Haber Detayı
DEİK Başkanı Nail Olpak : Ezber bozan adımlar atma zamanına geldik
2025’in tek cümle ile “öngörülemezliğin hakim olduğu bir dünya” şeklinde geçtiğini, bu yılın da küresel çalkantılar gölgesinde başladığını belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, “Dünyayı etkileyen bu yeniden dengelenme sürecini iyi okumalı ve stratejilerimizi buna göre şekillendirmeliyiz. Birilerinin risklerini nasıl fırsata çevirebiliriz diye bakmamız lazım” dedi.
Nurdoğan A.
ERGÜNnurdogan.arslan@dunya.comKüresel ticaretin sarsıcı jeopolitik gelişmelerle yeniden şekillendiği bir dönem yaşandığına işaret eden Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, ABD’nin korumacılık önlemleri, AB’nin made in Europa hamlesi, Çin’in Türk ihracat pazarlarındaki yükselen gücü gibi gelişmelerin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. “Birilerinin risklerini nasıl fırsata çevirebiliriz, buna bakmamız lazım” diyen Olpak, “Belirsizliğin hakim olduğu dünya konjonktüründe ticaretin seyrini iyi okumalı, ezber bozan adımlar atarak fırsatlara odaklanmalıyız” dedi.
DEİK olarak bu yıl paradigma değişikliğine giderek 33 odak ülkede küresel ticaretin yeni oyun kurucusu olmak için harekete geçtiklerini belirten Olpak, 2026 yılının ticari diplomasi ve lobi yılı olması gerektiğini vurguladı. 2025’in tek cümle ile “öngörülemezliğin hakim olduğu bir yıl” olarak geçtiğini, benzer tablonun 2026’da kendine göstereceğini dile getiren Olpak, “Mevcut stratejilerimizi geliştirme hedefiyle öncelikli 33 ülke belirledik ve stratejimizi daha yakından takip etmeye başladık.
Ticaretimizin yüzde 80’ini, müşterilerin yüzde 20’si le yaparız.
Biz de 33 ülkeyi belirlerken, bu ülkelerin bizimle ekonomik ilişkilerindeki ve küresel ekonomideki ağırlıklarına baktık.
Bu kapsamda G-20 ülkeleri yanı sıra, ülkemizin en çok ihracat yaptığı ülkeleri stratejimizin bir parçası haline getirerek 33 ülkeye ekstra odaklandık.
ABD’den Çin’e, Almanya’dan Rusya’ya, Brezilya’dan Mısır’a kadar uzanan geniş yelpazede listelenen bu 33 ülke özelinde strateji üretme, proje geliştirme, ticari diplomasi yürütme ve somut sonuç oluşturma sorumluluğumuzu artırdık” dedi.“ABD kendine güvenilir iş ortakları arıyor” ABD’nin Çin ile olan ticaret savaşında kendine güvenilir iş ortakları aradığını söyleyen Nail Olpak, “Bu kapsamda hem gelişmiş üretim kapasitemiz hem de ABD ile olan mevcut yatırım ve ticari ilişkilerimizi kullanarak, ortaya koyulan 100 milyar dolarlık ikili ticaret hacmini gerçekçi buluyoruz.
Bu kapsamda eyalet ve sektör bazlı kriterlerle ABD pazarına yönelik stratejik çalışmalar yürütürken, ABD’li yatırımcıların ve finans kuruluşlarının ülkemize daha fazla ve daha nitelikli yatırım sağlamaları hedefi ve başta Afrika ve Orta Asya olmak üzere Türk firmalarıyla ortak girişimlerde bulunmaları için ticari diplomasi faaliyetleri yürütüyoruz” dedi.
İki ülke arasında 2025 yılında 36-37 milyar dolara çıkan ticarete işaret eden Olpak, 100 milyar dolarlık dış ticaret hacmini ‘oldukça gerçekçi’ bir rakam olarak yorumladı.
Olpak, ancak ticaret savaşlarında ABD’nin Türkiye’yi de yüzde 15’lik sepete koymasını da eleştirdi.“Made in Europa’da nerede olacağız bilmiyoruz” Avrupa bölgesi özelinde yeni güncelin made in Europe olduğunu vurgulayan Olpak, “Avrupa’ya olan yaklaşımımızda Gümrük Birliği’nin güncellenmesi önceliğimizdi.
Bu yıl o önceliği de korurken, Avrupa’nın kendi sanayisini güçlendirmek için ortaya koyduğu made in Europe yaklaşımı da yeni gündem maddemiz oldu.
Yazılmadan söylenen, burada hedefin Asya Pasifik bölgesinde karşı bir korumanın olacağı.
Avrupa sanayisinin güçlenmesine elbette karşı değiliz.
Ancak 30 yıldır Avrupa’nın sanayisi ile entegre olmuş, üretimde güçlü kaslara sahip bir Türkiye’nin bu yaklaşım sebebiyle oyunun dışında kalacağı bir senaryoyu da kabul edemeyiz” diye konuştu.
