Haber Detayı

İmralı Görüşmesinin Tam Tutanakları Yayımlandı.
Güncel haberler.com
23/01/2026 21:23 (1 gün önce)

İmralı Görüşmesinin Tam Tutanakları Yayımlandı.

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu temsilen adaya giden heyetin Abdullah Öcalan ile 24 Kasım 2025'te yaptığı yaptığı görüşmeye ilişkin 16 sayfalık tutanağın tamamı yayımlamdı. Öcalan ile yapılan görüşmeye ait kayıtlar, "İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi Görüşme Tutanağı" başlığıyla TBMM’nin resmi internet sitesinde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kısmında yer aldı. Görüşmede Feti Yıldız'ın, SDG'nin 10 Mart entegrasyon anlaşmasına uyulmasının elzem olduğunu söylediği aktarılarak, "Suriye konusunda kendisinin yeni bir açıklaması gerektiğini, ilk açıklamasında 'silah bırakın' derken PKK'nın bütün bileşenlerine söylediğini bildiklerini, (bunun üzerine A.Öcalan; İran'da her gün idamların yaşandığını, kendisinin (A.Öcalan) İran'dan 'Azeriler ve Kürtler için demokratik haklar vermesini ve idamları sonlandırmasını' isteyeceğini, bunun için inisiyatif kullanmaları gerektiğini, tabi bunun savaş anlamına gelmediğini ancak idamlar devam ederken (PJAK) silah bırakmayacaklarını, şu an İran'la bir diyalog ve ateşkes sürecine girmelerinin gerektiğini, bir entegrasyon çalışmasının İran'a dayatılabileceği..." ifadeleri yer aldı.

(TBMM) - TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu temsilen adaya giden heyetin Abdullah Öcalan ile 24 Kasım 2025'te yaptığı yaptığı görüşmeye ilişkin 16 sayfalık tutanağın tamamı yayımlandı.

Öcalan ile yapılan görüşmeye ait kayıtlar, "İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi Görüşme Tutanağı" başlığıyla TBMM'nin resmi internet sitesinde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kısmında yer aldı.

Görüşmede Feti Yıldız'ın, SDG'nin 10 Mart entegrasyon anlaşmasına uyulmasının elzem olduğunu söylediği aktarılarak, "Suriye konusunda kendisinin yeni bir açıklaması gerektiğini, ilk açıklamasında 'silah bırakın' derken PKK'nın bütün bileşenlerine söylediğini bildiklerini, (bunun üzerine A.Öcalan; İran'da her gün idamların yaşandığını, kendisinin (A.Öcalan) İran'dan 'Azeriler ve Kürtler için demokratik haklar vermesini ve idamları sonlandırmasını' isteyeceğini, bunun için inisiyatif kullanmaları gerektiğini, tabi bunun savaş anlamına gelmediğini ancak idamlar devam ederken (PJAK) silah bırakmayacaklarını, şu an İran'la bir diyalog ve ateşkes sürecine girmelerinin gerektiğini, bir entegrasyon çalışmasının İran'a dayatılabileceği..." ifadeleri yer aldı.

Söz konusu görüşmeye, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız katılmıştı.

