Haber Detayı

Yeniden değerleme oranı ve enflasyon sarmalı
Dünya# dunya.com
24/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Yeniden değerleme oranı ve enflasyon sarmalı

Devletin enflasyon döneminde kendi gelirlerinden feragat ederek YDO’yu düşük tutması, kısa vadede bütçede bir "delik" açsa da, orta vadede "enflasyon ataletini kırmak" için devrimsel bir adım olur. Piyasa oyuncularını cesaretlendiren "devlet zammı" referansı ortadan kalktığında, dezenflasyon süreci çok daha hızlı ve az maliyetli gerçekleşebilir.

Ekonomist – Bankacı UĞUR GÜNDÜZTürkiye ekonomisinde­ki enflasyonun girdi mali­yetlerindeki artışa (enerji, ithal hammadde, döviz kuru) da­yalı bir maliyet enflasyonu oldu­ğundan hareketle, geleneksel talep daraltıcı (faiz artışı) yöntemler ye­rine, arz şoklarını hafifletmeye ve üretim maliyetlerini düşürmeye odaklanan çok yönlü bir strateji be­nimsenmesi gerekir.Bu tespiti yaptıktan sonra, yazı­mızda, devletin enflasyon beklen­tisi yaratmada “tavşan atlet” rolü­nü üstlenmesi üzerinde duracağız.Yeniden değerleme oranının (YDO) her yıl otomatik bir şekil­de uygulanması, Türkiye ekono­misinde "geriye dönük endeks­leme" mekanizmasının en güçlü çarklarından biridir.

Belirttiğiniz gibi, bu durum sadece matema­tiksel bir artış değil, aynı zaman­da ekonomik aktörler üzerinde güçlü bir "psikolojik çıpa" etkisi­ne sahiptir.Türkiye ekonomisinde her yılın başında harçlara, cezalara ve vergi­lere uygulanan Yeniden Değerleme Oranı, piyasa için bir "fiyatlama alt sınırı" sinyali taşır.Devlet kendi hizmetlerine yüzde 44 (geçen yıl) veya yüzde 25 (bu yıl ) zam yaptığında, özel sektördeki aktörler "Devlet bile bu oranı ön­görüyorsa, benim daha az yapmam riskli olur" düşüncesine kapılır.Bu, enflasyon beklentilerini ka­tılaştırır.YDO’nın uygulandığı alanlar:● Gelir vergisi tarifesindeki gelir dilimleri,● Yemek ve yol yardımı istis­naları,● Kira geliri istisnası,● Değerli kağıt bedelleri,● Motorlu taşıtlar vergisi tu­tarları,● Çevre temizlik vergisi tutar­ları,● Yurt dışı çıkış harcı,● Kiralanan binek araçlara iliş­kin gider yazılabilecek tutar,● Binek otomobillerin iktisabı­na ilişkin KDV ve ÖTV toplamının gider olarak dikkate alınabilecek kısmı,● Vergi Usul Kanunu’nda dü­zenlenen usulsüzlük ve özel usul­süzlük cezaları ile fatura düzenle­me zorunluluğuna ilişkin çeşitli hadler,● Maktu damga vergileri ile damga vergisine ilişkin üst sınır,● Harç tutarları (pasaport, tapu işlemleri, yolcu beraberinde getiri­len telefon kullanım izin harcı vb.),● Yıllık KDV iadeleri için ge­çerli asgari iade tutarlarıYDO artışının sektörel etki analizi1.

Gayrimenkul ve inşaat sek­törüYDO, sadece tapu harçlarını de­ğil, emlak vergisi değerlerini ve in­şaat ruhsat harçlarını da etkiler.Maliyet baskısı: Yeni projelere başlayacak müteahhitler için harç kalemleri, doğrudan bir maliyet ar­tışıdır.Fiyat algısı: Ev sahibi veya sa­tıcı, devletin belirlediği değer artış oranını gördüğünde, mülkünün de­ğerini de psikolojik olarak en az bu oranda yukarı çekme eğilimi gös­terir.

Bu da kira fiyatlarını dolaylı yoldan tetikler.2.

Otomotiv ve ulaşım sektörüBu alan, YDO'nun en somut his­sedildiği yerdir.

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), araç muayene üc­retleri ve trafik cezaları doğrudan bu oranla artar.Tüketici davranışı: Ocak ayındaki bu artışlar, hanehalkının harcanabilir gelirini düşürür.

İn­sanlar "arabaya binmenin mali­yeti arttı" diyerek harcamalarını kısıtlayabilir.Lojistik maliyetleri: Şirket araçlarının vergileri ve köprü/ otoyol geçişleri (eğer YDO'ya en­deksliyse) genel lojistik maliyetle­rini artırarak market raflarındaki ürünlere zam olarak yansır.3.

Hizmet ve danışmanlık sektörüAvukatlık asgari ücretleri, noter harçları ve çeşitli lisans bedelleri YDO ile güncellenir.Girişimcilik bariyeri: Şirket kurma, marka tescili veya ruhsat alma maliyetlerinin artması, ye­ni girişimlerin önünde finansal bir engel oluşturur.

Devlet bura­da "fren" yapsa, yeni işletme sayı­sında bir artış (teşvik etkisi) gö­rülebilir.Devlet YDO’yu sabit tutarsa ne olur?Eğer devlet, yüksek enflasyon döneminde yetkisini kullanarak bu oranlarda ciddi bir feragat yo­luna giderse ortaya şu sonuçlar çı­kabilir:1.

Güçlü bir dezenflasyon sin­yali (psikolojik etki)Merkez Bankası enflasyonu dü­şürmeye çalışırken, Maliye tara­fının vergi ve harçları dondurma­sı, piyasaya verilen en net "eşgü­düm" mesajıdır.

