Haber Detayı
Atatürk gençliği
Devlet dediğimiz oluşum, temelinde her kesimden insanı birbiriyle kaynaştıran bir adalet anlayışıyla ayakta tutar. O nedenle topluma yönelik bir konuda karar verirken, ilgili kişi, düşüncelerini süzgeçten geçirerek kamuya açmalıdır. O durumdaki kişilerin saplantısı olmamalıdır.
Atatürk ’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’na emeği geçen Tayyibe Uç ’tan bir ileti aldım.
Uç, iletisine Fransa’nın ünlü bir yayınevinin kapağını da eklemiş.
Kapakta şunlar yazılı: “İlk baskısı bir günde tükendi.
Bu kapak, Fransa’da yok satıyor!” “ Fransa’nın en büyük yayınevlerinden Hachette, satışa sunduğu derginin ‘Dünyayı Değiştirdiler’ serisinin 29’uncu sayısını Mustafa Kemal Atatürk ’e ayırdı.
Özellikle internet üzerinden yapılan siparişlerde rekor kırıldı, baskı kısa sürede tükendi.” Uç, iletisini “Bu gururu paylaşın lütfen!” diye bağlıyor.
Aydın kesim, insanımıza çağdaşlığın kapısını açan Atatürk adına sevinirken bağnazlar onun adını silmeye kalkıyor.
ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ Atatürk’ün çağdaş kıldığı ülkemizde yetişen aydınlardan oluşan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, üzerinden gün geçirmeden olayın nereden kaynaklandığını açıklıyor: “İlkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerine verilen Öğrenci Gelişim Raporları’ndan Atatürk fotoğrafının ve Gençliğe Hitabe’nin çıkarılması, teknik bir düzenleme ya da pedagojik bir tercih olarak açıklanamaz.
Bu adım, Cumhuriyetin kurucu değerlerinin eğitimden sistemli biçimde çıkarılmasına yönelik açık bir niyet göstergesidir.
Oysa Atatürk, bu ülkenin çocukları için yalnızca tarihsel bir kişilik değil; bağımsızlığın, özgürlüğün ve ortak geleceğin simgesidir.
Onun adını ve düşünsel mirasını eğitim sisteminden uzaklaştırmak, çocukların Cumhuriyetle kurduğu bağı zayıflatmakta; yurttaşlık, laiklik ve çağdaşlık temelinde şekillenen toplumsal belleği bilinçli biçimde aşındırmaktadır.” Dernek bununla kalmıyor, eğitimin tanımını yaparak onlara yol da gösteriyor.
ÇAĞDAŞ EĞİTİM Atatürk, “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder” diye tanımlar eğitimi.
Derneğin yetkin kişileri ona şu görüşleri de katıyor: “Eğitim, siyasal ya da ideolojik yönelimlerin değil aklın, bilimin ve Cumhuriyetin kurucu ilkelerinin rehberliğinde yürütülmek zorundadır.
Cumhuriyetin kurucusunu ve bu ülkenin geleceğine emanet ettiği değerleri eğitim alanının dışına itmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemez.” Devlet dediğimiz oluşum, temelinde her kesimden insanı birbiriyle kaynaştıran bir adalet anlayışıyla ayakta tutar.
O nedenle topluma yönelik bir konuda karar verirken, ilgili kişi, düşüncelerini süzgeçten geçirerek kamuya açmalıdır.
O durumdaki kişilerin saplantısı olmamalıdır.
TEPEDEN İNME KAFALILAR Devlet sorumluluğunu taşıyanlar ise tepeden inme buyrukların kölesi olmaktan kaçınmalı, eylemlerini aklın süzgecinden geçirerek yerine getirmelidir.
Ayrıca, içinde yaşadığı çağın değerinin ancak ileriye yönelik düşüncelerle kavranabileceğini ilke edinmelidir.
Gelelim, her gün sayısı daha da yükselen Atatürk’e dil uzatanlara...
Onlar, milyonlarca gencin bir anda “Atatürk benim!” diye ortaya çıktığını görecektir.