Haber Detayı

Edirnekapı Şehitliği'nde Nusaybin Açıklaması... Cihat Yaycı: Önce Sınır Yok Sayılmış, Sonra Devletin Tapus...
Güncel haberler.com
24/01/2026 18:29 (6 saat önce)

Edirnekapı Şehitliği'nde Nusaybin Açıklaması... Cihat Yaycı: Önce Sınır Yok Sayılmış, Sonra Devletin Tapus...

Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırıyla ilgili Edirnekapı Şehitliği'nde bir açıklama yapıldı. Açıklamaya katılan müstafi Tümamiral Cihat Yaycı "Nusaybin’de yaşanan olay bunun açık örneğidir. Türkiye Cumhuriyeti sınırı fiilen geçilmiş, ardından Türk bayrağı indirilmiştir. Bu, iki aşamalı bir egemenlik ihlalidir: Önce sınır yok sayılmış, sonra devletin tapusu olan bayrağa saldırılmıştır. Bu eylem; ne protestodur, ne gençlik heyecanıdır, ne de ifade özgürlüğüyle açıklanabilir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğini test etmeye yönelik bilinçli bir provokasyondur." dedi.

Haber: Oktay YILDIRIM/Kamera: Gencer KETEN(İSTANBUL) Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırıyla ilgili Edirnekapı Şehitliği'nde bir açıklama yapıldı.

Açıklamaya katılan müstafi Tümamiral Cihat Yaycı "Nusaybin'de yaşanan olay bunun açık örneğidir.

Türkiye Cumhuriyeti sınırı fiilen geçilmiş, ardından Türk bayrağı indirilmiştir.

Bu, iki aşamalı bir egemenlik ihlalidir: Önce sınır yok sayılmış, sonra devletin tapusu olan bayrağa saldırılmıştır.

Bu eylem; ne protestodur, ne gençlik heyecanıdır, ne de ifade özgürlüğüyle açıklanabilir.

Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğini test etmeye yönelik bilinçli bir provokasyondur." dedi.Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırıyla ilgili Türk Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri ve Kanaat Önderleri tarafından Edirnekapı Şehitliği'nde protesto edildi.

Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı tarafından yapılan açıklamada "Bayrağın indirilmesi ve yakılması tesadüf değildir.

Bu bir psikolojik harp yöntemidir.

Silahsız bir saldırıdır.

Kan dökmeden diz çöktürme teşebbüsüdür." denildi.

Açıklama şöyle: "Biz Türk vatandaşları, bugün burada, Edirnekapı Şehitliğinde, Bayrak ve Vatan uğruna canlarını vermiş şehitlerimizin manevi huzurunda, Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyetinin kutsalı Türk Bayrağımızın canı pahasına muhafızı olduğumuzu haykırmak için toplandık.

Türk bayrağı bir sembol değildir.

Bir hüküm belgesidir.

Dalgalandığı yerde 'burada Türk devleti vardır' diyen egemenlik ilanıdır.

Türk bayrağı; rengiyle mübarek ecdat kanını, kumaşıyla şehit tenini, parıltısıyla zaferlerin ışığını, ayyıldızıyla hürriyet ve istiklali, üzerindeki yazısıyla kahramanlık ve fazileti, dalgalandığı gönderiyle milli iradeyi, sırmasıyla şeref ve mesuliyeti temsil eder."Bayrak indirilirse yalnızca bir bez parçası yere inmez; ecdadın kanı inkar edilir, şehidin emaneti çiğnenir, milli irade tartışmaya açılır"Bu bayrak; Malazgirt'te Alparslan'ın kefenidir, Çanakkale'de şehidin son nefesidir, İstiklal Harbi'nde yokluktan devlet çıkaran iradedir.

İşte bu yüzden Türk bayrağı indirilemez.

Çünkü bayrak indirilirse yalnızca bir bez parçası yere inmez; ecdadın kanı inkar edilir, şehidin emaneti çiğnenir, milli irade tartışmaya açılır."Haçlılar Kudüs'te, sömürgeciler Afrika'da, işgalciler Balkanlar'da önce bayrağı indirmiş, sonra haritayı çizmiştir"Türk askeri sancağın önüne geçtiğinde sıradan bir nöbet tutmaz.

Yemin eder.

Bu yemin; bayrağın can pahasına korunacağını, gerekirse sancağın yere düşmemesi için askerin bedeniyle siper olacağını emreder.

Bu bir metin değil, bin yıllık Türk devlet geleneğinin buyruğudur.Tarihte bu böyledir.

Roma'da sancak düşerse ordu yok sayılırdı.

Osmanlı'da sancak yere düşerse 'ordu bozuldu' kabul edilirdi.

