Haber Detayı
Perinçek Beykoz’dan uyardı: Süleymancılar da FETÖ gibi dış destekli tehdit
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, ‘Bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı raporunda Süleymancıların yabancı istihbarat teşkilatları ile ilişkisine yer veriliyor. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti içinde FETÖ gibi örgütlendiklerini tespit ediyor.' dedi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr.
Doğu Perinçek, Beykoz’da Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezinde “Devlet ve Millet Düşmanı Süleymancılığa Türkiye’de Yer Yok” etkinliğine katıldı.
Konferansa Beykozlular yoğun ilgi gösterdi, salon tamamen doldu.
Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan’ın yönettiği konferansta konuşan Perinçek, Diyanet İşleri Başkanlığının tarikat raporunu hatırlatarak, “Süleymancılar denen cemaat devlet düşmanı olduğunu gizlemiyor.
Türk Devletini açıkça düşman olarak nitelendiriyorlar.” ifadelerini kullandı.
Perinçek, tarikatın pençesindeki kişilere düşmanlıklarının olmadığını kaydederek, “Onlara borcumuz var.
Zehirlenen insanları ortada bırakmak bir insanlık tavrı değil.
Onlara borcumuz, bu bilgileri onlara sunmaktır.
Bu kardeşlerimizle konuşacağız.
Onları aydınlatacağız.
Onlar da bizi aydınlatacak.” şeklinde konuştu.
Perinçek’in konuşmasındaki vurgular şöyle: “2008-2014 arasında Ergenekon, Balyoz tertiplerini yaşadık.
Bu uygulamaların başında bunlar var.
Genelkurmay Başkanını, generalleri, vatansever olan Mustafa Kemal’in askerlerini hapse attılar.
Vatan Partisi yöneticilerini hapse attılar.
Niçin?
Türkiye’yi bölmek için.
FETÖ’nün bu tertibi ile cephe cepheye geldik.
Sizler o Silivri duvarlarını kuşattınız.
Biz de içeride o mücadeleyi yürütüp Silivri duvarını kırdık.
Bununla birlikte Türkiye zincirlerini kırdı.” ‘DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ RAPORU’ “Yalnız 15-16 Temmuz darbe girişimi mi? 12 Eylül 1980 darbesi de Gladyo darbesiydi.
Ne Almanya, ne Fransa, İtalya, Yunanistan.
Onlar kendi içlerindeki Gladyoyu temizleyemedi.
Ama Türkiye, FETÖ’yü büyük ölçüde temizledi.
Bu tecrübe çok kıymetli.
Şimdi de FETÖ’ye benzeyen Süleymancılar adlı örgütün aynı tehdidi oluşturduğunu saptıyoruz.
Saptayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti.
Süleymancılar denen o cemaatin, aynı FETÖ gibi Türkiye Cumhuriyeti içinde, toplum içinde örgütlendiği tespitini yapan Diyanet İşleri Başkanlığı.
Elimde Diyanet İşleri Başkanlığının raporu var.
Kaynak Yayınları tarafından basıldı.
Dolayısıyla bu toplantıda vereceğimiz bilgiler, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin raporuyla saptanmış ve bir rapor haline getirilmiş.
Diyanet İşleri Başkanlığının raporunda saptananları sizlere sunuyoruz.
İtirazı olan varsa Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine itiraz etsin.” ‘RAPOR TOPLUMU AYDINLATIYOR’ “FETÖ darbesine, raporun başında yer veriliyor.
Süleymancılar hakkında devlet kurumlarını aydınlatan, toplumu aydınlatan bilgiler veriliyor.
Raporun çok önemli kısmı, Süleymancılarla ilgili.
Diyanet İşleri Başkanlığını da kutluyoruz.
Raporu hazırlarken gerçeğe sadakat açısından bir özen var.
Rapordaki en önemli hususları burada söyleyeceğim.
Kaan Arslan’ın da FETÖ’nün Renklenme Merkezi Süleymancılar diye kitabı var.
Kitap da satış rekorları kırdı.
Çok esaslı bir çalışma bu da.” ‘YABANCI İSTİHBARAT TEŞKİLATLARI “Süleymancılar denen örgütle ilgili bizim en çok önem verdiğimiz gerçek şu.
Yabancı istihbarat teşkilatları ile yabancı devletler ile bağlantıları.
