Haber Detayı

Trump’tan neden nefret ediyorlarsa PKK’yı o yüzden seviyorlar
Gündem ahaber.com.tr
26/01/2026 07:03 (3 saat önce)

Trump’tan neden nefret ediyorlarsa PKK’yı o yüzden seviyorlar

ABD eski Özel Kuvvetler Komutanı Raymond Thomas'ın, 'Meşruiyet kazanmaları için isimlerini değiştirmelerini söyledik, SDG adını seçtiler' dediği YPG'nin askeri gücüne dair yıllarca süren spekülasyonlar yapıldı. Gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında YPG'nin 100 bin kişilik bir orduya sahip...

ABD eski Özel Kuvvetler Komutanı Raymond Thomas'ın, 'Meşruiyet kazanmaları için isimlerini değiştirmelerini söyledik, SDG adını seçtiler' dediği YPG'nin askeri gücüne dair yıllarca süren spekülasyonlar yapıldı.

Gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında YPG'nin 100 bin kişilik bir orduya sahip olduğu söylenip duruyordu.

Oysa Halep'ten yola çıkan Suriye ordusu, YPG'yi birkaç gün içinde Türkiye-Irak sınırına kadar süpürdüğünde gerçek tablo ortaya çıktı.

MİT Müsteşarı İbrahim Kalın'ın verdiği yaklaşık 7 bin kişilik rakam, sahadaki manzarayla birebir örtüştü.

Trump'ın şu sözleri ise '100 bin kişilik ordu besliyoruz' yalanıyla Obama'dan Biden'a, Demokratların yönettiği ABD'yi dolandıran YPG'nin halinin en net fotoğrafıydı: 'Anlayasınız diye söylüyorum; Kürtlere muazzam miktarlarda para ödendi, petrol ve başka şeyler verildi.

Yani bu ortaklığı bizden ziyade kendileri için yapıyorlardı.' Hadi, YPG'nin Kandil'den gelen desteğe rağmen neredeyse kurşun bile atmadan kaçmasına ağıt yakan, 'PKK sizi tükürüğüyle boğar' diye tehditler savuran, 'Sırtımızı YPG'ye, PYD'ye dayıyoruz' diyen DEM'li siyasilerin YPG balonunu şişirmesini normal sayalım.

Trump'ın Beyaz Saray'a oturur oturmaz USAID'yi kapatarak fonunu kestiği Ruşengillerin Cumhuriyet gazetesini, SDG'ye 'YPG' dediği için kınamalarını falan da...

Peki ya YPG'nin postalanmasını şu sözlerle karşılayan Özgür Özel'in derdi ne? 'Ben SDG içinde Kürtler'in 30-35 bin olduğunu biliyorum.

Bunlar 100 bin sanıyormuş. 35 bin olduğunu duyunca birden sevinip 'O zaman tepeleyelim bunları' dediler.

Tepelemeyelim!

Niye tepeleyelim?' Ya da Türk ordusunda amirallik yapmış, hâlâ sağa sola Atatürk nutukları atan Türker Ertürk'ün, Kandil'den rol çalarcasına dile getirdiği şu yakarışın hikmeti ne: 'Kaybeden SDG'dir.

SDG'de doğru bir kullanım değil; kaybeden Suriye'nin Kürtleridir.' Evet, örgütün Suriye koluna karşı besledikleri sempatinin sebebi malum: YPG'nin, Türkiye'de FETÖ'den sonra PKK'yı da bitiren Erdoğan'a bölgede zarar verme potansiyeli taşıdığına inanmaları.

Tıpkı Trump'tan, Erdoğan'la iyi ilişkileri olduğu için nefret etmeleri gibi.

Dün de aynı ekip, woke tayfasıyla eş güdümlü biçimde, Beyaz Saray'ın sosyal medya hesabından paylaştığı bir Trump afişini dillerine doladı.

Afişte Trump, bir penguenle el ele tutuşmuş halde Grönland'a doğru yürürken gösteriliyordu.

Bizimkiler de 'Penguenler Güney Kutbu'nda yaşar, aptal bu adam' diye akıllarınca kafa buluyordu.

Tamam; afişin, ABD'de son dönemde yeniden viral olan, Werner Herzog'un Antarktika'da sürüsünden ayrılıp ters yöne doğru tek başına yürüyen bir Adélie penguenini (nihilist Penguen) anlattığı belgeseline gönderme olduğunu bilmelerini beklemiyorum.

Ama insanın, penguenlerin Güney Kutbu'nda yaşadığı bilgisine yalnızca kendisinin vakıf olduğunu; ABD'ye iki kez başkan seçilmiş bir adamın ve Beyaz Saray'ın bu bilgiden mahrum kaldığını sanabilmesi için ciddi bir özgüven patlaması yaşıyor olması gerekir, değil mi?

Bu arada, Trump ekibinin afişi hazırlarken ukala woke tayfasının vereceği tepkiyi ve bu sayede afişin Türkiye dahil tüm dünyada gündem olacağını hesapladığına da adım gibi eminim.

İlgili Sitenin Haberleri