Haber Detayı
Aydınlanmanın simge ismi Uğur Mumcu Bornova’da anıldı
Gazetemizin unutulmaz yazarı, araştırmacı gazetecisi Uğur Mumcu, ölümünün 33'üncü yılında Bornova Belediyesi ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı.
Uğur Mumcu kültür ve sanat merkezinde düzenlenen anmaya Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ADD Bornova Şube Başkanı Mübeccel Timaç ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Anma programında Cumhuriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Mehmet Şakir Örs konuşmacı olarak yer aldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program kapsamında Cumhuriyet Evi Öğrencileri tarafından müzik dinletisi de düzenlendi.
Mumcu’nun bağımsızlık, demokrasi ve aydınlanma mücadelesinin simgesi olduğunu vurgulayan Örs, “Uğur Mumcu yaşamı boyunca emperyalizme, faşizme, her türlü karanlığa ve gericiliğe karşı korkusuzca mücadele verdi.
Tam anlamıyla bir Aydınlanmacı ve Kuvvayi Milliyeciydi” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcimiz Mehmet Şakir Örs, Mumcu’yu ve aralarında gazetemiz yazarları Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok’un da bulunduğu katledilen tüm aydınları saygıyla andıklarını belirterek, “Basınımızın ve Cumhuriyet Gazetesi’nin simge ismi Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te karlı bir Ankara gününde katledilmişti.
O’nun mücadele azmi ve cesareti bugün de yolumuzu aydınlatıyor” dedi.
Örs, Mumcu’nun bağımsızlık, demokrasi, çağdaşlık ve aydınlanma mücadelesinin simgesi olduğunu ifade ederek, “Uğur Mumcu yaşamı boyunca emperyalizme, faşizme, her türlü karanlığa ve gericiliğe karşı korkusuzca mücadele verdi.
Tam anlamıyla bir Aydınlanmacı ve Kuvvayi Milliyeciydi.
Her şeyden önce yurtsever bir aydındı.
O’nun izinden yürüyen bizler için örnek bir gazeteci ve aydın olmuştur” diye konuştu.
Örs, Mumcu’nun mücadelesini üç ana alanda değerlendirdiğini belirterek, “Birincisi ideolojisi, tavrı ve duruşu, ikincisi hukukçu kimliğiyle adaletsizliklere, yoksulluk ve yolsuzluklara karşı verdiği mücadeledir.
Üçüncüsü ise araştırmacı gazeteciliğidir.
Bu alanlardaki araştırmaları, kitapları, makaleleri ve yazıları günümüzde de yolumuzu aydınlatıyor” dedi.
Mumcu’nun darbelerden büyük bedeller ödeyerek geçtiğine dikkat çeken Örs, “12 Mart ve 12 Eylül darbe dönemlerinin tüm zorluklarını yaşadı.
Buna karşın kimliğinden, kişiliğinden ve inandığı değerlerden ödün vermedi.
Her dönemde emperyalizme, faşizme ve gericiliğe karşı mücadele verdi.
Bütün bu nitelikleri ile tam anlamıyla bir ‘Kalpaksız Kuvvayi Milliyeci’, Atatürkçü ve Cumhuriyet değerlerinin yılmaz savunucusudur” ifadelerini kullandı.
Örs, Mumcu’nun hukukçu kimliği ile gazeteciliğini birleştirerek hak, hukuk ve adalet savunuculuğu yaptığını vurguladı. “O, tüm yaşamı boyunca haksızlıklarla, yanlışlıklarla, yoksulluk ve yolsuzluklarla mücadele etti.
Her zaman emekten, emekçiden, ezilenden ve mağdurdan yana oldu.
Toplumculuğu tartışılmazdır” dedi.
Mumcu’nun araştırmacı gazeteci yönünden de bahseden Örs, bükülmez kalemi, Cumhuriyet’teki köşesi, kitapları ve makalelerinin bu mücadelenin en önemli araçları olduğunu belirterek, “Mumcu aynı zamanda toplumun vicdanıydı.
Bu nedenle vicdanlarda ve gönüllerde yer buldu” dedi.
Örs, Mumcu’nun Cumhuriyet Gazetesi ile bütünleştiğini aktararak, “O’nu, mücadelesini ve anısını gazetemizden ayrı düşünmek mümkün değildir.
Bir bakıma Uğur Mumcu Cumhuriyet Gazetesi’dir, Cumhuriyet Gazetesi de Uğur Mumcu’dur.
Onun idealleri için gazetemizi yaşatmalıyız” ifadelerini kullandı.
Mehmet Şakir Örs, Mumcu’nun yıllar önce yazdıkları ve öngörülerinin günümüzde de gerçek olduğunu belirterek, “Başta eğitim olmak üzere hayatın birçok alanında gericiliğin tırmandığını görüyoruz.
Tarikat yurtlarıyla, toplu tövbe gösterileriyle İzmir kuşatılıyor.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ismi ve seslenişleri öğrenci karnelerinden çıkarılıyor.
Bütün bunlara karşı sesimizi yükseltmeliyiz.
Uğur Mumcu’nun yaktığı aydınlanma mumları, günümüzde de önümüzü aydınlatıyor.
Uğur Mumcu yaşıyor olsaydı neler yazardı, bu gelişmeleri nasıl yorumlardı’ diye düşünüyoruz.
Emperyalizme, otoriterliğe ve gericiliğe karşı ortak mücadeleyi örgütlemeli ve büyütmeliyiz.
Bir kez daha anısı ve mücadelesi önünde saygıyla eğiliyoruz” diye konuştu.
