Haber Detayı

Bakan Tekin "Okul Dışı Öğrenme Ortamları" platformunun tanıtım programında konuştu Açıklaması
Güncel haberler.com
26/01/2026 13:22 (3 saat önce)

Bakan Tekin "Okul Dışı Öğrenme Ortamları" platformunun tanıtım programında konuştu Açıklaması

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bugün dünya ölçeğinde pek çok ülkede okulun etrafındaki şehir, kültür kurumları, üretim alanları, tabiat ve sanat mekanlarının, öğrenme sürecinin tali unsuru olmaktan çıkartılıp tabii bir uzantısı haline getirildiğini belirterek, "Biz ise bu yönelişi...

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bugün dünya ölçeğinde pek çok ülkede okulun etrafındaki şehir, kültür kurumları, üretim alanları, tabiat ve sanat mekanlarının, öğrenme sürecinin tali unsuru olmaktan çıkartılıp tabii bir uzantısı haline getirildiğini belirterek, "Biz ise bu yönelişi medeniyet birikimimizin, şehirlerimizin hafızasının ve kültürümüzün irfan damarının süzgecinden geçirerek kendimize mahsus bir eğitim çizgisine dönüştürmeye gayret ediyoruz." dedi.Bakan Tekin, Ankara Resim ve Heykel Müzesi Türk Ocağı Salonu'nda düzenlenen öğrenme ortamlarının eğitim sürecine daha etkin entegre edilmesi amacıyla öğretmenlerin derste anlattıkları konuya uygun müze, kütüphane ve bilim merkezi gibi mekanlara tek tıkla erişebileceği, sanal turlardan da yararlanabileceği "Okul Dışı Öğrenme Ortamları" dijital platformunun tanıtım programına katıldı.Burada konuşan Tekin, kendisi için heyecan verici bir projenin tanıtım programına katılmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Öğrenmeyi ve öğrenme ortamlarını konuşurken sınıf sıraları ve dört duvarla kayıtlı bir anlayışı aşmayı ve mekanın da başlı başına bir öğretmen olduğunun idrak edilmesini arzu ettiklerini belirten Tekin, meselelerin öğrencilerin öğrenme tecrübesini zenginleştiren her zemini eğitimin tabii bir parçası haline dönüştürebilmek olduğunu söyledi.Müze, kütüphane, atölye, bilim merkezleri, tarihi çevre, şehirlerdeki tarihi yapılar, cami ve baraj gibi akla gelebilecek her ortamın aynı zamanda bir öğrenme ortamına dönüşebileceğinin altını çizen Tekin, öğrencilerin dikkatini toplayan, merakını diri tutan, sorularını çoğaltan her imkanın öğrenme ortamı olması gerektiğini kaydetti.Tekin, şöyle devam etti: "Öğrenmeyi hayatın dışına iten, onu evlatlarımızın zihninde biriken kuru bir enformasyona indirgeyen anlayışı asla kabul edemeyiz.

Bilginin vakar ve kıymet kazandığı yer, çocuğun emek verdiği, ter döktüğü, soru sorduğu, üretime, sanata, tabiata dokunduğu ortamlardır.

Çünkü öğrenme hayatla temas ettiğinde derinleşir.

Derinlik kazanan kavrayış da zamanla hikmete, karaktere ve sorumluluk şuuruna dönüşür.""Bütün bu çabaların sistematiğe, sürekliliğe ve kurumsal bir dile kavuşmasını önemsiyoruz"Bakan Tekin, bilgiye erişimin baş döndürücü bir hıza ulaştığını, birkaç saniyede yüzlerce metin, görüntü, yorum ve iddiayla karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.Bu akışın öğrencilerin gündelik dünyasına sızdığına dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti: "Bugün pek çok evladımız bir ekrandan diğer ekrana geçerken bir metni tamamlamadan bir başkasına yöneliyor.

Bilginin kıyısından geçiyor ama anlamın içine nüfuz edemiyor.

Anlamla karşılaştığı anda dahi orada kalmaya, düşünceyi derinleştirmeye sabrı yetmiyor.

Bir sonraki akışa sürüklenmeyi tercih ediyor.

Bu yüzden evlatlarımıza öğrenmenin kendisini öğretmek zorundayız. 'Ne biliyorum?' diye başlayan her tecrübe 'Niçin biliyorum, bu bilgi bende nasıl bir iz bırakıyor?' ve benzeri sorulara ulaşmadıkça olgunlaşmayacaktır.

