Haber Detayı
Bir zamanlar Dışişleri bakanına 'beygir suratlı' diyen cumhurbaşkanımız vardı
Emekli Diplomat Vahit Özdemir, iki tane ilginç anı anlattı. Bir tanesinde 27 Mayıs sonrası yaşanan cumhurbaşkanı-dışişleri bakanı gerilimi. Diğerinde ise merkezde eski İran Şahı Rıza Pehlevi'nin "Türkçe" hazımsızlığı var.
Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir 22 Şubat 1962’de darbe girişiminde bulundu.Aydemir, Süvari Binbaşı Fethi Gürcan’ı dinlese ve Çankaya Köşkündeki zevatın derdest edilmesini emretseydi belki Devlet Başkanı olacaktı.Darbeye karar veren kişinin hükümetle pazarlık yapması bana göre fahiş hataydı.22 Şubat 1962 tarihinde devrin Dışişleri Bakanı Selim Sarper idi.Sarper, lise mezunu alaylı bir diplomat iken daha daha sonra Odesa Konsolosu oldu.Ankara Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra diplomatik kariyer memurluğuna terfi etti.Önemli yerlerde büyükelçilik yaptı.Cemal Gürsel ve İsmet İnönü Hükümetlerinde Dışişleri Bakanlığı yaptı. (1960-1962)22 Şubat 1962’deki darbe girişimi sırasında pasif kaldığı gerekçesiyle Başbakan İnönü tarafından görevinden alındı ve yerine Londra Büyükelçisi Feridun Cemal Erkin atandı. (1962-1965)Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel yeni Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin’i hiç sevmezdi.Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Semih Akbil’in anlattığına göre, Cumhurbaşkanı Gürsel Dışişleri Bakanı, Feridun Cemal Erkin’in geldiğini duyunca "Semih o beygir suratlı adam yine mi geldi?” diye memnuniyetsizliğini belirtirdi. (Kaynak: Urumiye Başkonsolosu Orhan Akbil.
Semih Akbil, Orhan Akbil ile amca çocuklarıydı.
Bu olayı Orhan Akbil, Urumiye’de bana en az 10 defa 1978-1979 yıllarında anlatmıştır.)Feridun Cemal Erkin ve Cemal GürselİRAN ŞAHI İLE YEMEKCumhurbaşkanı Gürsel’in "beygir suratlı adam" diye tarif ettiği Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin, 1963'te İran’a resmi bir ziyarette bulundu. 1960’lı yıllarda petrolun varili belki 2,5 dolar civarındaydı.
Şah’ın da 1963’de fazla siyasi gücü yoktu.
Şah, bir öğle yemeğinde Dışişleri Bakanı Erkin ile eşi Erkin’i ağırladı.Yemekte Şah’ın Azerbaycan Türkü eşi Şahbanu Pehlevi ve İran Dışişleri Bakanı da hazır bulundu.Konuşmalar Fransızca yapılmaktaydı.Bir ara Şahbanu Pehlevi, Azerbaycan Türkçesiyle "Men Tebrizliyem.
Atam Serheng’dir.
Türki danışabilirem...
Sizin ve avradınızın burada olmasından çok hoşalbaht olmuşam” dedi.Tercümesi: “Ben Tebrizliyim.
Babam Albay’dır.
Türkçe konuşabilirim.
Sizin ve eşinizin burada olmasından dolayı da çok mutluyum."Şahbanu Pehlevi’nin Türkçe konuşması İran İmparatoru Muhammed Rıza Şah Pehlevi’yi ciddi şekilde rahatsız etti.Kaş göz işaretinden sonra yine Fransızca konuşmaya devam ettiler.ACABA NEDEN1514 Çaldıran Savaşından dolayı olabilir mi?Ya da 1925 yılında Kaçar Hanedanını devirerek kendisini İran Şah’ı ilan eden babası Rıza Şah’ın delikanlı iken Osmanlı İmparatorluğunun Tebriz Şehbenderliğinde (Konsolosluğunda) Kavas (Odacı) olarak bir süre çalıştığı aklına getirdiği için mi?İranlıların anlattığına göre Baba Şah Rıza Pehlevi yaklaşık iki metre boyundaymış ve okuma-yazma dahi bilmiyormuş.
Yani Farsça "bisavad" imiş.
Farsça “bisavad” kelimesi “okuma-yazma bilmeyen, okur-yazar olmayan” demek.
Günlük kullanımda ise çoğu zaman “cahil, eğitimsiz, bilgisiz” anlamında da söylenir ve hakaret/alay tonu taşıyabilir.Kaynak: Olayı Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin Osman Bölükbaşı’ya anlatmış.
Osman Bölükbaşı da bana bizzat anlatmış idi. (Brüksel, 1976)Nereden nereye?Emekli Diplomat Vahit Özdemir-24 Ocak 2026Odatv.com