Haber Detayı

Kazananlar, kaybedenler
Güncel takvim.com.tr
23/01/2026 06:57 (12 saat önce)

Kazananlar, kaybedenler

Sosyal medyada bir Kürt vatandaşımız feryat ediyordu. PKK'nın nasıl kullanılıp kenara atıldığını anlatıyordu. İran'da, Irak'ta, Suriye'de 'Kürt devleti kurduracağız' diyenlerin boş vaatlerle 40 yıl Kürt gençlerinin ölümüne yol açıp tepe tepe kullandıklarını ve çöp gibi kenara attıklarını haykırıyordu….

Sosyal medyada bir Kürt vatandaşımız feryat ediyordu.

PKK'nın nasıl kullanılıp kenara atıldığını anlatıyordu.

İran'da, Irak'ta, Suriye'de 'Kürt devleti kurduracağız' diyenlerin boş vaatlerle 40 yıl Kürt gençlerinin ölümüne yol açıp tepe tepe kullandıklarını ve çöp gibi kenara attıklarını haykırıyordu.

Terör baronları tarafından bile bile mezarları kazıldığını, yalanlarla kandırılıp, ABD'ye, İsrail'e köle yapıldığını söylüyor, 'Bizler Müslümanız, bu oyuna nasıl geldiniz?

Nasıl kendinizi kullandırdınız' diye sitem ediyordu.

İş öyle bir hale geldi ki, kendilerini kullandıran PKK'nın önde gelen isimleri İsrail'e kadar gidip 'Bize ve ailelerimize sığınma hakkı verin' diye yalvaracak noktaya taşındı.

Onları çöp gibi kullananlardan Tel-Aviv 'Sizi ülkemize alarak Türkiye ile başımızı belaya sokamayız.

Zaten Ankara ile birçok sıkıntımız var.

Bir de sizin kahrınızı çekemeyiz' diye reddettiler.

Yıllarca burada dile getirdik.

Ahmak gibi bazılarına hizmetçi ve köle olup ölüme koşanların, bir gün kullanım süreleri dolduğunda çöğe atılacağını, sahipleri tarafından satılacağını hep dile getirdik.

Afganistan'da senelerce ABD'ye ve CIA'ya deli gibi çalışanların, Amerikan askeri geri çekilirken uçakların merdivenlerine, kapılarına nasıl ölümüne sarıldıklarına daha dün tanıklık ettik.

Leblebi gibi yapıştıkları kapılardan terlere düşerek can verdi bazıları uçaklar kalkarken.

Bugün geldiğimiz noktada ABD 'Artık Suriye'de işimiz bitti' diyerek çekiliyor tamamen.

Üzerine de ekliyor.

Hem de Başkanının ağzından. 'Suriye artık Türklerin' diye defalarca söyleyerek hem de.

Dünyanın her yerinde kaybeden hep teröristler yani kullanılanlar olmuştur.

Kendi ülkeleri dışından medet olanlar hep kaybetmiş, satılmış ve dımdızlak ortada bırakılmıştır.

Artık çıkarlar için devletlerin müttefik oldukları diğer devletleri bile sattığı bir dönemden geçiyoruz.

ABD gibi bir ülke artık müttefiki olan ülkenin topraklarını vermezse işgal edeceği tehditlerini savuruyor.

Müttefiki Avrupa'yı yıllarca Rusya'ya karşı kullandı, şimdi 'Hepinizi Rusya ile savaştırır, satarım' diyor. 'Ya benim dediklerimi yaparsınız ya da batarsınız.

Biz olmasak hepiniz bugün Almanca konuşurdunuz.

Şimdi bedelini ödeyin kardeşim' diye bizzat ABD Başkanı'nın ağzından şantaja maruz kalıyor.

Devletler devletleri satıyor hale geldiyse, cücük kadar terör örgütlerinin zerre önemi yoktur kullanıcılar için.

Bu tür satışlar sadece örtülü ve dış destekli savaşlarda olmuyor.

Siyasette de kullanılana çok rastlıyoruz.

Bel bağladıkları ve güvenip sırtlarını dayadıkları ülkelerden bir gün terkedilme şamarı yiyince şoka giriyorlar.

Ne diyeceklerini ne yapacaklarını bilemiyorlar. 'Ahh İngiltere neden bize sahip çıkmıyorsun.

Sana küstük, kırgınız' diye ağlayanlara 'Kusura bakma, artık işimize gelmiyor' bile denmemiştir.

Cevap vermeye bile layık görülmemişlerdir.

Dünyaya hükmeden imparatorluğunu parçalayanlardan medet umarsan, bir gün dört duvar arasında yalnızlığa mahkum olursun.

Oturur o dört duvar arasında yıllarca 'İngiltere neden yanımda yok' diye düşünür ve ağlarsın.

Kullanıldığın hiç aklına gelmez.

Bu her şeyi Batı'dan bekleyen ittihatçı zihniyetin dedeleri de aynı yolda gitmiştir.

İttihatçıların sırf Abdülhamid Han düşmanı diye Meclise milletvekili olarak soktukları ayrılıkçı azınlık liderleri 'Diktatör Padişah' diye bağırınca alkışlanıyordu bizimkiler tarafından.

Milletvekilliği ile ödüllendiriliyordu.

Ruslar Doğu Anadolu'ya saldırınca oraya koştu bu kullanışlı elemanlar.

Rus üniforması giyerek bize karşı savaşıp insanlarımızı öldürdüler.

Arkadan vurup, Erzurum'u başkent yapıp devlet kuracaklarını zannettiler.

Peki ne oldu.

Kocaman bir hiç.

Bugünkü nice ittihatçı batı aşığı kafa gibi geçmişte Meclisimiz Almancı, İngilizci diye ikiye bölündü.

Birbirlerini yiyerek, yaranma aşkına kullanışlı elemana döndüler.

İttihatçı Almancı paşalar bile sonrasında gidip İngiliz'e yalvardılar. 'Biz aslında dolaylı olarak size hizmet ettik.

Bizi koruyun' diye.

Çoğu öldürüldü İngilizler tarafından.

İngilizci milletvekilleri Londra'dan yollanan elçinin arabasına at bile olup yaranmak için Sirkeci garından Taksim'e kadar çektiler.

Bununla övündüler bir de utanmadan.

Seni işgal edenlere, parçalamak için ellerinde cetvelle gezenlere at olursan kullanım tarihin dolduğunda ahırda bile yer bulamazsın.

Bugün Batı başkentlerinde birçok PKK'lı sokaklarda caddelerde burnundan soluyarak, delirmiş bir vaziyette sağa sola saldırıyor.

Kullanılmışlık ve terk edilmişlik duygusunun, dışa vurumudur bu. 'Biz neden öldük, niçin bizi çöpe attılar?' diye yıllarca düşünüp ağlayacaklardır Kimi de terör estirdikleri yerlerde bayrağımıza saldırıyor.

Paket yapılıp hadleri derhal bildiriliyor.

Devletini satanların, başkalarına kul-köle olanların, bayrağa saldıranların kazandığı asla görülmemiştir.

Uzun vadede kaybeden hep onlardır.

İlgili Sitenin Haberleri