Haber Detayı

2026 Ekonomik Projeksiyonu: 1970 Döngüsü ve Modern Konjonktürün Çatışması
Funda yılmaz tv100.com
27/01/2026 00:02 (1 saat önce)

2026 Ekonomik Projeksiyonu: 1970 Döngüsü ve Modern Konjonktürün Çatışması

Güncel ekonomik veriler, finansal piyasaların davranışı ve küresel jeopolitik gerilimler birlikte okunduğunda, 2026 yılının basit bir dalgalanma ya da geçici bir sıkışma dönemi olmadığı net biçimde görülüyor.

Bu yıl, sistemin kendi sınırlarına dayandığı ve artık eski reflekslerle yönetilemediği yapısal bir kırılma noktasıdır.

Ay Düğümleri döngüsü ile finansal tarih arasındaki güçlü korelasyon, bizi 1970 yılında başlayan büyük belirsizlik evresiyle yüz yüze getiriyor.

Ancak bu benzerliği değerlendirirken, bugünün dijital hızını, küresel borç ölçeğini ve finansal araçların karmaşıklığını hesaba katmayan her analiz eksik kalır.1970’ler analog bir dünyada yaşandı; bugünkü kriz ise yüksek frekanslı, eşzamanlı ve küresel.

Bu fark, sürecin daha kısa sürede daha sert sonuçlar üretmesine neden oluyor.1970 Başlangıcı ve 2026 Gerçekliği1970 yılı, Balık–Başak aksında Güney Ay Düğümü Başak, Kuzey Ay Düğümü Balık konumuyla krizin ilk tohumlarının atıldığı yıldı.

O dönem ABD, Vietnam Savaşı’nın mali yükünü, artan kamu harcamalarını ve bozulan bütçe disiplinini teknik yöntemlerle yönetmeye çalıştı.

Ancak aşırı kontrol ve “idare etme” çabası, sistemin çözülmesini engelleyemedi.

Tam tersine, güven aşındı ve belirsizlik büyüdü.2026’nın ilk yarısı, aynı aksın aynı yönde çalıştığı bir zaman dilimine denk geliyor.

Tahvil piyasasında artan huzursuzluk, uzun vadeli faizlerdeki oynaklık ve altına yönelen talep; geleceğe dair verilen finansal sözlerin yeniden sorgulandığını gösteriyor.

Tıpkı 1970’te olduğu gibi, sorun yalnızca enflasyon ya da büyüme değil; güvenin kendisi.Ancak bugün fark şu: 1970’lerde bu çözülme yıllara yayılırken, 2026’da dijital finansal altyapı nedeniyle çok daha kısa sürede fiyatlanıyor.

Bu da kriz algısını daha sert ve daha görünür hale getiriyor.Sistem Değişimi: 1971–72’den Bugüne1971–72 yılları, Aslan–Kova aksında Güney Ay Düğümü Aslan, Kuzey Ay Düğümü Kova yerleşimiyle sistemin yön değiştirmeye zorlandığı ama henüz çözüm üretemediği dönemlerdi.

Bretton Woods sisteminin çöküşü ve doların altınla bağının kopması, krizin çözüldüğü değil; ileriye taşındığı bir kırılma yarattı.

Yük geleceğe devredildi.2026’nın ikinci yarısında devreye girecek Aslan–Kova aksı, bu dönemin modern bir yansımasını oluşturuyor.

Ancak bu kez tablo çok daha karmaşık.

Doların küresel hegemonyası açık biçimde sorgulanırken, merkez bankaları ve devletler yalnızca para politikasıyla değil; sistem mimarisiyle ilgili kararlar almak zorunda kalıyor.Blockchain tabanlı finansal yapılar, dijital para birimleri ve merkezsizleşme tartışmaları, 1971’deki kopuşun dijital versiyonu gibi çalışıyor.

Ancak tıpkı 1971–72’de olduğu gibi, bu evre de krizi çözmekten ziyade onu yeniden tanımlayan bir ara durak niteliği taşıyor.“1979” Eşiği ve 2035 UfkuTarihsel döngüde 1970’te başlayan türbülans, ancak dokuz yıl sonra, 1979’da Ay Düğümleri yön değiştirip ters akslara geçtiğinde kontrol altına alınabilmişti.

Belirsizlik yerini sert ama net bir çerçeveye bırakmış, sistem yeniden disipline edilmişti.2026’yı bu döngünün başlangıç noktası olarak kabul ettiğimizde, benzer bir zaman ölçeği bizi 2035 civarına götürüyor.

Bu, bugünkü krizin gerçek anlamda dengeleneceği ve yeni ekonomik mimarinin oturacağı eşiğe işaret ediyor.Bu süreçte 2029 yılı, ara ama son derece kritik bir kavşak olarak öne çıkıyor.

Uranüs’ün İkizler burcundaki konumu ile Ay Düğümlerinin Güney Ay Düğümü İkizler – Kuzey Ay Düğümü Yay aksına yerleşmesi, bilgi ve strateji düzeyinde bir kırılmayı tetikleyecektir.

Bu dönemde:-Parçalı, yüzeysel ve manipülatif bilgi akışı (İkizler GAD) sürdürülemez hale gelecek,-Daha bütüncül, uzun vadeli ve yapısal stratejiler (Yay KAD) ön plana çıkacaktır.Bu kez süreç, geçmişte olduğu gibi yalnızca faiz artırımlarıyla yönetilemeyecek.

Yapay zekâ tabanlı üretim modelleri, otomasyon, verimlilik devrimi ve tamamen yeni bir para ve değer tanımı, krizin aşılmasında belirleyici olacaktır.Sonuç2026, bir çözüm yılı değildir.

Bu yıl, krizin adının net biçimde konduğu ve eski sistemin sınırlarına ulaştığının kabul edildiği bir eşiktir. 1970–1979 arasındaki uzun sıkışma dönemi, bugünün hızında daha yoğun ve daha kısa sürede yaşanmaktadır.

Ancak gerçek yapısal dönüşüm, 2029’daki teknik kırılmanın ardından 2035 eşiğinde tamamlanacaktır.Bu nedenle ekonomik aktörler için asıl soru “kriz ne zaman bitecek?” değil; “2035 sonrası şekillenecek yeni mimariye ne kadar hazırız?” olmalıdır. 

İlgili Sitenin Haberleri