Haber Detayı

Pentagon’un yeni strateji belgesi
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
26/01/2026 04:00 (1 saat önce)

Pentagon’un yeni strateji belgesi

Bugün Trump döneminde yayımlanan 2026 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesini, Biden döneminde yayımlanan 2022 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesinden farkları üzerinden analiz edeceğiz.

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinin ardından Pentagon’un Ulusal Savunma Stratejisi belgesi de yayımlandı.

Bugün Trump döneminde yayımlanan 2026 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesini, Biden döneminde yayımlanan 2022 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesinden farkları üzerinden analiz edeceğiz.

ÇİN’LE GÜÇLÜ KONUMDA MÜZAKERE ARAYIŞI 2022 tarihli belgede “ Çin, ABD’nin ulusal güvenliğine yönelik en kapsamlı ve ciddi tehdit” olarak değerlendiriliyordu.

ABD’nin Çin’i “baş rakip” gören o yaklaşımı, sonrasında NATO belgesine de girmişti. 2026 tarihli yeni belgede ise ABD’nin Çin’le çatışma istemediği, Çin’i güç ile caydırmayı esas aldığı vurgulanıyor.

Belgede ABD başkanının “Çin ile istikrarlı bir barış, adil ticaret ve saygılı ilişkiler kurmak istediği” belirtiliyor ve “ABD’nin Çin ile güçlü bir konumdan müzakere etmesinin önemine” işaret ediyor.

İşte Pentagon’un görevi de “Trump’ın uygun şartları müzakere edebileceği bir askeri güç konumu oluşturmak” diye ifade ediliyor.

Belgede Pentagon’un “Trump’ın yaklaşımıyla uyumlu olarak Çin’le stratejik istikrarı destekleyeceği, genel olarak çatışmaları önlemeye ve gerilimi azaltmaya odaklanacağı, bunun için de Çin Halk Kurtuluş Ordusu ile geniş bir askeri iletişim yelpazesi arayacağı” belirtiliyor.

Belgede “ABD’nin amacının Çin’i domine etmek olmadığı, tersine Çin’in ABD’yi domine etmesinin önlenmesi” olduğu vurgulanıyor.

ABD’nin bu amaçla Hint-Pasifik bölgesinde “güç dengesi” sağlayacak şekilde askeri koşullar oluşturmaya çalışacağı belirtiliyor.

Pentagon bunun için “Birinci Ada Zinciri” boyunca savunma kuracağını ve bölgedeki müttefiklerini kolektif savunma için çaba göstermeye teşvik edeceğini kaydediyor.

Bu arada iki belge arasındaki en kritik farklardan biri de Tayvan. 2022’deki belgede “Çin’in Tayvan’a yönelik zorlayıcı faaliyetleri artırdığı” iddia edilerek Tayvan Boğazı’nın istikrarının savunulacağı belirtiliyordu. 2026’daki belgede Tayvan’dan hiç bahsedilmiyor.

RUSYA ‘YÖNETİLEBİLİR TEHDİT’ DURUMUNDA Biden döneminde yayımlanan 2022 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesinde, Rusya “akut tehdit” olarak değerlendiriliyordu.

Pentagon, Rusya’nın “kilit alanlarda ciddi ve sürekli riskler” oluşturduğunu belirterek Moskova’nın nükleer, seyir füzesi, denizaltı savaşı gibi yollarla ABD ile müttefiklerini tehdit ettiğini kaydediyordu.

Trump döneminin yeni Ulusal Savunma Stratejisi belgesinde ise Rusya’nın, “NATO’nun doğu üyeleri için kalıcı ancak yönetilebilir bir tehdit olmaya devam edeceği” belirtiliyor.

Böylece Rusya akut tehditten, yönetilebilir tehdide gerilemiş oluyor.

Bu arada yeni belgede önemli bir saptama da var: Rusya’nın Ukrayna’da savaşı sürdürebilmesi, “derin askeri ve endüstriyel güç rezervleri” ile “ulusal kararlılığa” sahip olduğunu gösteriyor.

Önceki Pentagon strateji belgesinin en önemli özelliği, Çin-Rusya ortaklığına vurgu ve ABD’nin bu “iki büyük gücü” caydırma zorluğuyla giderek daha fazla karşı karşıya kalacağı endişesiydi.

Yeni belgede ise o endişe görünmüyor.

İRAN’A KARŞI BÖLGESEL CEPHE Belgede ABD’nin temel amacının İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek olduğu belirtiliyor. “Geceyarısı Çekici” operasyonunun bu amaçla yapıldığı, ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer programını yok ettiği kaydediliyor.

İran’ın 12 Gün Savaşı’yla zayıflatıldığı, “Direniş Ekseni”nin yıkıma uğratıldığı belirtilen belgede “Şimdi İran rejimi, on yıllardır olmadığı kadar zayıf ve savunmasız durumda” deniyor.

Belge, İran’ın bu durumuna rağmen “konvansiyonel askeri güçlerini yeniden yapılandırma” çabasında olduğu, “vekilleri ciddi şekilde zayıflatılmış olsa da yıkılan altyapı ve yeteneklerini yeniden inşa etmeye” çalışabileceği belirtiliyor.

Ulusal Savunma Stratejisi belgesinde ABD’nin İran’a karşı bir bölge cephesi inşa edeceğine işaret ediliyor.

Bu cephenin merkezinde “örnek bir müttefik” diye nitelenen İsrail var.

İsrail’in “ortak (ABD-İsrail) çıkarları destekleme gücünün” daha da artacağı belirtiliyor.

ABD’nin Körfez’deki ortaklarının İran’a karşı “kendilerini savunmak için daha fazlasını yapmaya giderek daha istekli ve muktedir hale” geldiğine işaret ediliyor.

Ve ABD “bölgesel ortaklar arasında entegrasyonu” teşvik ederek “birlikte daha fazlasını yapabilmelerini” sağlayacağını belirtiyor.

İlgili Sitenin Haberleri