Haber Detayı
Bir sahneden bin renge
Modern sanatın en özgün figürlerinden Semiha Berksoy’un İstanbul Modern’de süren “Tüm Renklerin Aryası” sergisi, disiplinler arası üretimlerini bir kez daha bir araya getiriyor. Opera, resim, sinema ve edebiyat; tek bir yaşam pratiğinde birleşiyor.
İstanbul Modern, Cumhuriyet dönemi kültür tarihinin kurucu kadın figürlerinden Semiha Berksoy’un çok yönlü üretimini, Flormar sponsorluğunda 6 Eylül tarihine kadar izleyiciyle buluşturuyor. “Tüm Renklerin Aryası”, Berksoy’un sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan üretimini 200’ü aşkın yapıtla bir araya getiriyor.
Bu sergi, kronolojik bir biyografi anlatısı sunmak yerine, Berksoy’un kişisel mitolojisini ve sahneyle kurduğu derin bağı merkezine alan tematik bir kurguya yaslanıyor.
Erken dönem desenlerden opera sahnesinden ilhamla üretilmiş resimlere, otoportrelerden çarşaf resimlerine uzanan geniş bir seçki, izleyiciyi sanatçının iç dünyasında gezintiye çıkarıyor.
Kırmızı oda: Sahnenin kalbi Serginin merkezinde yer alan ve sahne atmosferine doğrudan gönderme yapan “Kırmızı Oda”, Berksoy’un resimlerinde operatik dramatizmin nasıl vücut bulduğunu gösteriyor.
Annesi Fatma Saime Hanım’a adanan çalışmalar, otoportreler ve gündelik kumaşlar üzerine yapılan resimler, sanatçının hayatla sanat arasındaki sınırları bilinçli olarak silen tavrını görünür kılıyor.
Bir odada 1910 doğumlu sanatçının 1935’te yayımlanan öyküsü “Mezardan Gelen Mektup” karşılıyor izleyiciyi; bir diğerinde Türkiye’nin ilk sesli filmi İstanbul Sokaklarında ve rol aldığı Söz Bir Allah Bir’den kesitler… Fotoğraflar, efemeralar, ses kayıtları ve görüntüler, Berksoy’un üretimini yalnızca “eser” olarak değil, yaşayan bir sahne olarak kuruyor.
Semiha Berksoy Berlin’den İstanbul’a Berksoy’un üretimini Almanya’da ilk kez kapsamlı biçimde görünür kılan “Semiha Berksoy: Singing in Full Color” sergisi, 2024–2025 arasında Berlin’de Hamburger Bahnhof’ta izleyiciyle buluşmuştu.
İstanbul Modern’deki sergi ise bu anlatıyı genişleterek yeni bir başlık ve küratöryel çerçeveyle sunuyor; çok katmanlı bir bellek alanı kuruyor.
Kadın sanatçıların görünürlüğü Serginin basın toplantısında konuşan İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, müzenin kuruluşundan bu yana kadın sanatçıların üretimini görünür kılmayı öncelik olarak benimsediğini vurguladı.
Berksoy’un sahne, resim, sinema, edebiyat ve müzik alanlarında geliştirdiği özgün dilin, Türkiye sanat tarihinde öncü bir yerde durduğunun altını çizdi.
Renk, cesaret ve yaratıcılık Serginin ana sponsoru Flormar adına konuşan CEO Tuba Altunterim, Berksoy’un sanatsal cesareti ve renklere olan tutkusunun markanın “renk uzmanlığı” yaklaşımıyla güçlü bir bağ kurduğunu ifade etti. “Sanat da tıpkı renk gibi, insanın modunu ve hayata bakışını dönüştürüyor,” sözleriyle bu birlikteliğin altını çizdi.
Fotoğraf: Canberk Ulusan Kızının gözünden Sanatçının kızı, tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy, annesinin resim yaparken büründüğü sessiz ve yoğun hâli anlattı.
Tuvalden çarşafa, kartondan buzdolabı kapağına uzanan malzeme çeşitliliğinin, Berksoy’un içgüdüsel yaratıcılığının bir yansıması olduğunu söyledi. “Resimlerinde yaşam, mücadele ve umut vardı,” cümlesi serginin ruhunu özetler nitelikteydi.
Küratöryel bakış Sergi, müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak ile küratör Deniz Pehlivaner tarafından hazırlandı.
Amaç, Berksoy’un sahneyle kurduğu ilişkinin, bedensel ve duygusal deneyimin resme nasıl dönüştüğünü görünür kılmak.
Kişisel hafıza ile kolektif tarihin iç içe geçtiği bu alan, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, hissetmeye de davet ediyor.
Sergiye özel hazırlanan katalog; akademisyenlerden küratörlere, sanatçılardan eleştirmenlere uzanan zengin bir metin seçkisi sunuyor.
İstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler bölümü ise çocuklar ve gençler için atölyelerle Berksoy’un çok disiplinli dünyasını yeni kuşaklara aktarmayı hedefliyor.
Müze mağazasında ise sergiden ilhamla tasarlanan özel ürünler yer alıyor.
Bir yaşam, tek bir arya Tüm Renklerin Aryası, 2004 yılında kaybettiğimiz Semiha Berksoy’un 70 yılı aşan üretimini bir araya getirirken, bize şunu hatırlatıyor: Bazı sanatçılar eser üretmez; bir hayatı başlı başına sanat olarak yaşar.
Berksoy’un sahnesi bugün İstanbul Modern’de; sesi, rengi ve cesaretiyle… Yatırımdan deneyime ağırlamanın yeni haritası FSUMMIT’teYaşam Keyfi