Haber Detayı

İmamoğlu'nun Diplomasına İlişkin Davada Tutuklu Avukatı Pehlivan, Mahkemeye 7 Sayfalık Yazılı Beyan Sundu
Güncel haberler.com
23/01/2026 16:07 (3 saat önce)

İmamoğlu'nun Diplomasına İlişkin Davada Tutuklu Avukatı Pehlivan, Mahkemeye 7 Sayfalık Yazılı Beyan Sundu

Tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının iptali davasında İstanbul Üniversitesi'nin savunmasının itiraf niteliğinde olduğunu belirtti. Duruşmaya tutuklu olduğu için katılamayan Pehlivan, hukuk sistemindeki haksızlıkları eleştirdi.

(İSTANBUL) - CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının iptaline ilişkin İstanbul Üniversitesi işlemininin iptali istemiyle İstanbul 5.

İdare Mahkemesi'nde açılan davaya tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, yazılı beyan gönderdi.

Pehlivan, "Davalı Üniversite duruşmadaki savunma esnasında 'Davacının fiillerinde' kusurlu olmadığını, sunduğu belgelerin gerçek ve yasaya uygun olduğunu, kriterleri karşıladığını, hile veya dürüstlüğe aykırı bir davranışı olmadığını açıkça kabul ve beyan etmiştir.

Davalı idarenin bu beyanı bir itiraftır" ifadelerini kullandı.CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının iptaline ilişkin İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu işleminin iptali istemiyle açılan davanın duruşması geçtiğimiz günlerde İstanbul 5.

İdare Mahkemesi'nde yapılmıştı.

Tutuklu olduğu için duruşmaya katılamayan Avukat Pehlivan, cezaevinden mahkemeye 7 sayfalık beyan gönderdi.

Pehlivan, şunları kaydetti: "Mahkemenizde görülmekte olan dava konusunun idari süreçlerini takip etmiş, kamuoyunu bilgilendirmiş, dava dilekçesini yazmış ama duruşmasına katılamamış davacı vekiliyim ve bu satırları size, avukatlık yapmam nedeniyle tutuklu olduğum bir hapishane hücresinden yazıyorum.

Mahkemenizde görülmekte olan davanın davacısı tutuklu, davayı açan avukatı tutuklu, tensibi yapan mahkeme heyetinin çoğunluğu sürgün, dava konusu işlem ise Türkiye tarihinin bir dönüm noktasından hemen önce, mesai saati dışında alelacele alınmış ve duyurulmuştur.

Tüm bunların tesadüf olmadığı herkesin malumu olduğundan açıkça yazılmasından da bir beis olmadığı kanaatindeyim."Her ay haksız ve özensiz bir kararla tutukluluğu devam ettirilen bir hukukçu olarak söylüyorum"İşte siz, sayın mahkemeniz de bu tesadüf olmayan gelişmelerin ışığında karar vereceksiniz.

Ama doğru ama yanlış bir karar olacak.

Hakimlere vicdanları ile karar vermesi çağrısını yapmayı bırakalı bir hayli oldu.

Zaten de hak ve özgürlükler, hakim de olsa avukat da olsa bir kimsenin vicdanına, merhametine bırakılmamalı.

Bu sözleri heyetinizin vicdanını sorgulayan bir yerden söylemiyorum; yalnızca hakkın ve özgürlüğün, adil olmanın ne büyük nimet olduğunu öğrendiğim bir yerden söylüyorum.

Her ay haksız ve özensiz bir kararla tutukluluğu devam ettirilen bir hukukçu olarak söylüyorum.

Bilmenizi isterim ki hukukta ısrar etmek bazen sürgün bir adliyede hakimlik yapmaya, bazen de bir hapishane hücresinden avukatlık yapmaya mal olabilir.

Israr edenler dün oldu, tıpkı bugün olduğu gibi, tıpkı yarın da olacağı gibi."Davalı idarenin bu beyanı bir itiraftır"Davalı Üniversite duruşmadaki savunma esnasında 'Davacının fiillerinde' kusurlu olmadığını, sunduğu belgelerin gerçek ve yasaya uygun olduğunu, kriterleri karşıladığını, hile veya dürüstlüğe aykırı bir davranışı olmadığını açıkça kabul ve beyan etmiştir.

Davalı idarenin bu beyanı bir itiraftır.

Bu itiraf karşısında mahkemizin kararı, 35 yıl önce gerçek, doğru, usüle uygun, kriterleri karşılayan ve dürüstbir başvurunun, işlemin akıbetine yöneliktir."Kontenjan artırımı 'açık hata' tanımına uymaz"Hal böyle iken, kontenjan artırımı 'açık hata' tanımına uymaz.

Öğrenci, doğru belgelerle, gerçek belgelerle, kriterdeki şartları karşılayarak başvurmuştur ve kabul edilmiştir.

İlk bakışta görülen, net olan budur.

Bir hatanın tespiti için derinlemesine idari inceleme, teftiş raporu, makam görüşü alınması gerekiyorsa, o hata için 'açık hata' diyemeyiz.

Öte yandan idare hukukunda 'yokluk' idari işlemin kurucu unsurlarındaki çok ağır ve bariz sakatlıkları ifade eder.

Kabul anlamına gelmemekle kontenjan artırımındaki usulsüzlük bu ağırlıkta değildir.

Yokluk, idarenin yasama/yargı yetkisini kullanması veya yetkisiz bir kişinin idare adına işlem yapması hallerinde olur.

Var olan bir yetkinin hatalı kullanımı işlemi yok kılmaz.

Sadece iptal edilebilir kılar.

Şekli eksiklikler, işlemi yoklukla malul hale getirmez ve hatta çoğu zaman işlemi sakatlamayan ayrıcalıklar olarak görür.

Davalı idarenin dava konusu işlemde kamu yararı, idarenin istikrarı ilkesini gözetmediği gibi aşamalardaki savunmalarına itibar etmem mümkün değildir."

İlgili Sitenin Haberleri