Haber Detayı

Lübnanlı yazardan dikkat çeken analiz! Türkiye sahada kazandı, masada güçlendi! 'Türkiye’nin Levant’taki başarısı emsalsiz'
Dünya tv100.com
23/01/2026 11:09 (4 saat önce)

Lübnanlı yazardan dikkat çeken analiz! Türkiye sahada kazandı, masada güçlendi! 'Türkiye’nin Levant’taki başarısı emsalsiz'

Lübnanlı yazar Peter Germanos, Türkiye’nin 2018 sonrası karşı karşıya kaldığı çok katmanlı güvenlik kuşatmasını mercek altına alarak Ankara’nın alışılmışın dışında bir stratejiyle bölgesel dengeleri tersine çevirdiğini belirtti. Analize göre Türkiye, Rusya-İran-Esad ekseni ile ABD destekli PKK/YPG tehdidi arasında sıkıştığı bir dönemde diplomasi, istihbarat ve askerî gücü eşgüdüm içinde kullanarak Levant’ta sıradan bir bölgesel aktörün ötesine geçti.

Orta Doğu’nun en kırılgan dönemlerinden birinde Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı çok katmanlı güvenlik tehdidi, Lübnanlı yazar Peter Germanos’un analizine konu oldu.

Germanos’a göre Ankara, 2018 itibarıyla güney sınırında Rusya-İran-Esad ekseni ile ABD destekli PKK/YPG yapılanması arasında fiilî bir kuşatma altındayken, alışılmışın dışında bir strateji izleyerek diplomasi, istihbarat ve askerî gücü eşgüdüm içinde kullandı.Yazar, Türkiye’nin bu süreçte büyük güçlerle doğrudan çatışmaya girmeden hem sahadaki tehditleri etkisizleştirdiğini hem de Suriye içinde meşru ve kalıcı bir yönetim kapasitesi ürettiğini vurguluyor.Lübnanlı yazar, güney sınırının fiilen kuşatıldığını belirtirken, bir tarafta Rusya-İran-Esad ekseninin İdlib ve Suriye çölü üzerinden ilerlediğini, diğer tarafta ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) tam desteğini alan PKK/YPG yapılanmasının bulunduğunu hatırlattı."BENZER DURUMDAKİ DEVLETLER STRATEJİK YENİLGİDEN KAÇAMADI"Analizde, benzer jeopolitik koşullarla karşılaşan çok az ülkenin stratejik yenilgiden kaçınabildiği ifade edilerek, bu tür kuşatılmışlık tablolarında devletlerin genellikle geri çekildiğine veya nüfuz kaybına uğradığına, Türkiye'nin ise bunun tam tersini başardığına vurgu yapıldı.DİPLOMASİ, İSTİHBARAT VE ASKERÎ EŞGÜDÜM VURGUSUYazıda, Ankara'nın diplomasi, istihbarat servisleri ve askerî komuta arasında nadir görülen bir eşgüdüm sağladığı ifade edildi.

Analizde Türkiye'nin büyük güçlerden hiçbiriyle doğrudan savaşa girmeden iki ana tehdidi de kademeli biçimde etkisizleştirdiği belirtildi.Bu çerçevede Moskova ve Tahran'ın ölçülü diplomasi ve sınırlı güç kullanımıyla çevrelendiği, Washington'un desteklediği YPG/SDG yapılanmasının ise sürekli askerî operasyonlar yoluyla zayıflatıldığı kaydedildi."TÜRKİYE SURİYE İÇİNDE MEŞRU BİR YÖNETİM GÜCÜ ÜRETTİ"Lübnanlı yazara göre ortaya çıkan en dikkat çekici sonuç, Türkiye'nin yalnızca sınır güvenliğini sağlaması değil, Suriye içinde meşru bir yönetim kapasitesi oluşturması oldu.Analizde, Türkiye destekli grupların Esad rejimini devirmesi Türkiye için büyük başarı olduğu ifade edildi."İŞGAL DEĞİL, KONTROLLÜ DEVLET İNŞASI"Lübnanlı yazara göre stratejik açıdan bakıldığında, Türkiye Levant'ta işgal veya ilhak yoluyla değil, kendi güvenlik doktriniyle uyumlu yerel aktörler üzerinden kontrollü bir devlet inşası modeli uyguladı.Yazıda, Suriye'nin bugün Türkiye açısından bir tehdit kaynağı olmaktan çıktığı, aksine bir tampon bölge ve stratejik etki alanının uzantısına dönüştüğü görüşü dile getirildi."TÜRKİYE ARTIK SIRADAN BİR BÖLGESEL GÜÇ DEĞİL"Peter Germanos'a göre, Rusya, İran ve ABD'nin bölgesel mimarileriyle aynı anda mücadele edilerek elde edilen bu sonuç, Türkiye'yi özgün bir kategoriye yerleştiriyor.Yazar, Türkiye'nin artık Levant'ta faaliyet gösteren sıradan bir bölgesel aktör değil, doğrudan emperyal bir yönetim kurmadan yakın çevresinin siyasi düzenini yeniden tasarlayabilen nadir modern devletlerden biri hâline geldiğini savundu.

İlgili Sitenin Haberleri