Haber Detayı

Dijital platformlar seyirciyi aptallaştırıyor
Kültür sanat aydinlik.com.tr
24/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Dijital platformlar seyirciyi aptallaştırıyor

ABD’li oyuncu Matt Damon, dijital yayıncılık tekellerinin ‘dikkat süresi’ bahanesiyle sinemanın üretim süreçlerini nasıl yozlaştırdığını anlattı. Damon, olay örgüsünün izleyiciye ‘anlamayacakmış gibi’ tekrar edildiğini vurguladı.

Günden güne etkisini artıran dijital platformlar nitelik açısından da tartışma konusu oldu.

Özellikle son dönemde başlayan dikey video akımından etkilenen platformlar, seyircinin dikkatini çalmak için basit ve sürekli tekrar eden senaryoları tercih ediyor.

SİNEMAYI YÜZEYSELLEŞTİRİYOR Hollywood sinemasının önde gelen isimlerinden Matt Damon, katıldığı bir programda dijital yayıncılık devi Netflix ve benzeri platformların içerik üretim stratejilerini eleştirdi.

Damon, platform yöneticilerinin, izleyicinin değişen alışkanlıklarına göre senaryo matematiğini bozduğunu ve içerikleri sığlaştırdığını belirtti.

Damon’a göre sinema salonundaki odaklanma deneyimi ile evdeki izleme alışkanlığı arasında uçurum var.

Ünlü oyuncu, “Evde izleme deneyimi çok farklı.

Işıklar açık, etrafta başka şeyler oluyor, çocuklar koşuşturuyor, köpekler havlıyor.” diyerek, ev ortamındaki izleyicinin filme verebileceği dikkatin sınırlı olduğuna işaret etti.

Bu dikkat eksikliği, yapımcıların filmleri bir sanat eseri olarak değil, “arka plan sesi” olarak tasarlamasına yol açıyor.

OLAY ÖRGÜSÜ SÜREKLİ TEKRAR EDİLİYOR Dijital platformların senaristlere yaptığı baskıyı ayrıntılandıran Damon, senaryoların izleyicinin zekasını hafife alan bir yapıya büründüğünü söyledi.

Damon, yöneticilerin senaristlerden “olay örgüsünü diyaloglar içinde 3-4 kez tekrar etmelerini” istediğini açıkladı.

Bu talebin gerekçesi ise modern çağın hastalığı olan “ikinci ekran” bağımlılığı.

Damon durumu şu sözlerle özetledi: “Bunu istiyorlar çünkü insanlar filmi izlerken telefonlarına bakıyorlar.

Konuyu kaçırmasınlar diye sürekli hatırlatma yapılıyor.” Bu yaklaşım, sinemanın gerektirdiği pürdikkat izleme disiplinini yok ederken, eseri de basit bir anlatıya hapsediyor.

SİNEMANIN MATEMATİĞİ BOZULDU Matt Damon, bu tüketim odaklı yaklaşımın filmlerin dramatik yapısını da değiştirdiğini vurguladı.

Geleneksel sinema eğitiminde aksiyon filmlerinin üç perdelik bir yapı üzerine kurulduğunu hatırlatan Damon, “Eskiden birinci, ikinci ve üçüncü perdede yükselen aksiyon sahneleri olurdu.

En büyük patlama, paranın en çok harcandığı final sahnesi üçüncü perdede yer alırdı.” dedi.

Ancak dijital platformların “izleyiciyi ilk dakikada yakalama” kaygısı bu estetiği yerle bir etti.

Yeni sistemin talep ettiği senaryo anlayışını aktaran Damon, “Şimdi ise ‘İlk 5 dakikaya büyük bir patlama koyabilir miyiz?’ diyorlar.

Çünkü insanların kanalda kalmasını, çıkıp gitmemesini istiyorlar.

Hikâyenin doğal gelişimi, yerini algoritmayı memnun edecek anlık uyarıcılara bırakmış durumda.” ifadelerini kullandı.

DİJİTAL PLATFORMLARIN YENİ İLLÜZYONU Sinemanın sadece içeriği değil, biçimi de teknoloji şirketlerinin dayatmalarıyla dönüşüme uğruyor.

Sinema ve televizyonun tarihsel olarak benimsediği ve insan gözünün görüş açısına uygun olan yatay format, yerini mobil cihazlara uygun “dikey video” bırakıyor.

Snapchat ve TikTok gibi uygulamalarla popülerleşen bu format, Hollywood stüdyoları tarafından da benimsenmeye başlandı.

Netflix, mobil uygulamasına dikey film fragmanları ekleyerek bu sürece dahil olurken, Fox Stüdyoları dikey formatta yayınlanan “mikro-drama” pazarına yatırım yapmaya başladı.

Özellikle Çin’de ortaya çıkan ve bölüm süreleri 1-2 dakikaya inen kısa drama türü, olay örgüsünü tamamen tüketime indirgiyor.

DİKKAT HIRSIZLIĞININ TEORİK BOYUTU Damon’ın bu açıklamaları akıllara Johan Hari’nin “Çalınan Dikkat” kitabını getirdi.

Hari son dönemde artan dikey video bağımlılığının insan zihninde tahribat yarattığını öne sürüyor.

Hari’ye göre, bir filme odaklanmışken telefona gelen bir bildirime bakmak, sadece o anlık bir kopuş değil; beynin tekrar odaklanması için gereken sürenin çalınması anlamına geliyor.

Dijital platformların yarattığı bu “bölünmüş zihin” durumu, insanın derinlemesine düşünme yetisini elinden alıyor.

Hari, bu durumun bireysel bir irade sorunu olmadığını, teknoloji şirketlerinin insan dikkatini sömürmek üzerine kurduğu sistemli bir saldırı olduğunu vurguluyor.

İlgili Sitenin Haberleri