Buna bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı raporunda yer veriliyor.
Bizim içimizden bir tarikat değil.
FETÖ gibi doğrudan doğruya ABD ve özellikle Almanya, Avrupa ile bağlantılı bir teşkilat.” ‘EMPERYALİZM İLE MİLLİ DEVLETLER CEPHE CEPHEYE’ “İkincisi, Türkiye Cumhuriyeti Devletine tavır var.
Bugün emperyalizm ile milli devletler cephe cepheye.
Bir tarafta ABD, İsrail.
Diğer tarafta milli devletler.
Bugün Suriye, PKK’yı kendi topraklarından atmak için mücadele ediyor.
Türkiye de Suriye’ye destek veriyor.
İran yine bir milli devlet.
Rusya yine bir milli devlet olarak ABD ve NATO’nun yayılmasına karşı savaş yürütüyor.
Venezuela, ABD’nin saldırısı ile karşılaştı.
Venezuela da milli devlet olarak direniyor.
Filistin de emperyalizm ile savaşın en ön cephesinde olan ülkelerden.” ‘VARLIĞIMIZLA İLGİLİ’ “ABD, İsrail ve Yunanistan Doğu Akdeniz’de tatbikatlar yapıyor.
Burada namluları Türkiye’ye çevrilmiş.
Türkiye bu tehditle karşı karşıya.
Bugün konuştuğumuz konu herhangi bir konu değil.
Bu konu Türkiye’nin önümüzdeki dönemde vatanını koruması, ekmeğini korumasıdır.
Bu cephede bir konuyu konuşuyoruz.
Dış cephede askerimiz, polisimiz, donanmamız var.
Ama iç cephede de en önemli varlığımız, birliğimizdir.
FETÖ deneyiminde gördük.
Onlar size özgürlük tanıdı mı?
Nasıl İncirlik onları destekledi?
Amerika nasıl onları içimize yerleştirdi?
Ele aldığımız konu doğrudan doğruya varlığımız ile ilgilidir.” ‘VATANDAŞLARIMIZI ZEHİRLİYORLAR’ “Devlet düşmanı bunlar.
Süleymancılar denen cemaat, devlet düşmanı olduğunu gizlemiyor.
Türk Devletini açıkça düşman olarak nitelendiriyorlar.
Tekrar ediyorum söylediğim her şey Diyanet İşleri raporundan.
Kendi iç eğitimlerinde vatandaşlarımızı zehirliyorlar.
Onun için bu zehirlenme faaliyetine karşı buluştuk. ‘Cemaatin gizliliğini açıklayanlar ölümle cezalandırılacaktır.’ diyorlar.
Devlet düşmanlıkları, genel devlet düşmanlığının ötesinde.
Diyanet İşleri Başkanlığı, onların baş düşmanı. ‘Deccalin ordusu’ diyorlar Diyanet İşleri için.
İmam hatip okullarına düşmanlar.” ‘İSLAMİYETTE OLMAYAN BİR FAALİYET İÇİNDELER’ “Bunlar (Süleymancılar) aynı zamanda yurt dışında, birtakım teşkilatlar oluşturuyor.
Almanya’da, Avrupa’da çok sayıda insanımız vardır.
Orada Diyanet İşleri Başkanlığının örgütleri var.
Bunlar (Süleymancılar) kendilerine göre örgüt kuruyor ve bu örgütler Almanya devleti tarafından destekleniyor.
Türk devleti içinde devamlı Süleymancılar konusunda bir endişe, kaygı, tespit var.
Ama maalesef hükümetlerimizin yanlış siyasetleri ve zehirlemeye hoşgörü sayesinde bunlar faaliyet alanı buluyor.
Ve İslamiyet’te olmayan bir faaliyet içindeler. ‘Kur’an ve hadisi yalnız bizim şeyhlerimiz bilir.’ diyorlar.
Kendi şeyhlerini de mehdi olarak ilan ediyorlar.” ‘MÜRİTLERLE DEMOKRASİ OLMAZ’ “Bunların yurtlarında şüpheli ölümler var.
Bize vaat ettikleri şey soğan gibi doğranmak. ‘Bir gün gelecek Süleymancı olmayanlar soğan gibi doğranacak.’ diyorlar.
Sonuç.
Hz.