Fiyat belirleme gücü olan firmalar üzerinde "ka­mu zam yapmıyor, ben de aşırı zam yaparsam talebi kaybederim" baskısı oluşur.

Bu durum, beklen­ti kanalını iyileştirerek enflasyo­nun ataletini (direncini) kırar.2.

Bütçe disiplini ve gelir kay­bı (mali etki)Bunun yapılmamasının temel sebebi bütçe dengesidir.

Devlet; pasaport harcı, MTV, trafik ceza­ları gibi kalemlerden milyarlarca liralık gelir elde eder.Eğer bu zamlar yapılmazsa bütçe açığı olumsuz etkilenebilir.Bütçe açığını kapatmak için dev­let daha fazla borçlanmak zorunda kalır, bu da faizlerin yükselmesi­ne neden olabilir.

Yani enflasyonla mücadele ederken "bütçe disipli­ninden" ödün verilmiş olur.3.

Görece refah ve satın alma gücünün korunmasıYDO sadece cezalara değil, aynı zamanda vergi dilimlerine de et­ki eder.

Eğer devlet YDO'yu düşük tutar ama vergi dilimlerini buna göre ayarlamazsa, çalışanlar hızla üst vergi dilimine girer (gizli vergi artışı).

Ülkemizdeki enflasyonun yapısal özelliği nedeniyle vergi di­limlerinin yükseltilmesi fiyatları artırmaz, talebi artırır.

Ancak harç ve cezaların sabit kalması, hane­halkı üzerindeki "yılbaşı zam fırtı­nası" baskısını azaltarak sosyal bir rahatlama sağlar.Devletin kendini tutması "piya­saya doğru bir mesaj" olur ancak hazinedeki boşluk bir sorun yaratır.Eğer devlet, "Enflasyonla mü­cadeleyi önceliklendiriyoruz, bu yüzden kendi gelirimizden fera­gat ederek YDO'yu bu yıl sembo­lik bir düzeyde tutuyoruz"derse; bu, Merkez Bankası'nın faiz kara­rından daha güçlü bir sinyal etkisi yaratabilir.

Çünkü bu, "enflasyo­nun suçlusu sadece piyasa değil, biz de elimizi taşın altına koyuyo­ruz" demektir.Toplumun bu tür bir "feragat" hamlesine vereceği tepki, aslında devlet ile vatandaş arasındaki "gü­ven sözleşmesi" ile doğrudan ilgi­lidir.Muhtemel psikolojik etkileriEkonomi sadece rakamlarla değil, algılarla yönetilir.

Devletin YDO’yu düşük ya da sabit tutması durumunda oluşabilecek muhte­mel psikolojik senaryolar şöyle:*“Devlet Yanımızda" algısı (po­zitif sosyal tepki): Yılbaşı dönem­leri Türkiye'de psikolojik olarak "zam yağmuru" ile eşleşmiş du­rumdadır.

Devletin bu döngüyü kırması, toplumda büyük bir psi­kolojik rahatlama yaratır.

Vatan­daş, enflasyonun tek sorumlusu­nun kendisi olmadığını, kamunun da bu yükü paylaştığını hisseder.

Bu, ekonomi yönetimine olan kre­dibiliteyi artırır.Adalet duygusu: “Zenginden alınan vergi değil, sıradan vatan­daştan alınan harç ve ceza artmı­yor" düşüncesi, sosyal barışı ve adaleti pekiştirir.

Eğer bu hamle yeterince iyi açıklanmazsa, bazı kesimler tarafından “siyasi bir ma­nevra" olarak görebilir.

Bu da kara­rın enflasyon üzerindeki düşürücü etkisini zayıflatır.Devletin çapası: Devlet yüz­de 25 zam dediği anda, bu rakam tüm Türkiye'nin zihnine "yılın ta­ban zammı" olarak çakılır.

Kreş üc­retini, özel okul fiyatını veya ber­ber tarifesini belirleyecek olan kişi; "Devlet bile %25 yapıyorsa benim %30 yapmam normaldir" diyerek kendini haklı çıkarır.Fren Etkisi: Devlet yüzde 2 gi­bi sembolik bir artış yaparsa, fahiş zam yapmak isteyen bazı sektör ak­törleri toplum gözünde "fırsatçı" durumuna düşer ve psikolojik üs­tünlüğünü kaybeder.Devrimsel bir adım olurDevletin enflasyon döneminde kendi gelirlerinden feragat ederek YDO’yu düşük tutması, kısa vade­de bütçede bir "delik" açsa da, or­ta vadede "enflasyon ataletini kır­mak" için devrimsel bir adım olur.Piyasa oyuncularını cesaretlen­diren "devlet zammı" referansı or­tadan kalktığında, dezenflasyon süreci çok daha hızlı ve az maliyetli gerçekleşebilir.Özellikle hizmet ve gayrimen­kul sektörlerinde YDO, bir "mali­yet belirteci" olarak kabul ediliyor.Devletin bu kararı bir zayıflık değil, bir "stratejik saldırı" olarak sunması için doğru iletişim dilini kullanması gerekir: "Biz bugün ge­lirimizden feragat ediyoruz ki, ya­rın daha düşük bir enflasyonla he­pimiz kazanalım."Bu mesaj, toplumdaki "belirsiz­lik" stresini azaltır.

Belirsizliğin azaldığı bir ortamda etiket yenile­me çılgınlığı biraz azalır, stokçuluk eğilimi düşer ve fiyatlar durulma­ya başlar.

İlgili Sitenin Haberleri