Her bilgiye eşlik eden bir düşünce terbiyesini, her öğrenmeye eşlik eden bir iç muhasebe imkanını hep beraber inşa etmek zorundayız."Okullar ne kadar donanımlı olursa olsun çevresindeki imkanlarla irtibat kurmadıkça çocuğun tecrübe ufkunu genişletemeyeceğini söyleyen Tekin, öğrenme ortamını sınıfın dört duvarına hapsetmeyen yeni bir yaklaşıma ihtiyaçlarının olduğunu belirtti.Tekin, her tecrübenin öğrenmeyi daha kalıcı kıldığını, anlamı güçlendirdiğini ve ahlaki zemini tahkim ettiğini bildiklerini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu tablo artık münferit iyi örneklerle yetinilemeyeceğini ve istikametin sistematik bir yönelime dönüşmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.

Bir öğretmenimizin inisiyatifiyle gerçekleştirilen bir müze gezisi, bir bilim merkezinde geçirilen birkaç saat, bir üretim tesisinde makinelerin başında yapılan bir gözlem, bir cami avlusunda yahut kütüphane rafları arasında sürdürülen kısa bir ders arası elbette çok kıymetli.

Fakat bütün bu çabaların bir çizgiye, bir sistematiğe, bir sürekliliğe, kurumsal bir dile kavuşmasını önemsiyoruz.

Bugün dünya ölçeğinde pek çok ülkede okulun etrafındaki şehir, kültür kurumları, üretim alanları, tabiat ve sanat mekanları, öğrenme sürecinin tali unsuru olmaktan çıkartılıp tabii bir uzantısı haline getirilmiş durumda.

Biz ise bu yönelişi medeniyet birikimimizin, şehirlerimizin hafızasının ve kültürümüzün irfan damarının süzgecinden geçirerek kendimize mahsus bir eğitim çizgisine dönüştürmeye gayret ediyoruz.""Platformda kayıtlı mekan sayımız 5 binin üzerine çıktı"Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni inşa ederken öğrencilerin öğrenmesini, yaşadığı mahallenin, şehrin ve coğrafyanın içine sinmiş bir hayat bilgisi olarak ele aldıklarını, modelin merkezinde öğrenmenin hayatla irtibatını güçlendiren bilgiyi tecrübeyle yoğuran bir maarif tasavvuru bulunduğunu vurguladı."Okul Dışı Öğrenme Ortamları" projesinin modelin sahadaki en görünür halkalarından birisi olarak kabul ettiklerinin altını çizen Tekin, şehrin imkanlarını öğretmenlerin planına, öğrencilerin ise öğrenme serüvenine dahil eden bir düzen oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.Projenin kalbinde öğretmenlerin elini güçlendiren dijital bir altyapı kurduklarını ifade eden Tekin, platforma ilişkin şunları paylaştı: "Her bir temada, her bir etkinlikte medeniyet birikimimize vurgu yapıyor.

Böylece öğretmenimizin omzuna yeni ve belirsiz bir yük koymak yerine ona planlamada ve rehberlikte yol açan bir araç da sunmuş oluyoruz.

Bugün itibarıyla platformda kayıtlı mekan sayımız 5 binin üzerine çıktı.

Bu mekanlara bağlı yüz binlerce öğrenme çıktısı ve etkinlik önerisi üretildi.

İllerimizde kurulan komisyonlar, kendi coğrafyalarındaki imkanları tespit etmek ve nitelikli ortamları sisteme kazandırmak için yoğun bir çaba, mesai sürdürdüler.

Hepsine teşekkür ediyoruz.""Türkistan'ın da bu anlamda değerlerini sürecin içerisine dahil edelim"Bakan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptığı dönemde müfredata "Şehrimiz" isimli bir dersi eklediklerini anımsatarak, bugün o gün başlattıkları projeyi çok farklı noktaya taşıdıklarını bildirdi.Projenin Türk dünyasıyla entegre edilmesi için ilgililere talimat veren Tekin, "Türkistan'ın da bu anlamda değerlerini sürecin içerisine dahil edelim.

Bu da iyi bir yaklaşım olacak." dedi.Projede emeği geçenlere teşekkürlerini ileten Tekin, şöyle devam etti: "Tarih dersimizi, tarihi varlıklarımızı, geçmişimizi, atalarımızı sadece at sırtında savaş yapmış kişiler olmaktan çıkarmamız lazım.

Medeniyet inşa eden, yaşadığı dönemin insani, hukuki, ahlaki sistematiğine yön veren bir geçmişimiz var.

Bütün bunu çocuklarımızın öğrenmesi lazım.

Bu öğrenme sürecinin de içinde yaşadıkları bölgeden, içinde yaşadıkları ilçeden, ilden başlayıp devam eden bir süreç olması gerektiğine inanıyorum.

Bu benim için bir hayaldi.

Bugün itibarıyla bu hayalimin gerçekleşmesine katkı sağlayan arkadaşlara bir entelektüel, bir Türk insanı olarak ayrıca teşekkür ediyorum."Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı'nın da bir konuşma yaptığı programda, iki öğretmen de platformu katılımcılara anlattı.

İlgili Sitenin Haberleri