Heyet, komisyon adına İmralı Adası'na giderek terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile temaslarda bulunmuştu.Tutanakta özetle Feti Yıldız, Hüseyin Yayman ve Gülistan Kılıç Koçyiğit'in kısmında şu ifadeler yer aldı: Feti Yıldız'ın bölümü: (A.Öcalan'ın) silahlı yöntemden siyasi yönteme geçtiğini, eşit yurttaşlık, kültürel adımlar komünalite üzerine yoğunlaştığını bildiklerini, ve (A.Öcalan'ın) Şubat 2025'de yapmış olduğu çağrısında bütün yapıların silahlı mücadeleyi bırakmasını ve örgütsel varlıklarını dağıtmaları gerektiklerini anladığını, bunun toplumu çok rahatlattığını, halkın bu gelişmeyi takip ettiğini, kendilerinin (MHP'nin) silah bırakın derken Suriye, Irak ve İran'daki yapıları da kapsamasının önemli olduğunu,Yaşanılan sorunların demokrasi çerçevesinde çözülebileceğini, bunun ancak teröre son verilerek Terörsüz Türkiye'de mümkün olacağını,1999 Ekim ayında duruşma salonunda kendisinin (F.Yıldız) de şehitlerin avukatı olarak yer aldığını,"1970'lerde Kürt hareketinin solun içerisinde olduğu için fark edilmedi, şimdi sol Kürt hareketi içerisinde..."1970'lerde Kürt hareketinin solun içerisinde olduğu için fark edilmediğini, şimdi tam tersi solun Kürt hareketi içerisinde olduğunu,Kendileri burada çözüme giderken bir örgüt mensubunun da 'ne çözümü, ne silahsızlanması' diye açıkça söylediğini, 'A.Öcalan'ın aldığı karar sadece Türkiye'yi ilgilendirir' diye not düşürdüklerini, SDG'nin başındaki kişinin (Ferhat Abdi Şahin'in) A.Öcalan'ın yetiştirdiği birisi olduğunu halkın bildiğini,Partili ya da Türk siyasetinde olan arkadaşların Lozan'dan ve 1924 Anayasası'ndan önceki dönemin dilini kullanmamaları gerektiğini, bunun süreci zehirlediğini,Sabri Ok'un Türkiye'den çekilirken yanında olan örgüt mensuplarının ellerinde silah olmasının Türk kamuoyunda infial yarattığını, bu noktada kendisinin yapmış olduğu çağrıya PKK'nın tam uymadığının görüldüğünü,"Suriye konusunda Öcalan'ın yeni bir açıklaması gerekiyor"SDG'nin 10 Mart entegrasyon anlaşmasına uyulmasının elzem olduğunu, Suriye konusunda kendisinin yeni bir açıklaması gerektiğini, ilk açıklamasında 'silah bırakın' derken PKK'nın bütün bileşenlerine söylediğini bildiklerini, (bunun üzerine A.Öcalan; İran'da her gün idamların yaşandığını, kendisinin (A.Öcalan) İran'dan 'Azeriler ve Kürtler için demokratik haklar vermesini ve idamları sonlandırmasını' isteyeceğini, bunun için inisiyatif kullanmaları gerektiğini, tabi bunun savaş anlamına gelmediğini ancak idamlar devam ederken (PJAK) silah bırakmayacaklarını, şu an İran'la bir diyalog ve ateşkes sürecine girmelerinin gerektiğini, bir entegrasyon çalışmasının İran'a dayatılabileceğini,)PKK'nın Irak'tan çektiği güçlerini Suriye'ye gönderdiği yönünde gözlemler olduğunu, bu durumun daha önceki açıklama ile çelişki yarattığını...Hüseyin Yayman'ın bölümü: "Komisyon ve Türkiye adına başarmak zorundayız, aksi halde sokaktaki iklim ve havanın bambaşka bir hale dönebilir"Komisyon adına burada olduklarını, milletin sorularını kendisine soracağını, bütün Türkiye'nin kulağının burada olduğunu, buradaki havanın tüm bölgeyi etkileyeceğini, bunun Türkiye ve bölge adına tarihsel olduğunu,Cumhur İttifakı olarak Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ve Sn.

