Haber Detayı
Tabela ülkesi
Bize yıllardır aydın görünümlü tiplerimiz ve Batı aşığı Jön Türklerimiz tarafından insan hakları-hukukdemokrasi savunucusu, medeniyetin beşiği olarak gösterilen sahtekarlar, kansız vicdansızlar ve milyonlarca insanı katleden alçak ikiyüzlüler var. Onlar Batı'nın ta kendisidir. Bizde bazı liderler, 'Jön…
Bize yıllardır aydın görünümlü tiplerimiz ve Batı aşığı Jön Türklerimiz tarafından insan hakları-hukukdemokrasi savunucusu, medeniyetin beşiği olarak gösterilen sahtekarlar, kansız vicdansızlar ve milyonlarca insanı katleden alçak ikiyüzlüler var.
Onlar Batı'nın ta kendisidir.
Bizde bazı liderler, 'Jön Türk'üz' yani 'Batı sevdalısıyız' diye gururla açıklama yaparlar.
Batı başkentlerinde sıraya girip ağlarlar.
Ülkelerini bu adalet ve insanlık yoksunu devletlere şikayet ederler.
Zayıf ülkeleri sömüren, bu uğurda her türlü fitneyi sahaya sürüp bölmeye çalışan, ölüm tarlaları üzerinden refahı ve zenginliği kendi ülkelerine taşıyan insanlık düşmanı Batı'dan bahsediyorum.
İçimizde bu sömürücü akbabalardan medet umanlar az değil.
Daha da kötüsü bu memleketi yönetmeye talipler. 'Nasıl olsa arkamızda medeniyetin beşiği Batı var' diyerek hem de.
Şimdi bu alçakların medeniyet beşiği anlayışını son bir örnekle göstereceğim sizlere.
Gazze'de öldürülen binlerce bebeği, insanlık ve savaş suçunu meşru görüp, binlerce ton bombayı İsrail katillerine gururla gönderen bu ikiyüzlü alçaklardan Fransa'da bir milletvekili fırladı ortaya. 'Erdoğan'a müdahale etmemiz lazım' çağrısı yaptı hükümetine.
Remi Feraud'du bu utanmaz alçağın adı.
Binlerce eli kanlı sömürgeci valinin, Bugeaud gibi insanları Cezayir'de sığındıkları mağaralarda dumanla öldürmekten zevk alan, katliamın kitabını yazanların sokaklara, caddelere isimlerinin verildiği Paris'te belediye başkanlığı da yaptı bu Remi Feraud.
Biz nice yazar gördük memleketimizde. 'Dün Paris'te meşhur Şanzelize caddesinde şarabımı yudumladım.
Ahh şanzelize ah' diye girdiler yazılarına.
Bu alçakların diğer caddelerinde, kanlı şarap içerek soykırım yapan sömürgecilerin isimlerini taşıyan tabelalardan hiç bahsetmediler.
İçimizde nice mason ve Fransız aşığı Jön Türk ekranlardan taşarak Paris güzellemesi yapıyor hala.
İçlerinde tarihçiler bile var.
Fransız kültürünü göklere çıkarmak için kendilerini yırtan bu zavallılar asla döktüğü kandan, sömürmek için girdiği ülkelerde öldürdüğü milyonlarca insandan bahsetmezler. 'Bu zibidi Fransız milletvekili Meclisi'ni neden ekmeğini yediğimiz vatanımızda Başkanımız Erdoğan'a müdahaleye çağırır' diye hiç konuşmazlar.
Çünkü Erdoğan sömürgeci katil Batı'nın bölmek ve yutmak için çırpındığı Suriye'yi parçalanmaktan kurtarmaya çalışan dünyadaki tek lider.
Yani sömürgecilerin hayallerine ve canına ot tıkıyor.
O yüzden İsrail'in binlerce çocuğu öldürmesine gıkını çıkarmayan Fransız Remi Feraud, Tel Aviv aşkına Suriye'yi bölmeye çalışan MOSSAD elemanı PKK'ya sahip çıkmak, operasyonları durdurmak için müdahale çağrısı yapıyor.
Bu uğurda yırtmadığı yer kalmıyor.
Çığlık atıyor 'Trump da Erdoğan'ın Kürt özerk bölgesini engelleme kararının yanında.
Hem Şara'ya hem de Erdoğan'a izin vermememiz lazım' diye.
Yani 'Bölelim ne olur Suriye'yi' diye ağlıyor.
Bir de çok komik açıklamalar yapıyor, bahaneler öne sürerken gırtlağa kadar çamura batıyor.
Diyor ki; 'Fransa sessizliğini ve eylemsizliğini bozmalı.
DEAŞ'a karşı PKK'yla ortak savaşımızın üzerinden 10 yıl geçti.
Suriye Kürtlerini terk etmeyelim' Be ahmak.
Be şeref yoksunu alçak.
DEAŞ'a karşı PKK ile nasıl ortak savaş verdiniz?
Sizin Suriye'de bulunan ve Fransız istihbaratı ile ilişkisi belgelenen Lafarge adlı çimento fabrikanız PKK'ya tüneller yapsın diye hem malzeme hem de teknik eleman verdi.
Evet bu doğru.
Ancak aynı zamanda istihbaratınızı yönettiği Lafarge Çimento fabrikasının DEAŞ'a da milyonlarca dolar yardım yaptığını da siz açıklayıp kabul ettiniz.
Olayı mahkemeye kadar taşıdınız.
Tüm delilleri, belgeleri açıkladınız.
Yani 'Kürtleri öldürsün diye DEAŞ'a da tonlarca milyon dolar para verdik' demediniz mi?
Siz DEAŞ'ın Suriye'deki ortağı ve en büyük finansörlerinden birisiniz.
DEAŞ'a karşı ortak mücadeleden bahsedecek dünyadaki son ülkesiniz.
Şu anda Afrika'da bile birçok ülkede sömürgelerini birer birer kaybeden ve hemen her yere DEAŞ'ı sürüp perde arkasında terör sopasıyla eski sömürü gücüne kavuşmaya çalışan katil vicdansızlar da sizsiniz.
İstihbaratınızdan Afrika'daki DEAŞ, Eş Şebab gibi terör örgütlerine çuvalla para ve silah taşındığını artık bilmeyen yok.
Libya'yı bölmek için bile gittiniz ayrılıkçı Hafter'e korkunç silahlar yağdırdınız.
Libya'ya ilk saldıran sizin uçaklarınız değil mi?
Orada da Ankara'dan Osmanlı tokadı yiyerek bölme hayalleriniz suya düştü. 16 Afrika ülkesinden her yıl bağımsızlık parası adı altında aldığınız 500 milyar dolarlık haracı da artık Türkiye önlüyor.
Ankara sayesinde her yerden kovuluyorsunuz.
Kuyruk acınızın bu olduğunu mertçe neden açıklamıyorsunuz?
Bunu yapamazsınız.
Çünkü Paris'in sokakları, milyonlarca masum insanın katillerinin isimlerini yaşatıyor hala tabelalarda.
Siz artık bir tabela ülkesisiniz!