Muhammed, peygamberimiz hangi tarikatın mensubu?
O zaman da tarikat, cemaat var mıydı?
Müritlerle demokrasi, eşitlik olmaz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olmakla eşitleniyoruz biz.
Ama şeyhin müridi olduğunuzda şeyh var, mürit var.
Hep kademeler var.
Bu Süleymancılık olayı, yabancılarla işbirliği dolayısıyla ayrıca önem taşımaktadır.” ‘GİRDİKLERİ TEŞKİLATIN İÇ YÜZÜ BU’ “İçine girdiğimiz bu tehditler dönemi var.
Ege adalarını füzelerle donatıyorlar.
Bu tehditlerin iç cephedeki unsuru olması nedeniyle önemli.
Süleymancıların etkisi altında kalmış kardeşlerimize de sesleniyorum.
Onlar da bizim vatandaşımız.
İyi niyetle girdikleri bu teşkilatların iç yüzü budur.
O teşkilatlarda üye olmak, bedeller ödeyeceğiniz yanlışlara omuz vermektir.
Bu kardeşlerimizi de uyarıyorum.
Bizi koruyan nedir?
Bizim güvencemiz Türkiye’nin son 200 yıllık özgürleşme, bağımsızlaşma hareketinin kazanımlarıdır.
Birbirimize olan sevgimizdir.
Şehitlerin bizlere bıraktığı fikir mirası bizim güvencemiz.” ‘BU BİLGİLER SİZE EMANET’ “Cumhuriyet devrimleri kanunları var.
Bu kanunlar şu anki anayasamızda diğer kanunlardan farklı bir konumda.
Anayasamıza göre Cumhuriyet devrimleri kanununu kaldırmayı, değiştirmeyi öneremiyor kimse.
Halifeliğin kaldırılması, eğitimin birliği...
O bakımdan Cumhuriyet devrimleri kanunları, tarikatları kaldırmış olan kanunlar bizim için hayati önemde.
Diyanetin raporuna göre Süleymancılar konusunda bilgi sunuşu yaptık.
Ancak bu bilgiler size emanettir.
Bu bilgiler, bu memlekete sadakat duyarlılığına sunuldu.” ‘SORUMLU VE GÖREVLİYİZ’ “Bu tarikatın pençesindeki kardeşlerimize düşmanlığımız yok.
Ama onlara borcumuz var.
Zehirlenen insanları ortada bırakmak bir insanlık tavrı değil.
Onlara borcumuz, bu bilgileri onlara sunmaktır.
Bu toplantıyı Beykoz’da yapmamızın sebebi de budur.
Beykoz gibi bir emekçi yatağı olan bir ilçemizde yoğunlaştıklarını biliyoruz.
Bundan dolayı tedirgin değiliz ama sorumlu ve görevliyiz.
Bu kardeşlerimizle konuşacağız.
Onları aydınlatacağız.
Onlar da bizi aydınlatacak.” ‘HEPSİNİ AYNI KEFEYE KOYMAK DOĞRU DEĞİL’ Doğu Perinçek, konuşmasının ardından kendisine yöneltilen soruları şöyle yanıtladı: “İslamiyet’e göre bizim tarikatlara bölünmemiz doğru değil.
Maalesef Türkiye’deki Kemalist devrimin aşındırılması döneminde bu tip yuvalanmalar oldu.
Fetullah Gülen cemaat ve tarikatı bir darbe yapıyor.
Ordu ve polis içinde örgütlenmiş, ABD ve NATO ile ilişkisi malum.
Bugün Süleymancılarla ilgili de Diyanet İşleri Başkanlığı benzer tespitler yapmış.
Ama bütün tarikat ve cemaatleri aynı kefeye koymak doğru değil.” ‘HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR’ “Hükümete düşen görev var.
Milli eğitim, halk eğitimleri, köy enstitüleri.
Öğretim ve eğitimin birliği.
Buralarda Cumhuriyet eşitliğinin öğretilmesi.
Dolayısıyla bu bir eğitim, kültür sorunudur.
Gazetelere, televizyonlara, vakıflara herkese görev düşmektedir.
Bunu bir eğitim sorunu olarak ele almak bizim için en büyük güvencedir.
Tabi ki ülkemize kasteden girişimlere karşı Türk Devletinin bir müeyyidesi olacak.
