Haber Detayı

ABD ortaklığı bitirdi… SDG’nin sonu mu geldi
Yazarlar hurriyet.com.tr
23/01/2026 06:08 (11 saat önce)

ABD ortaklığı bitirdi… SDG’nin sonu mu geldi

Amerika’nın ‘DEAŞ’la mücadele’ adı altında kurduğu, silah ve para verdiği ve daha bir-kaç ay öncesine kadar Suriye topraklarının üçte birinden fazlasını işgal eden terör örgü-tü PKK/YPG’nin Suriye uzantısı SDG çöküyor mu? Zira SDG kontrolündeki Arap aşiretle-rinin Şam yönetimine katılması ile işlerin seyri değişirken, Şam’ın uluslararası koalisyo-na katılmasıyla SDG, en güvendiği ‘DEAŞ ile mücadele’ kartını da kaybetmişe benziyor. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın SDG ile ortaklığın bittiğini resmen ilan etmesi ise SDG’nin sadece sahada değil diplomaside de yalnız kal-dığı ve ‘sonu geldiği’ yorumlarına sebep oldu. Öyle mi gerçekten? Sordum.

SDG YAPILANMASININ ŞU SAATTEN SONRA SURİYE’DE BİR GELECEĞİ KALMADIOrtadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Levant Çalışmaları Koordinatörü Dr.

Oytun Orhan SDG’nin ilk aşamada PKK’nın Suriye kolu olarak YPG adı altında kurulduğu ve daha çok Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Afrin, Kamışlı, Ayn el Arab gibi bölgelerde kontrol sağladığını hatırlatarak, diyor ki:“Ancak daha sonra ABD ile işbirliği yaparak ciddi güç kazandı ve Arap nüfus yoğunluğu olan bölgelere genişledikçe hem kendi yapısına Arap unsurlar katarak hem de coğrafya olarak genişledi.

Süreçte Amerika’nın da telkinleriyle üzerindeki ‘terör örgütü’ tanımlamasını atabilmek için SDG ismini aldı.”ÖNCE ARAP UNSURLAR TERKETTİ8 Aralık 2024’te Suriye’de 61 yıllık Baas rejimi sona ererken, Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetim ile SDG arasında müzakereler başladı. 10 Mart 2025’te ise bir mutabakata varıldı ve Kürt kontrolündeki bölgelerin ve 2025 sonuna kadar SDG’nin de Suriye Merkezi Ordusu’na entegre olması konusunda uzlaşıldı.

Ancak 1 yılı aşkın devam eden müzakerelerden bir sonuç alınamadı.

Kriz, masada çözülemeyince Halep’e, Şeyh Maksut’a operasyon başladı.

Dr.

Orhan’a göre operasyonun önce Fırat’ın batısı, ardından doğusunda hızla ilerlemesi önemli bir virajdı:“Böylece SDG içindeki Arap unsurlar örgütten ayrıldılar.

Rakka ve Deyrizor gibi bölgelerin hükümetin kontrolüne geçmesiyle, SDG’de fiilen sahada dağılmış ve özüne, YPG’ye dönüşmüş oldu, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelere çekildiler.

Şimdi imzalanan yeni mutabakatla ise kalan YPG unsurlarının bireysel olarak Suriye Ordusu’na katılımı öngörülmekte. 4 günlük bir süre tanındı.

Örgüt, kararını henüz açıklamadı, verilen süre ise hafta sonu dolacak.

Mutabakatın uygulanması halinde ise YPG kendini resmen feshetmiş olacak.

Bu işin teknik boyutu.”YA MASADA YA SAHADAPeki ya politik boyutu?

Yanıtı şu: “SDG-YPG yapılanmasının ortadan tamamen kalktığını söylemek mümkün.

Bu yapıyı ‘gerekli’ kılan iç savaş ve DEAŞ ile mücadeleydi.

Ama ABD, DEAŞ ile mücadeleyi Şam yönetimi ile devam ettireceğini, SDG-YPG’ye ihtiyacı kalmadığını resmi olarak duyurdu.

