Haber Detayı
Düğünlerde yeni dönem: Artık eskisi gibi para toplama dönemi bitti!
Enflasyon canavarı sadece mutfaktaki tencereyi değil, sosyal hayatın en köklü geleneklerini de yok etmeye başladı. Türk Lirası'ndaki erime, cüzdanları işlevsiz hale getirip 'çantalarla para taşıma' dönemini başlatırken, düğün dernek adetleri de teknolojiye teslim oldu. Artık damadın yakasına para takmak yok; davetiyelerin altına 'Lütfen nakit getirmeyiniz' notu düşülüyor, takı merasimleri mobil bankacılık üzerinden yapılıyor.
Piyasadaki en büyük banknot olan 200 liranın alım gücünün bir fincan kahveye kadar gerilemesi, ticaretten eğlence sektörüne kadar her alanda 'lojistik' bir kriz yarattı.
Vatandaş için para harcamak kadar, o parayı fiziksel olarak taşımak da bir eziyete dönüştü.
Bankalar nakit talebine yetişemezken, düğün sahipleri de tomarla parayı sayma ve koruma derdinden kurtulmak için çareyi 'dijitalleşmekte' buldu.
ATM BAŞINDA 'PARÇA PARÇA' ÇİLE Sokağın nabzı bankamatik kuyruklarında atıyor.
Eskiden maaş çekmek için sıraya giren vatandaş, şimdi sadece günlük ihtiyacı olan 5-10 bin lirayı denkleştirmek için ATM ATM geziyor.
Cihazların para hazneleri, hacmi büyük ama değeri küçük banknotlarla dolup taştığı için sistem sık sık 'Hizmet dışı' hatası veriyor.
Vatandaş, tek seferde ihtiyacı olan tutarı çekemeyince, birkaç farklı bankadan parça parça çekim yaparak cüzdanını değil, yanındaki çantayı doldurmak zorunda kalıyor.
Bu durum hem ciddi bir zaman kaybına hem de sokakta güvenlik zafiyetine yol açıyor.
ZARFLAR PATLADI, SANDIKLAR ALMADI: 'IBAN'LI DÜĞÜN DEVRİ En radikal değişim ise düğün salonlarında yaşanıyor.
Türk kültürünün vazgeçilmezi olan 'takı merasimi' şekil değiştirdi.
Eskiden yakalara iğnelenen veya sandığa atılan zarflar, artık yerini cep telefonlarına bıraktı.
Düğün sahipleri, deste deste parayı saymanın, sahtesini ayırmanın ve o kalabalıkta muhafaza etmenin yarattığı stresle başa çıkmakta zorlanıyor.
Bu yüzden yeni basılan davetiyelerin altına adres tarifinden hemen sonra bir IBAN numarası ve şu not düşülüyor: 'Lütfen nakit getirmeyiniz.' Misafirler de bu durumdan memnun; kuyruğa girip takı takmak yerine, oturdukları masadan 'Hayırlı olsun' açıklamasıyla EFT yaparak görevlerini ifa ediyor.
KİRACI SIRT ÇANTASIYLA, KUYUMCU ÇÖP POŞETİYLE GEZİYOR Nakit krizinin vurduğu bir diğer alan ise yüksek montanlı alışverişler.
Bir ev kiralamak veya depozito ödemek isteyen vatandaş, ödemeyi elden yapacaksa yanında bir sırt çantasıyla gezmek zorunda kalıyor.
Kuyumcular çarşısında ise durum trajikomik bir hal aldı.
Toptancılar ve esnaf, dikkat çekmemek ve taşıma kolaylığı sağlamak adına milyonlarca liralık ödemeleri siyah çöp poşetleriyle taşıyor.
Pazarda fileler hafiflerken, o fileyi doldurmak için gereken kağıt para miktarının ağırlığı her geçen gün artıyor.
ÇÖZÜM YENİ BANKNOT MU, DİJİTAL Mİ?
Piyasadaki bu 'para hamallığı' tartışmaları da beraberinde getirdi.
Ekonomistler, 200 liranın yetersiz kaldığı konusunda hemfikir.
Teknik olarak 500 ve 1000 liralık banknotların basılması, piyasadaki nakit trafiğini fiziksel olarak rahatlatabilir.
Ancak uzmanlar uyarıyor: Yeni banknot basmak sadece lojistiği çözer, paranın değer kaybını durdurmaz.
Asıl çözümün enflasyonu düşürmek ve fiyat istikrarını sağlamak olduğunu belirten ekonomistler, bu süreçte kredi kartı ve temassız ödemenin teşvik edilmesi gerektiğini savunuyor.
Fakat yüksek faiz ortamında kredi kartına yüklenmenin de vatandaş bütçesinde başka delikler açabileceği gerçeği, tüketicileri iki arada bir derede bırakıyor.