Ama niye bu facialarla karşılaşalım?” ‘BİZİMLE BİRLİKTE EKİP BİÇEN İNSANLAR’ Perinçek, tarikat içindeki insanların kazanılmasıyla ilgili bir soruyu şöyle yanıtladı: “Türkiye’deki bütün tarikat, cemaat mensupları, bunlar bizim insanlarımız.
Bu topraklarda yetişmiş insanlarımız.
Bize benzeyen insanlar.
Bunların, düşmanla birlikte, Türkiye’ye karşı savaşacağını düşünmek çok yanlış.
Ama nedir?
Biz bu tehditlerin güncelleştiği durumlarda iç cephe ve dış cepheyi sağlam şekilde bütünleştirmek için bu toplantıları yapıyoruz.
Onlar bizimle birlikte ekip biçen, aynı tezgahta çalışan insanlarımızdır.
Onların muhtemel düşman olduğu şeklindeki şüpheleri kafamızdan silmemiz, onları kazanmamız lazım.
O kardeşlerimizden de öğreneceğimiz konular kuşkusuz vardır.
İnsanlarımıza güvenelim.” ATLANTİK SİSTEMİNİN İKTİDAR PROJESİ’ PerinçeK, CHP’nin Süleymancılarla seçim işbirliğine ilişkin soru üzerine şu ifadeleri kullandı: “Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel, Türkiye’de Atlantik sisteminin iktidar projesinde yer alan şahıslar.
İmamoğlu ve Özel, ne yapıyorlar?
Devamlı Batı’ya, ‘Gelin bizi iktidar yapın.
Biz sizdeniz.’ diye müracaatta bulunuyor.
Programları da NATO’cu.
O yüzden Süleymancılarla, Özel ve İmamoğlu’nun buluşmasını anlamlı buluyoruz.
Biz de bu memleketin sahipleriyiz.
Ülkemizi Atlantik’e, emperyalistlere teslim etmeyeceğiz.
Emperyalizm ile işbirliği yapan cemaat ve tarikatlarla öbürleri arasında ayrım ve fark görüyoruz.” ‘ÜZERİNDE DURULMASI GEREKİR’ Diyanet İşleri Başkanlığının gizli tarikat raporu, 2019 yılında Aydınlık’ta yayımlandı.
Ardından Kaynak Yayınları tüm raporu bastı.
Raporda, “Süleymancılarla ilgili olarak, onların, birtakım yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olduğu iddialarının ciddiye alınması ve yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.” tespiti yapılıyor. ‘ALMANYA’DA 300 ŞUBELERİ VAR’ Aydınlık Gazetesi Haber Müdürü Kaan Arslan da şunları söyledi: “Türkiye’de tarikat cemaat yapılanmalarının önemli bölümünün emperyalizm ile birlikte hareket etme durumu söz konusu.
Tarikat ve cemaatlerin güçlenmesini isteyen anlayış, emperyalizm merkezlerinden gelen bir anlayış.
Kendi güdümünde bir anlayış istiyorlar.
FETÖ’de gördük bunu.
FETÖ, NATO’ya, Amerika’ya bağlı bir yapıydı.
Şu an hapislerde NATO generalleri yatıyor.
Almanya’da bugün 300 şubesi var Süleymancıların.
Bu federasyon, Alman devletinin ciddi desteğiyle faaliyet yürütüyor.
Bu faaliyet bütün Avrupa’ya yayılmış durumda.
Yakın zamanda Amerika, Venezuela’ya saldırmıştı.
Venezuela’da ne FETÖ ne Süleymancıların bir tane kuruluşu yok.
Rusya’da ve İran’da da aynı şekilde.” ‘ETKİN MÜCADELE’ “Rusya, Kazakistan’da, KKTC’de olduğu gibi bizim devletimizde de Süleymancılar konusunda tespit yapılıyor.
Bunların devlette, emniyette, yargıda yapılanmasına izin verilmemeli.
Yargıda yapılandıklarını doğrudan kendi içerisindeki insanlar söylüyor.
İstanbul halkı, Beykoz halkı çok tepkili.
Beykoz’da yıllardır süren bir mücadele var.
Devletin, milletin malına mülküne çöküyorlar.
Artık bu düşman faaliyetlere izin verilmemeli.
Bununla etkin ve kararlı bir mücadele yapılması gerekir.”