Haber Detayı

Eşinden 'Tayfun Kahraman' çağrısı: Siyasi partilere seslendi
Türkiye cumhuriyet.com.tr
22/01/2026 16:53 (3 saat önce)

Eşinden 'Tayfun Kahraman' çağrısı: Siyasi partilere seslendi

Gezi eylemleri gerekçe gösterilerek verilen ceza nedeniyle tutuklu bulunan şehir plancısı Tayfun Kahraman'ın eşi Meriç Demir Kahraman, eşinin son durumuyla ilgili cezaevindeki görüşün ardından açıklama yaptı. Tüm siyasi parti genel başkanları ile milletvekillerine seslenen Kahraman Adaletten başka bir şey istemiyoruz dedi.

Gezi eylemleri gerekçe gösterilerek verilen ceza nedeniyle tutuklu bulunan şehir plancısı Tayfun Kahraman'ın eşi Meriç Demir Kahraman 19 Ocak'ta yaptığı paylaşımda MS hastası olan eşim Tayfun Kahraman, dün gündüz sayımına çıkarken dengesini sağlayamayıp, ayağını yere basamadığı için düşüyor ve başını yere çarpıyor.

Hem başından, hem de elinden yaralanıyor.

Alnında bir yarık, bir sürtmeye bağlı yara var, kafası şiş, eli şişmiş halde hastaneye götürülüyor.

Bandaj ve pansuman yapılıp yeniden cezaevine gönderiliyor.

Bugün ise devam eden şişme ve morarma nedeniyle eline atel takılıyor. demişti.

Bugün ise eşinin son durumuyla ilgili cezaevindeki görüşün ardından açıklama yaptı, Tayfun’un alnındaki kabuk tutmuş yarık yaralarına, kemikleri çatlamış eline dokunamadık bile… dedi.

Kahraman, tüm hukukçulara, siyasi parti genel başkanları ile milletvekillerine seslendi, Adaletten başka bir şey istemiyoruz dedi.

ADLİ TIP KURUMU’NA HERHANGİ BİR BAŞVURUMUZ YOK Meriç Demir Kahraman'ın paylaşımı şöyle: Bugün 196. kez Vera ile birlikte Tayfun’u cam ardından 1 saat görmek için Silivri’deydik.

Tayfun’un alnındaki kabuk tutmuş yarık yaralarına, kemikleri çatlamış eline dokunamadık bile… Tüm kamuoyu ile paylaşmak isterim; Adli Tıp Kurumu yetkisi gereği kişilerin adil yargılanıp yargılanmadığı ile ilgilenmez; hukuken gerçek suçlular haklarında verilmiş cezaları sağlık koşullarından bağımsız olarak hayatlarının son günlerine kadar çekmek zorundadır.

Adli Tıp Kurumu ancak ve ancak hayatlarını tek başına sürdüremeyecek ve son günlerini yaşayan kişiler hakkında onlara refakat edecek yakınları cezaevine alınamayacağı için tahliye ile infaz erteleme kararı vermektedir.

Bu koşulda dahi kişiler iyileşmeleri halinde cezaevine geri dönerek infazları devam etmektedir.

Bu nedenle, Adli Tıp Kurumu’na herhangi bir başvurumuz yok ve olmayacak.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİR HUKUK DEVLETİ İSE...

Evet, Tayfun 22 senedir Multiple Skleroz hastası ve şu anda hastalığı akut atak döneminde; ancak Tayfun Allah’a çok şükür ki ölüm döşeğinde değil ve ömrünün son günlerine kadar cezaevinde kalması gereken azılı bir suçlu değil.

Anayasa Mahkemesi kararı ile hukuken de tescillendiği üzere Tayfun adil yargılanmamış, suçlu olduğuna dair hakkında en ufak bir delil olmayan masum bir insan ancak dahası bu insan MS hastası.

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti ise ve Anayasamız yürürlülükte ise olması gereken; ikinci AYM başvurumuzun ivedilikle karara bağlanması, derece mahkemesinin Anayasa’ya uyması, Tayfun’un yeniden ve bu kez adil yargılanmak üzere tahliye edilerek tedavisinin de hastane ve ev koşullarında sağlanmasıdır.

Neredeyse 4 senedir eline bir çakıl taşı alıp kimseye fırlatmamış masum bir insan ailesinden, ilk ve tek çocuğundan mahrum, sağlığı ile de sınanır haldedir.

Başta tüm hukukçular, tüm siyasi parti genel başkanları ve TBMM çatısı altında görev yapan tüm milletvekillerine sesleniyorum; Adalet istiyoruz.

Adaletten başka bir şey istemiyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri