Haber Detayı

İran daha fazla petrol satmasına rağmen neden daha az kazanıyor?
Dünya dogruhaber.com.tr
26/01/2026 10:41 (2 saat önce)

İran daha fazla petrol satmasına rağmen neden daha az kazanıyor?

İran, yaptırımları aşarak petrol ihracatını artırsa da artan lojistik maliyetler, derin indirimler ve düşük fiyatlar nedeniyle bu satışlardan elde ettiği gelir hızla düşüyor.

İran son yılların en yüksek petrol ihracat seviyelerine ulaşmayı başarmasına rağmen, bu satışlardan elde ettiği gelirler keskin biçimde düşüyor.

Uluslararası yaptırımları delme ve ham petrolü kaçak yollarla pazarlama konusundaki başarısına karşın, bu durum İran’ın iç ekonomik krizini daha da derinleştiriyor. 2025 yılında İran, son yıllardaki en yüksek petrol ihracatını gerçekleştirdi ve sevkiyatların büyük bölümü Çin’e yöneldi.

Ancak küresel petrol fiyatlarındaki düşüş ve yaptırımların yarattığı baskı nedeniyle, bu satışlardan elde edilen net kazanç ciddi şekilde geriledi.

Her ne kadar küresel petrol fiyatlarındaki düşüş gelirleri baskılasa da, asıl belirleyici unsur; İran’ın kırılgan ekonomik durumunu ve petrol gelirlerine olan aşırı bağımlılığını fırsata çeviren aracı ağları ve alıcılar oldu.

Bu aktörler, İran’ın yaptırımlara tabi petrolünü pazarlama seçeneklerinin son derece sınırlı olduğunun farkında.

Tahran’ın büyük ölçüde başvurduğu yöntem ise, Trump yönetiminin yaptırımlar ve özel operasyonlarla hedef aldığı “gölge filo” olarak bilinen, eski tankerlerden oluşan küresel ağ.

Bu koşullarda, İran petrolüyle işlem yapan taraflar hukuki ve lojistik riskleri gerekçe göstererek daha yüksek komisyonlar talep etmeye başladı.

Aynı zamanda alıcılar, Tahran’ın seçeneklerinin kısıtlı olmasından faydalanarak daha büyük indirimler koparmaya çalışıyor.

Petrol gelirlerindeki bu gerileme, İran’ın halihazırda yaşadığı ekonomik krizi daha da ağırlaştırıyor.

Son haftalarda patlak veren protesto dalgaları bunun göstergesi.

Ana pazar Çin İran, ham petrolünü ağırlıklı olarak Çin’de “teapot” (çaydanlık) olarak bilinen küçük ve bağımsız rafinerilere satıyor.

Bu rafineriler, büyük uluslararası piyasalara entegre değil ve rekabetçi kalabilmek için düşük fiyatlı petrole ihtiyaç duyuyor.

Petrol gelirlerindeki düşüş, İran’ın döviz girişlerini de zayıflatıyor.

Oysa bu dövizler, ülkenin temel ithalatlarını finanse etmesi ve değeri ciddi şekilde düşen riyali desteklemesi açısından hayati önem taşıyor.

Küresel petrol fiyatları, artan üretim ve dünya ekonomisine ilişkin endişeler nedeniyle geçen yıl boyunca geriledi.

Brent petrol şu anda varil başına yaklaşık 66 dolar, ABD ham petrolü ise 61 dolar seviyesinde işlem görüyor.

Bu rakamlar, geçen yıla kıyasla yaklaşık %20’lik bir düşüşe işaret ediyor.

Son günlerde fiyatlarda dalgalanmalar yaşansa da, piyasalar arz kesintisi ihtimallerini dengelemeye çalışıyor.

Haziran ayında israil ile başlayan savaşa rağmen İran, petrol ihracat seviyelerini korumayı, hatta bazı aylarda artırmayı başardı.

Ekim ayında İran, günde yaklaşık 2 milyon varil petrol sevk etti.

Bu, son birkaç yılın en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. 2025 yılı boyunca İran, 2018’den bu yana herhangi bir yıldan daha fazla petrol sattı.

Bunu mümkün kılan en önemli unsur, Çin pazarı ve İran’ın giderek büyüyen gölge tanker filosu oldu.

TankerTrackers.com verilerine göre, bu filo şu anda 613 petrol tankerinden oluşuyor; bunların 180’i çok büyük ham petrol tankerleri.

Ancak İran petrolünü Çin rafinerilerine ulaştırmak giderek daha zor ve daha maliyetli hale geliyor.

Kaynağı gizlemek için kullanılan “gemiden gemiye transfer” operasyonlarının maliyeti arttı.

Tedarik zincirindeki tüm aktörler, artan riskleri gerekçe göstererek daha yüksek ücretler talep ediyor.

İran, yaptırımları delmenin yollarını bulmaya devam edecek.

Ancak aynı zamanda artan maliyetler ve riskler nedeniyle düşen gelirlerle yaşamaya mahkum olacak.

İlgili Sitenin Haberleri