınıyordu.

Bu durum, 2010'ların başında geçidin daha erişilebilir hale gelmesiyle değişti.

O zamandan bu yana buradan geçen gemilerin sayısı her yıl birkaç taneden aşağı yukarı 100'e yükseldi.Özellikle Rusya, 2022'den bu yana bu rotayı daha sık kullanıyor.

Ukrayna işgali nedeniyle uygulanan yaptırımlar sonucu eski Avrupalı müşterilerinden kopan Rusya, en önemli ticaret ortağı Çin'e petrol ve gaz taşımak için bu rotadan faydalanıyor.Aynı şekilde, Kuzeybatı Geçidi de iklim krizinin etkisiyle daha kullanışlı hale geldi.

Bu geçidi kullanan gemilerin sayısı 2000'lerin başında yılda birkaç gemiyken, 2023'te 41 oldu.Gemileri doğrudan Arktik'in üzerinden geçirecek üçüncü bir merkezi rota da gelecekte mümkün hale gelebilir.

Ancak bunun için gerekli olan buz erimesi seviyesinin, gezegenin ısınmasını hızlandırarak, aşırı hava olaylarını artırarak ve bölgedeki değerli ekosistemleri yok ederek felaket sonuçlar doğurmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

ZENGİN MİNERAL YATAKLARI VAR AMA…İşin madencilik boyutuna baktığımızda, iklim krizi etkisiyle eriyen buzların daha önce kullanılması imkansız olan toprakları ortaya çıkarması ihtimali söz konusu.

Danimarka ve Grönland Jeoloji Araştırmaları Kurumu'na göre, özellikle Grönland kömür, bakır, altın, nadir toprak elementleri ve çinko açısından önemli bir bölge olabilir.Ancak Grönland'ın mineral yataklarının çoğu Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde, bir mil 1.600 metre kalınlığındaki kutup buzunun altında yer alıyor.

Uzmanlar, yılın büyük bir bölümünde karanlığın hakim olduğu bu bölgelerdeki madenler işletmenin son derece zor ve pahalı olacağını söylüyor.Arktik Enstitüsü'nün kurucusu kıdemli üyesi Malte Humpert, CNN International'a yaptığı açıklamada ABD'nin bu mineralleri kolayca çıkarıp kullanabileceği fikrinin tamamen çılgınca olduğunu söyledi.Trump son zamanlarda yaptığı açıklamalarda Grönland'ın güvenlik açısından önemine vurgu yaparken, Başkan'ın eski ulusal güvenlik danışmanı Mike Waltz 2024 yılında Fox News'e, yönetimin Grönland'a odaklanmasının sebebinin kritik mineraller ve doğal kaynaklar olduğunu söylemişti.

İlgili Sitenin Haberleri