Haber Detayı

Türkiye'de 100. yılını görebilen aile şirketi sayılı: Kritik kuralın dışına çıkan tarihe karışıyor
Ekonomi dunya.com
24/01/2026 14:23 (2 saat önce)

Türkiye'de 100. yılını görebilen aile şirketi sayılı: Kritik kuralın dışına çıkan tarihe karışıyor

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Genel Sekreteri Güray Karacar, Türkiye’deki aile şirketlerinin 'hayatta kalma' mücadelesi verdiğini belirterek, ülkedeki 2 milyondan fazla işletmenin yüzde 96'sının aile şirketi statüsünde bulunduğunu söyledi. TKYD'nin Milano Borsası iş birliğiyle yürüttüğü araştırmaya dikkat çeken Karacar, İtalya'da aile şirketlerinin ortalama ekonomik ömrünün 104 yıl sürdüğünü, Türkiye'de ise bu sürenin sadece 34 yıl olduğunu ifade etti. 

Türkiye'de aile şirketlerinin en temel sorununun "hayatta kalma" olduğunu belirten Güray Karacar, Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye'deki 2 milyondan fazla işletmenin yüzde 96'sının aile şirketi olduğunu ifade etti.İtalya'da aile şirketlerinin ortalama ekonomik ömrünün 104 yıl, Türkiye'de ise ortalama ekonomik ömrün 34 yıl olduğunu belirten Karacar, bu devasa farkın temel nedeninin "yazılı kültür" eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.Türkiye'de 64 şirket 100. yılını görebildiİtalya'daki kurucuların şirket değerlerini en baştan yazılı hale getirerek gelecek nesillere aktardığını ifade eden Karacar, Türkiye'de 100 yılı devirmeyi başaran şirket sayısının sadece 64 olduğu bilgisi paylaşıldı.Karacar, X, Y ve Z kuşaklarının aynı yönetim kurulunda birlikte karar almasının ciddi zorluklar yarattığını belirterek, çözümün "Aile Anayasası"ndan geçtiğini söyledi.

Hissedarlar sözleşmesinin hukuki bir çerçeve sunduğunu vurgulayan Karacar, ailelerin kuruluş amacı, temel değerleri ve gelecek vizyonunun bu anayasa ile netleştirilmesi gerektiğini ifade etti.Kuşaklar arasındaki farklara da değinen Karacar, birinci kuşağın sıfırdan değer yarattığını, ikinci kuşağın işi mutfağında öğrenerek yetiştiğini, üçüncü kuşağın ise hazır bir yapıya geldiği için farklı alanlara yönelebileceğini ya da çalışmamayı tercih edebileceğini söyledi.

Karacar, aile üyeleri ile profesyoneller arasında kesin bir ayrım yapılmaması gerektiğini, eğitimli ve deneyimli üçüncü kuşak aile bireylerinin doğru destekle şirketlere önemli katkı sunabileceğini kaydetti.'Yönetim kurulu başkanıyla CEO aynı kişi olmamalı'TKYD'nin 180'den fazla kurumsal ve 480 bireysel üyesiyle şirketlere rehberlik ettiğini belirten Karacar, özellikle SPK düzenlemeleri çerçevesinde halka açık şirketlere destek verdiklerini ifade etti.

Yönetim kurullarındaki kritik bir kuralın altını çizdi:"Yönetim kurulu başkanıyla CEO’nun aynı kişi olması bizim için uygun değil.

Hesap soranla hesap veren arasındaki ilişkinin düzenlenmesi lazım.

Bir işi kendiniz yapıyorsanız, kendinize hesap sormanız zordur."Halka arzın sadece sermaye değil, kurumsal bir disiplin getirdiğini ifade eden Karacar, Avrupa'da prestij olarak görülen halka açıklığın Türkiye'de bazen "şirket sıkıştı mı?" algısıyla karşılandığını söyledi.

Ancak zorlu ekonomik koşullarda gelecek dönemde halka arzların artacağını öngörüyor.Son olarak uluslararası kredi kuruluşlarının kriterlerine değinen Karacar, kurumsal yönetime uygun bir modelin bulunmamasının, kredi sürecine girişi dahi engelleyen en önemli beş maddeden biri olduğunu hatırlattı.

İlgili Sitenin Haberleri