Haber Detayı

“Alman Aleviliğinin” kilometre taşları döşenmeye devam ediliyor
özgürlük meydanı aydinlik.com.tr
23/01/2026 14:55 (2 saat önce)

“Alman Aleviliğinin” kilometre taşları döşenmeye devam ediliyor

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) Hüseyin Mat’tan önce başkanlığını yapan Turgut Öker bir konuşmasında, “Aleviler ilk defa Almanya’da haklarına kavuştular” demiş ve övgülerde bulunmuştu.

Türkiye’yi yeren Almanya’yı göklere çıkaran Öker’in bıraktığı kötü miras devam ediyor.

Alman kimlikli, Türkiye’den soyutlanmış bir Alevilik dayatılıyor.

Alevilerimizin yeni projelerin girdabına çekilmesi gün geçtikçe sorunların büyümesine neden oluyor.

Alman devletinin çıkarlarıyla örtüşen, geldikleri ülke ile bağlarının bittiği ya da azaldığı, Anadolu Alevilerinin gelenek ve göreneklerinden epeyce arındırılmış, Müslümanlıktan uzaklaştırılmış bir Alevilik Türkiye Aleviliği değil “Alman Aleviliğidir”.

Fransa’da  “Fransız Aleviliği”, ABD’de “Amerikan Aleviliği”, İsrail’de “İsrail Aleviliğidir” vd.

Geçenlerde Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ile Almanya’nın Rheinland-Pfalz Eyaleti Başbakanı Alexander Schweitzer arasında yenilenerek imzalanan metin pek çok soruyu da beraberinde getiriyor.

Bu yazımızda kısaca değinmeye çalışacağız. “Kamuoyunun Bilgisine” başlığı altında yayınlanan 9 Madde ibretliktir.

Hiçbir yerinde ne Türkiye, ne Türkçe ve ne de ülkemize yönelik en ufak değinmeyi bulamazsınız, yoktur.

Almanya’ya yakın Türkiye’ye uzak duruş sergilenmiş. “Rheinland-Pfalz Eyaleti ile AABF arasında yapılan sözleşmenin yenilenmesiyle birlikte Alevilik açısından çok önemli bir aşama daha kaydedilmiştir” denilen açıklamada “yeni kazanımlar” sıralanıyor: Madde 1.

İnanç Topluluğu Olarak Açık Tanınma Temel ve yeni bir kazanım:  • AABF, anayasa çerçevesinde resmen bir inanç topluluğu olarak tanındı.

Bu, Aleviliğin devlet nezdinde güvence altına alınması, haklarımızın daha güçlü korunması ve eşitlik açısından önemli bir adımdır.

Dikkat edilecek olursa söylenmek istenen şey açıkça dile getirilmiyor.

Maddeye bakıldığında Müslümanlığın dışında bir Alevilik tanımı yapılıyor.

Zaten amaçlanan tam da budur!

Hüseyin Mat Müslüman olmadıklarını açıkça defaten dile getirmişti.

İşte Anadolu Alevilerinin içine nifak tohumlarını eken ve Aleviliği kullanan Alevici tacirlerin son marifeti!

Müslüman olmada ne olursan ol karanlık zihniyetinin bir ürünüdür “İslam dışı Alevilik” projesi ve bu projenin esas sahipleri Alevici tacirler değil, emperyalizmin uzman dedikleri kalifiye elemanlarıdır.

Madde 4.

Alevilik Üzerine Bilimsel Çalışmalar Yeni kazanım:  • Alevilikle ilgili bilimsel araştırmaların ve projelerin desteklenmesi.

Bu, önyargıların azaltılmasına ve Aleviliğin doğru anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.

Peki, hangi önyargılardır bunlar?

Aleviliğin doğru anlaşılmasının koşulu bu unsurlara göre Müslümanlığın dışlanması, Ali’siz Alevilik, 12 İmamsız Alevilik değil de nedir?

Bazı bilimsel çalışmaları takip ediyoruz!

Örneğin “Alevilik Ansiklopedisi”!

Hangi amaçla ve kimin yararına olduğunu ileride ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz. “Güçlendirilen ve Netleştirilen alanlar” ise şöyledir: Madde 5.

Alevilik Dersleri Önemli ölçüde güçlendirildi:  • Mevcut Alevilik dersleri güvence altına alındı.  • Ders içeriklerinde Alevi toplumunun söz hakkı netleştirildi.  • Dersleri yalnızca Alevi toplumu tarafından yetkilendirilen öğretmenler verecektir.

Bu, çocuklarımızın Aleviliği doğru ve güvenli şekilde öğrenmesini sağlayacaktır. “Aleviliği doğru ve güvenli şekilde” kim verecek?

AABF yönetiminin zihniyetindekiler verecekse vay gençlerimizin haline!

Görüldüğü kadarıyla “Alevilik İslam dışıdır” diye tutturan zevatın sözde “Alevi dini” dayatmasını öğretecekler.

Bu ise Anadolu Aleviliğinin temeline dinamit koymaktan farklı değildir.

Madde 8.

Defin ve Mezarlık Hakları Daha açık hale getirildi:  • Alevi usullerine uygun defin hakkı.  • Alevi mezarlarının kalıcı (ebedî) olduğu açıkça belirtildi.

Müslümanlık dışı Alevilik yaratma uğraşısı içine girerseniz mezarlığınızda ayrı olmak zorunda!

Hiç Müslüman ile aynı mezarlık paylaşılır mı?

Hatta bırakalım mezarlığı Müslümanların marketlerinden, kasaplarından ve onların her türlü işletmelerine adım bile atmamak lazım!

Sünni/Alevi kardeşliğini, kader birliğini dinamitleyen girişimlerden birisi de hiç kuşkusuz bu türden anlayışlardır.

Çünkü Müslümanlıktansa Hristiyanlığın Protestan mezhebi Aleviliğe daha yakın fikrini işleyerek Alevileri zehirleme girişimlerinde bile bulunulmuştu!

İşte sonuç ortada!

Yurdunuza, tarihinize, geleneklerinize, inançlarınıza bu kadar yabancılaşmak ve bununla övünmek AABK ve bağlı federasyonların aynı zihniyetteki yöneticilerine çok yakışıyor!

SONUÇ YERİNE Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve ona bağlı olmasına rağmen konfederasyon içinde belirleyici role sahip Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Alevilerimizin başındaki bela olamaya devam ediyor.

Türkiye’yi hiçbir platformda savunmadıkları gibi Türkiye karşıtı eylemlerde yer alıyorlar.

Başta Türkiye’deki Alevi canlarımız olmak üzere yurt dışındaki Alevilerimize büyük sorumluluklar düşüyor.

Hüseyin Matların yönettiği her kuruluş Alevilerimizi çıkmaza sürükler, sürüklüyor.

Alevilerimizle uzaktan yakından hiçbir ilgilerinin bulunmadığı Ökerler, Matlar ve benzerleri ile tüm bağlar koparılmalıdır.

İlgili Sitenin Haberleri