Yani SDG’yi var eden koşullar artık yok!

Ki SDG’de Suriye’de kontrol ettiği alanların çoğunu kaybetmiş durumda.

Dolayısıyla bundan sonra ya siyasi anlaşmayı kabul edecek ya da askeri yollarla tasfiye edilecek.

SDG’nin şu saatten sonra Suriye’de bir geleceği kalmadı.”BİR SORU BİR CEVAPGELİŞMELER TÜRKİYE’NİN BEKLENTİLERİYLE UYUMLU  SDG’nin ortadan kalkmasının Türkiye açısından anlamı nedir?“Son gelişmeler, Türkiye’nin PKK ve terörle mücadelesinde önemli bir kazanım.

Türkiye zaten en başından beri SDG-YPG’nin PKK’nın Suriye yapılanması olduğunu savundu ve burada YPG eli ile kurulacak özerk bir yapılanmanın PKK devleti anlamına geleceğini söylüyordu.

Dolayısıyla bu projenin çökmüş olması önemli. ‘Terörsüz Türkiye’ projesinin önü de açıldı.

Zira Türkiye, PKK’nın sadece Kandil’de değil, PKK ile bağlantılı tüm silahlı unsurların silah bırakıp, varlığını sonlandırması talebindeydi.

Bu da gerçekleşmiş oldu.

Üçüncüsü de son yaşananlar Suriye’nin birliği ve bütünlüğü, tek bir egemenliğin ilanı olarak okunabilir, ‘parçalanma’ tartışmaları bitmiştir.

Böylesi bir istikrar hem Suriyelilerin evlerine güvenle dönmesi hem Suriye’nin yeniden inşası açısından Türkiye’nin siyasi ve ekonomik beklentileri ile uyumludur.”SDG KÜÇÜLEREK YPG’YE DÖNÜŞMÜŞ VE ESKİ GÜCÜNÜ KAYBETMİŞTİRMilli Savunma Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Mehmet Özkan’a göre SDG’nin hem ABD hem destekçileri nezdinde tartışılmaya başlanmasının nedenlerinden ilki, istediğini alamayınca ‘DEAŞ terör örgütü üyelerini cezaevinden salıverme’ kartını oynamış olması:“Bence bu, başlı başına SDG-YPG’nin intiharıdır.

Çünkü meşrutiyetini aldığı bir kartı böylece kendi ayakları altından çekti ve dahası bu kartı batı ve ABD’ye karşı kullanarak, ABD’yi de kızdırdı.”ABD’NİN SURİYE PERSPEKTİFİNE TERS DÜŞTÜLERYa ikinci neden?

Diyor ki: “SDG içindeki Arap aşiretlerinin, SDG’den ayrılıp Merkezi Suriye Hükümeti ile yakınlaşması.

Bu iki gelişme karşısında, ABD’de pozisyonunu tekrar değerlendirdi. 10 Mart mutabakatından sonraki süreçte SDG’nin, merkezi hükümete entegre olma konusunda kabul ettiği süreci erteleyip, başka fırsatlar araması da ABD Başkanı Trump ve Tom Barack’ın uygulamaya çalıştığı Suriye perspektifine ters düşmüşe benziyor.”4 GÜNLÜK SÜRE SON ŞANSPeki tüm bunlar SDG’nin bittiği anlamına gelir mi?

Yanıtı şu: “SDG henüz total olarak bitmedi.

Fakat bugün itibarıyla küçüldü ve YPG’ye dönüştü.

ABD nezdindeki eski ağırlığını kaybetti, bir ay önceye göre pazarlık şansı daha az.

İşin terör boyutu artık daha net.

Ancak tüm bunlara rağmen ABD, YPG’ye, merkezi hükümete entegre olması için son bir şans verdi, son bir diplomasi üzerine çalışılıyor.

SDG’ye verilen 4 günlük süreyi bu şekilde okumak gerekir.”

İlgili Sitenin Haberleri