Devlet Bahçeli'nin bu meselenin çözümü açısından çok büyük bir risk aldıklarını, dolayısıyla milletin meselenin çözümü için daha hızlı adımlar beklediğini,Sonuç olarak Komisyon ve Türkiye adına başarmak zorunda olduklarını, aksi halde sokaktaki iklim ve havanın bambaşka bir hale dönebileceğini,Milletin kendisinin (A.Öcalan) 27 Şubat çağrısını önemsediğini, ancak pratik adımların daha fazla olması konusunda talep bulunduğunu, tüm şehit ailelerinin hassasiyeti ile geldiklerini,"Buradan çıkacak olan netice ya sürecin devamına ya da başka bir sonuca yol açacak"Akil insanlar heyetinde yer aldığını, çok ciddi tepkiler ile karşılaştığını, başarmak zorunda olduklarını, pratik adımlar noktasında buradan çıkacak olan neticenin ya sürecin devamına ya da başka bir sonuca yol açacağını,Bu tarihsellik içerisinde hem TBMM Komisyonu hem bu görüşmenin çok daha tarihsel anlam kazandığını, Devlet-Örgüt görüşmelerini takip eden herkesin bildiğini, 1993-1995-1999-2009-2014 yıllarında bütün bu tarihi değiştirme fırsatının geldiğini, 27 Şubat açıklaması ve buna bağlı olarak pratik adımların hızlanması gerektiğini, Komisyon'dan beklentinin çok yüksek olduğunu ve geçmişteki hatalara düşmemek gerektiğini, görünmez bir el ve darbe mekaniğinin bulunduğunu, buradan çıkmanın yolunun Suriye'de de Türkiye'de her yerde örgütün A.Öcalan'ın çağrısına uyması olduğunu,Tarihsel hafızanın Türkler ile Kürtlerin 1000 yıllık kardeşliğini beraber sağlayacaklarını veya bugünkünden çok daha büyük bir savaş yıkım/ kriz yaşanacağını, (Bunun üzerine Feti Yıldız tarafından 'Türkiye için hiçbir zaman gerçekleşmeyecek iddialarda bulunmanın süreci sabote etmek olacağını, buna dikkat edilmelidir' şeklinde ifade edilmiştir.)Darbe tehdidi bulunduğunu, bunu açıklığa kavuşturmak gerektiğini,Temel meselenin bütün hafızayı tarihsel gerçekliği bilen bir heyet olarak Terörsüz Türkiye gerçekleşecekse Türkiye'nin pratik adımları bekliyor olduğunu, (Bunun üzerine A.Öcalan 'pozitif hamleler peşinde olduğunu' ifade etmiştir.)Komisyona gelen herkes pratik adımlar atılması, çok hızlı hareket edilmesi gerektiğini söylediğini,"Öcalan'ın örgütün lideri olarak kesin talimat vermesi gerekiyor"Bir direnç bulunduğunu, çünkü örgütün merkezini Kandil'den Suriye sahasına taşımasının sorunu çözmediğini, kendisinin (A.Öcalan) örgütün lideri olarak kesin talimat vermesi gerektiğini, bunu tüm Kamuoyu ve Türkiye'nin beklediğini, bunu gerçekleştirdiğinde başka bir iklimin gelişeceğini,Komisyon'da dinlenen her kesimin şiddet sona ermesi halinde Türkiye'nin çok ileri gideceğini, belirttiğini, dolayısıyla somut adıma ihtiyaç duyulduğunu,Darbe mekanizmasının devreye girebileceğinin akıllarında olacağını,Bütün tarihsel çelişkiyi ortadan kaldırmanın ve yeni bir yol bulmanın Komisyon'un görevi olduğunu,Kendisinin Türkmen ve ülkücü kökenli olduğunu ve kardeşlik adına inisiyatif aldığını, Komisyon'un kurulmasının tarihsel olduğunu,Nitelikli çoğunlukla buraya geldiklerini, 'milletin kendilerinden sonuç nedir Suriye'de silahlar bırakılacak mı?

Diyarbakır'da çocuklarını isteyen anneler çocuklarına kavuşacak mı?

Silahlar sadece elde değil zihinde bırakılacak mı' sorularının cevap beklediğini...Gülistan Kılıç Koçyiğit'in bölümü: Gayet iyi ve sağlıklı göründüğünü, sağlığının da gayet iyi göründüğünü, birçok kesimi dinlediklerini, komisyon adına burada bulunduklarını, kendisini dinlemek istediklerini, kendisinin (A.Öcalan) düşüncelerini de kamuoyu ile paylaşmak istediklerini,Kürtlerin kendi örgütlülüğünü sağlayarak Cumhuriyet'e entegrasyonu, Cumhuriyet'in de bir karakteri olacağını, nasıl bir Cumhuriyet olacağını, merak ettiğini,Sürecin ilerlemesi, kendisinin (A.Öcalan) elinin güçlenmesi için bütün söylediklerinin pratiğe geçmesi için komisyona düşenin ne olduğu konusunda fikrini bilmek istediklerini,Yarın 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü olduğunu, kadınların selamlarını ilettiklerini ifade etmişlerdir."

İlgili Sitenin Haberleri