Haber Detayı
Barzani'den Suriye provokasyonu: Ayn el-Arab için skandal ifade
Suriye ordusunun operasyonlarıyla iyice köşeye sıkışan terör örgütü PKK/YPG’ye hamilik yapan Barzani yönetimi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü hedef alarak bu kez sözde Ayn el-Arab üzerinden provokasyona imza attı. Barzani, sözde “Kobani Kürdistani bir yerdir ve oraya el uzatılmamalıdır” ifadeleriyle terör örgütü PKK/YPG'ye kalkan oldu.
Suriye ordusunun başlattığı operasyonların ardından iyice köşeye sıkışan terör örgütü PKK/YPG, ABD'den beklediği desteği tam olarak alamazken, Irak'ın kuzeyindeki Barzani yönetiminin bölgede oluşan boşluğu doldurmaya yönelik adımlarını hızlandırdığı bildirildi.
Örgütün Ayn el-Arab (sözde Kobani) ve Kamışlı merkezli dar bir alana sıkıştığı süreçte, Barzani yönetiminin YPG'ye yönelik siyasi ve lojistik desteğini artırdığı kaydedildi.
Takvim'in aylardır gündeme getirdiği üzere, dört günlük ateşkes sürecinin YPG tarafından kasıtlı olarak ihlal edildiği dönemde, Barzani yönetiminin terör örgütü PKK'lı unsurların Semelka Sınır Kapısı üzerinden Suriye'ye geçişine izin verdiği ve örgüte askeri ile lojistik destek sağladığı rapor edildi.
VATİKAN HATTI: YENİ ÇATI ARAYIŞI ABD'nin YPG'yi rafa kaldırmasının ardından Mesud Barzani'nin hızla yeni bir siyasi ve diplomatik çatı arayışına girdiği ortaya çıktı.
Bu kapsamda Barzani'nin soluğu Vatikan'da aldığı, Papa nezdinde Şam yönetimini şikayet ettiği ve YPG için uluslararası destek arayışına girdiği kaydedildi.
İTALYA'DAN ŞAM'A MESAJ Vatikan temaslarının ardından İtalya'ya geçen Barzani, Avrupalı yetkililerle yaptığı görüşmeler sonrası yaptığı açıklamalarda, görüştüğü muhataplarının sözde Kürtlere destek verdiğini savunarak, 'Özellikle Rojava'da Kürtlerin korunması için çalışacaklarına dair söz verdiler' ifadelerini kullandı.
Barzani, Şam yönetimiyle de temas kurduğunu belirterek, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüştüğünü söyledi.
Barzani, bu görüşmede, 'Siyasi çekişmelerin bir çözüme kavuşturulması gerektiğini, ancak Kürtlere yönelik herhangi bir saldırının kabul edilemez olduğunu ilettim' dedi.
MAZLUM ABDİ İTİRAFI: KOORDİNASYON AÇIĞA ÇIKTI Rojava'daki krizin nedenlerine değinen Barzani, sorunların bir bölümünün terör örgütü DSG bünyesindeki Arap aşiretlerinden kaynaklandığını öne sürdü.
Bu konuda daha önce YPG elebaşı Mazlum Abdi ile görüştüğünü belirten Barzani, 'Ben daha önce Mazlum Abdi'yi, Arap nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki meseleleri çözmesi konusunda uyarmış, bunun gelecekte kendilerine sorun yaratabileceğini söylemiştim' dedi.
Söz konusu açıklama, Barzani'nin terör örgütü YPG ile olan yakın koordinasyonunu bir kez daha gözler önüne serdi.
SÖZDE KOBANİ ÇIKIŞI: ASKERİ MESAJ Tüm bu diplomatik ve siyasi hamlelerin ardından Barzani, bu kez doğrudan Ayn el-Arab (sözde Kobani) üzerinden açık mesaj verdi.
Suriye'nin kendi toprağı olan Ayn el-Arab'a yönelik operasyonları hedef alan Barzani, 'Kobani Kürdistani bir yerdir ve oraya el uzatılmamalıdır' ifadelerini kullandı. 2014'te DEAŞ saldırısı sırasında Peşmerge güçlerinin Kobani'ye geçişini hatırlatan Barzani, şu sözlerle askeri mesaj verdi: 'Elimden ne geliyorsa yapıyorum ve tüm çabamızı ortaya koyuyoruz.
Eskisi gibi imkanım olsaydı, orayı korumak için doğrudan güç gönderirdim.
Kobani Kürdistani bir yerdir ve oraya el uzatılmasına müsaade edilmemelidir.' TEHDİT DİLİ: 'HEPİMİZ BİRİZ' Barzani, DEAŞ tehdidinin hala sürdüğünü öne sürerek, 'DEAŞ bitmiş değil' iddiasını yineledi.
Bölgedeki gelişmelerin DEAŞ için fırsat yarattığını savunan Barzani, son olarak şu ifadeleri kullandı: 'Eğer Kürtlere saldırmak ve Kürtleri bölgeden yok etmek gibi bir plan varsa, o vakit hepimiz biriz.' ANKARA YAKINDAN İZLİYOR 'Suriye'de IKBY modeli' hayali çöken Barzani'nin, ABD'nin YPG'yi sahneden çekmesi ve Türkiye'nin bölgede artan nüfuzu karşısında yeni bir koruyucu arayışına girdiği değerlendiriliyor.
Semelka hattı üzerinden YPG'ye sağlanan destek, Vatikan ve Avrupa başkentlerinde yürütülen temaslar ile Ayn el-Arab çıkışı Ankara'da dikkatle takip ediliyor.
Takvim'in daha önce 'Kuzu postundaki çakal' başlığıyla gündeme getirdiği Barzani'nin her adımının Türk güvenlik birimleri tarafından not edildiği belirtiliyor.