ÖMER EŞKİ: UĞUR MUMCU’NUN MİRASI AYDINLANMA MÜCADELESİDİR Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Uğur Mumcu’nun anısına düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan karanlık süreçlere ve aydınlara yönelik sistematik saldırılara dikkat çekti.
Eşki, Uğur Mumcu suikastının yalnızca bir cinayet değil, bu ülkenin aydınlanma yürüyüşünü durdurmaya yönelik bir ihtilalin sembolü olduğunu söyledi.
Başkan Eşki, Türkiye’nin kendi yetiştirdiği değerlerine karşı acımasız davrandığını ifade ederek, “Biz herhalde kendi ülkesinde yetiştirdiği fidanlara en zalim davranan ülkelerden biriyiz.
Kendi değerlerini yok etme konusunda inanılmaz bir acımasızlık gösteriyoruz” dedi. “ULUSAL BEKA ADI ALTINDA HAKSIZ POLİTİKALAR MEŞRULAŞTIRILDI” Eşki, yıllardır “ulusal beka”, “derin devlet” ve “yüksek devlet aklı” gibi kavramlarla toplumun kandırıldığını belirterek, bu söylemlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin ve halkın çıkarlarına hizmet etmediğini vurguladı.
Bu politikaların yalnızca belli çevrelerin iktidar hesaplarını korumaya yönelik olduğunu söyledi. “EN DEĞERLİ GENÇLER BU ÜLKEDEN KOPUYOR” Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli gençlerin ve aydınların ya katledildiğini ya da ülkeyi terk etmek zorunda kaldığını dile getiren Eşki, “Bugün umudunu başka ülkelerde arayan bir nesille karşı karşıyayız.
Bu son derece tehlikeli bir durumdur” ifadelerini kullandı. “ADALET VE HUKUK OLMADAN KİMSE YAŞAMAK İSTEMEZ” Başkan Eşki, ülkede adalet ve hukuk düzeninin ciddi şekilde zedelendiğini söyleyerek, güven duygusunun yok olduğu bir ortamda insanların yaşamak istemeyeceğini ifade etti.
Ancak bu toprakları terk etme lükslerinin olmadığını vurgulayan Eşki, özellikle gençlerin bu ülkede kalmasının hayati önem taşıdığını söyledi.
Türkiye’nin büyük bir kırılma yaşadığını belirten Eşki, Uğur Mumcu cinayetinin bu karanlık sürecin sembollerinden biri olduğunu söyledi.
Bu ülkenin ilerlemesini istemeyen güçler tarafından binlerce insanın katledildiğini ifade eden Eşki, Türkiye’nin yerinde sayamayacağını, ilerlemek ve aydınlanmak zorunda olduğunu vurguladı. “DAHA ÇOK UĞUR MUMCU YETİŞTİRMELİYİZ” Konuşmasının sonunda Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlanma mirasına dikkat çeken Başkan Eşki, “Bizim ışığımız, güneşimiz Atatürk’ün gösterdiği yoldur.
Daha çok Uğur Mumcu yetiştirmek, ADD’ye sahip çıkmak ve daha fazla Atatürkçü olmak zorundayız” dedi.
MÜBECCEL TİMAÇ: “BU BİR ANMA DEĞİL, HESAPLAŞMADIR” ADD Bornova Şube Başkanı Mübeccel Timaç, anmanın bir yas töreninden öte, cumhuriyet değerlerine sahip çıkma kararlılığının ilanı olduğunu söyledi.
Timaç, konuşmasında Uğur Mumcu’nun gericilik, emperyalizm ve tarikat–siyaset–sermaye ilişkilerinin üzerine korkusuzca giden bir cumhuriyet savaşçısı olduğunu vurguladı. “Bugün burada bir anma yapmak için değil, bir hesaplaşmayı ve kararlılığımızı dile getirmek için toplandık” diyen Timaç, Uğur Mumcu’nun savunduğu gerçeklerin bugün de geçerliliğini koruduğunu ifade etti.
Mumcu’nun bir “faili meçhul” değil, doğrudan cumhuriyet düşmanlarının hedefi olduğunu söyleyen Timaç, “Onu katleden zihniyet hâlâ aramızdadır; şekil değiştirmiştir ama amaçlarından vazgeçmemiştir” dedi.
Laiklik karşıtı söylemlere ve basın üzerindeki baskılara dikkat çeken Timaç, “Bugün laikliği tartışmaya açanlar, tarikatları meşrulaştıranlar, basını susturanlar bilsin ki Uğur Mumcu’nun kalemi yere düşmedi.
O kalem bugün bizlerin ellerindedir” ifadelerini kullandı.
Atatürkçü Düşünce Derneği adına açık bir mesaj verdiklerini belirten Timuç, “Cumhuriyeti savunmak, laikliği savunmak, Atatürk’ün yolundan yürümek suç değildir.
Asıl tehlike susmak, kabullenmek ve boyun eğmektir” diye konuştu. “Haksızlığın olduğu yerde tarafsız kalamayız” diyen Timaç, geri çekilmenin ve orta yol arayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Biz buradayız.
Cumhuriyet buradadır” dedi.
Konuşmasının sonunda kararlılık mesajı veren Timaç, “Ne kalemler kırılacak, ne aydınlar susturulacak, ne de bu ülke karanlığa teslim edilecektir” ifadelerini kullandı.
Timaç, başta Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy olmak üzere aydınlanma mücadelesinde yaşamını yitiren tüm aydınları saygı ve rahmetle andıklarını söyledi. “Unutmadık, unutmayacağız” diyen Timaç, “Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk ilke ve devrimleri” sözleriyle konuşmasını tamamladı.