Haber Detayı
Vakıflar Müdürlüğü’nün el koyduğu bina Atatürk'ün belediyeye mirası çıktı!
Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün el koyduğu İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait eski un fabrikası ve DGM binasının Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün satın alarak belediye verdiği ortaya çıktı. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay, belgeyi paylaşarak, “Taşınmazlar bir ‘tahsis’, bir ‘emanet’ ya da bir ‘geçici kullanım’ değil; İzmir halkının tapulu malıdır” dedi.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü, İzmir’in simge yapılarından olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başkanlık makamı olarak kullandığı Egemenlik Evi ile “Meslek Fabrikası’na dönüştürülen eski Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) binası ve Tepecik’te bulunan eski gasilhaneye el koymasına tepkiler sürerken CHP İzmir İl Başkanı Çağatay, Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla başlayan satın alma süreci kanıtlayan belgeyi kamuoyu ile paylaştı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, bir vakıf senedi ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde binaları üzerine alırken İzmir Büyükşehir Belediyesi taşınmazların el değiştirmesini mahkemeye taşıdı.
GÜÇ: İZMİR’İN MALINI KİMSEYE VERMEYECEĞİZ CHP İzmir İl Başkanı Güç, Vakıflar Genel Müdürlüğünce İzmir Büyükşehir Belediyesinin hizmet verdiği üç taşınmazdan birisi olan Meslek Fabrikası’nın bizzat Atatürk’ün imzasıyla başlayan satın alma süreci kanıtlayan belgeyi kamuoyu ile paylaşarak, “Bu belge, söz konusu taşınmazlardan birinin bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla başlayan satın alma süreci kanıtıdır.
Bu yer 28/11/1940 tarihinde İzmir Belediyesi adına tescillenmiştir.
Son iki gündür İzmir Büyükşehir Belediyemize ait üç taşınmaz üzerinden yürütülen tartışmalar, hukuki bir işlem olmanın çok ötesine geçmiş; İzmir’in iradesine ve kamu yararına açık bir müdahaleye dönüşmüştür.
Bugün kamuoyuyla paylaştığımız belge çok nettir.
Bu belge, söz konusu taşınmazlardan birinin bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla başlayan satın alma süreci kanıtıdır.
Bu yer 28/11/1940 tarihinde İzmir Belediyesi adına tescillenmiştir.
Yani bu taşınmazlar bir ‘tahsis’, bir ‘emanet’ ya da bir ‘geçici kullanım’ değil; İzmir halkının tapulu malıdır.
Dolayısıyla bugün yapılan işlem; hukuka karşı, tarihe karşı ve İzmir halkının ortak hafızasına karşı yapılmış bir tasarruftur.
Bu taşınmazlardan biri, bugün Meslek Fabrikası olarak kullanılmaktadır.
Burası, yalnızca bir bina değil; İzmir’de sosyal belediyeciliğin, eşit fırsatın ve üretimin merkezlerinden biridir” diye konuştu. “CEZALANDIRILAN İZMİR HALKIDIR” Meslek Fabrikası’nda el sanatlarından İngilizce eğitimine, seramikten pastacılığa, barışta eğitiminden ön muhasebeye, bilgisayar ofis programlarından adli kalem işlerine, tekstil eğitimlerinden dijital becerilere, yapay zekâ eğitimlerinden mesleki uzmanlık programlarına kadar toplam 215 farklı kurs verildiğini belirten Güç, “Bu kursların çok büyük bir bölümü kadınlara ve gençlere yöneliktir.
Kadınların üretime katıldığı, gençlerin meslek edindiği, ailelerin geleceğe umutla baktığı bir kamusal alandan söz ediyoruz.
Bugün bu alanlara el uzatmak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ya da CHP’nin cezalandırmak değildir.
Bugün cezalandırılan İzmir halkıdır.
Kadınlardır.
Gençlerdir.
Bu kentte emeğiyle ayakta durmaya çalışan yurttaşlardır.
Biz buradan açıkça söylüyoruz: İzmir’in malını kimseye vermeyeceğiz.
Bu kentte kamu yararına kullanılan tek bir taşınmazın dahi, siyasi hesaplarla el değiştirmesine izin vermeyeceğiz.
Bu sürecin hukuki boyutu da açıktır.
Elimizdeki tarihsel belgeler ve hukuki dayanaklarla, bu taşınmazları mahkeme yoluyla geri alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Ama mesele yalnızca hukuk meselesi değildir.
Bu mesele, İzmir’in iradesine sahip çıkma meselesidir.
Bu mesele, halkın malını halk için kullanmaya devam etme meselesidir.
Bir kez daha altını çiziyoruz: İzmir’in malı İzmir’indir.
Ve İzmir’in malını kimseye vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.