Moğol'da tuğ devrilirse kağanlığın kudreti sorgulanırdı.

Bu nedenle düşman önce bayrağı hedef alır.

Haçlılar Kudüs'te, sömürgeciler Afrika'da, işgalciler Balkanlar'da önce bayrağı indirmiş, sonra haritayı çizmiştir."Bayrağın indirilmesi psikolojik harp yöntemidir"Bayrağın indirilmesi ve yakılması tesadüf değildir.

Bu bir psikolojik harp yöntemidir.

Silahsız bir saldırıdır.

Kan dökmeden diz çöktürme teşebbüsüdür.

Mesaj açıktır: 'Bu devlet burada hakim değil.' 'Bu millet sahipsiz.' 'Milli irade kırılabilir.' Nusaybin'de yaşanan olay bunun açık örneğidir.

Türkiye Cumhuriyeti sınırı fiilen geçilmiş, ardından Türk bayrağı indirilmiştir.

Bu, iki aşamalı bir egemenlik ihlalidir: Önce sınır yok sayılmış, sonra devletin tapusu olan bayrağa saldırılmıştır.

Bu eylem; ne protestodur, ne gençlik heyecanıdır, ne de ifade özgürlüğüyle açıklanabilir.

Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğini test etmeye yönelik bilinçli bir provokasyondur."Sembollere sessiz kalanlar, sonuçlara katlanmak zorunda kalır"Aynı zihniyet, Türkiye Cumhuriyeti sokaklarında terör örgütü ve ayrılıkçı paçavraları dolaştırarak egemenliği aşındırmaya çalışmaktadır.

Bu paçavralar bir fikir değildir.

Bir görüş değildir.

Bunlar; silahlı terörün ve bölünme projelerinin simgeleridir.

Amaç düşünce açıklamak değil; devletin sabrını ölçmek, toplumu alıştırmak ve meşruiyet devşirmektir.

Bugün paçavra sallanır, yarın sözde özerklik konuşulur, ertesi gün harita dayatılır.

Tarih bunu defalarca göstermiştir: Sembollere sessiz kalanlar, sonuçlara katlanmak zorunda kalır.

Bayrak indirmeye, paçavra dolaştırmaya kalkana tereddütsüz, gecikmesiz ve caydırıcı şekilde müdahale edilmelidir."Türk Milleti, bayrağını tartışmaz, pazarlık konusu yapmaz, indirtmez"Çünkü bu fiiller; devletin egemenlik sembollerine saldırıdır, kamu düzenine tehdittir, ama hepsinden önce anayasal düzene kasttır.

Verilecek ceza; 'denemek, göze alınamaz' dedirtmelidir.

Meşrulaştırmaya asla izin verilmemelidir. 'Protesto', 'ifade özgürlüğü', 'gençlik' gibi kılıflar hukuken ve siyasi olarak reddedilmelidir.

Zira, Devlet, kendi sembolünü tartışmaz.

Devlet, kendi tapusunu savunur.

Ve bu noktada söz artık Türk Milleti'nindir.

Türk Milleti, bayrağını tartışmaz.

Bayrağını pazarlık konusu yapmaz.

Bayrağını indirtmez.

Çünkü bu millet bilir ki; bayrak düşerse devlet düşer, bayrak zedelenirse vatan yaralanır."Türk bayrağına sahip çıkmak; bir siyasi tercih değil, bir varoluş meselesidir"Türk Milleti için bayrak; ataların kanıyla yazılmış bir emanet, şehitlerin canıyla mühürlenmiş bir yemin, gelecek nesillere devredilecek bir namustur.

Türk Milleti, askerinin sancak başında ettiği yemini kendi vicdanında taşır: 'Bayrak yere düşmeyecek.

Gerekirse bedenimle siper olacağım.

Can verilecek ama sancak teslim edilmeyecek.' Bu, sadece askerin değil; Türk Milleti'nin tamamının ortak yeminidir.

Bu millet; Malazgirt'te alışmadı, Çanakkale'de susmadı, İstiklal Harbi'nde kabullenmedi.

Bugün de kabullenmez.

Türk bayrağına sahip çıkmak; bir siyasi tercih değil, bir varoluş meselesidir.

Biz, Türk Milleti; bu bayrağı indirtmeyiz, kimsenin önünde de diz çökmeyiz. 5Allah Türkiye Cumhuriyetine zeval vermesin.

Türk Milletini birlik ve dirlik içinde daim kılsın.Türk Milleti'ni ve Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet payidar eylesin.

Türk Bayrağını yere düşürmesin.

Türk Silahlı Kuvvetlerini daima muzaffer eylesin.Hainlere fırsat vermesin!

Şehitlerimizin ruhu şad olsun."

İlgili Sitenin Haberleri