Önümüzdeki dönemde Avrupa nezdinde en önemli lobi faaliyetinin bu olacağını belirten Olpak, şöyle devam etti: “Avrupa’nın yakın zamanda gündeme getirdiği bir diğer konu da 150 euro e-ticarette uygulanan gümrüksüz geçiş muafiyetinin kaldırılması ve tüm ürünlerden ek gümrük vergisi alınması.
Gümrük Birliği üyesi olan ülkemizin bu uygulamadan muaf tutulması da bir diğer odak noktamız.
Çin’e karşı getirilen bu gümrük uygulamasından ülkemiz muaf tutulduğu zaman, lojistik yakınlığımız ile rekabet avantajımız olacak.”“Afrika’da, 3.3 trilyon dolarlık bir ekonomi var” Diğer taraftan Afrika’daki yatırım ve alt yapı projelerinde üçüncü ülkelerle iş birliğinin önemine dikkat çeken Olpak, “Afrika bölgesinde ciddi yatırım ve alt yapı projeleri imkanları var, ancak buradaki temel sorun finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar.
Bölgedeki rekabet içinde olduğumuz ülkelere karşı tek dezavantajlı olduğumuz nokta da burası.
Bunun için yatırım projelerine finans sağlayacak Avrupa ve Amerikalı finans sağlayıcılar ile birlikte burada daha fazla aktif olma stratejimiz var” dedi.
Afrika’nın 3.3 trilyon dolarlık bir ekonomi olduğunu kaydeden Olpak, Türkiye’nin bu pazarda 40 milyon dolarlık bir ticaret hacmine ulaştığını, gidilecek çok yol olduğunu vurguladı.“Masada olmak için Suriye’de masa kurulmalı” Ortadoğu ve Körfez Bölgesi’ndeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve Türk iş dünyasına yansımalarını ciddi biçimde ele aldıklarını belirten Olpak, “Ortadoğu ve Körfez Bölgesi diyoruz ama aslında bu bölgede denkleme Kuzey Afrika’yı da dahil etmemiz lazım.
Avrupa’dan sonra en çok ticari ve yatırım ilişkilerimizin geliştiği, ekonomilerimizin entegre olduğu bölge.
Son dönemde Suriye, İran ve Yemen üzerinden yaşanan sıkıntılı jeopolitik gelişmelerin de en çok hissedildiği bölgelerden birisi olsa da, bölgedeki ülkelerle olan siyasi diyaloglarımızın üst seviyeye çıkmasıyla birlikte Ortadoğu ve Körfez ülkeleri Türkiye için önemli bir ticaret ve yatırım iş birliği olan bölgelerden birisi olmaya devam edecek” dedi.
Zaman zaman “Suriye’nin yeniden yapılanmasında Türkiye masada olacak mı?” soruları geldiğini aktaran Olpak, “Masada olabilmemiz için önce masanın kurulması lazım.
Suriye’nin yeniden yapılanması için biraz daha zaman gerekecek” ifadelerini kullandı.“Asya Pasifik’ten nitelikli yatırımları çekmeliyiz”Asya Pasifik Bölgesi için de değerlendirmelerde bulunan Olpak, “Orta Asya ise Çin ve genelde Asya Pasifik ile batı arasında köprü vazifesi görmesi açısından önemli bir bölge.
Son dönemde ABD’nin bölgeye olan ilgisinin arttığını da görüyoruz.
ABD’nin Özbekistan ile yaptığı anlaşmayı bu çerçevede okumak lazım.
Bu yaklaşımları ortak yatırımlarla fırsata çevirebiliriz. 1990’lı yıllarda bölgedeki ülkeler bağımsızlığını kazanmaya başladıklarında ABD’nin bölgeye olan ilgisi Türk firmalar üzerinden yatırımlara dönüşmüştü.
Asya Pasifik bölgesi ticari dengesizliğimizin en yüksek olduğu bölge ve bu dengesizliği kısa vadede önlemek mümkün olmasa da, bölgedeki Çin, Japonya ve Güney Kore gibi gelişmiş ülkelerin ülkemizdeki nitelikli yatırımlarını artırma noktasında çabalarımız devam edecek” dedi.“Reform yılı ilan edilen 2026’dan daha umutluyuz” Geçen yılın sanayici ve ihracatçı için rekabet ve finansman sorunlarıyla dolu zorlu bir yıl olduğunu hatırlatan Nail Olpak, 2026 için nispeten daha umutlu konuştu.
Olpak, “2025’te her şey piyasa beklentisi doğrultusunda gitmese de mal ve hizmet ihracatında toplamda 400 milyar doları aşan bir performans sergiledik. 2026’nın ‘reform yılı’ ilan edilmesinin etkisiyle, yatırım ortamının daha elverişli hale geleceğine inanıyoruz” dedi.“Suriye sınırında üretim, masaya getirilmeli” Başta emek yoğun sektörler olmak üzere Türkiye’deki üretim maliyetlerinin yüksekliğine vurgu yapan Nail Olpak, “Özellikle Suriye sınırında üretim için bir hat kurulabilir.
Son zamanların önemli konularından biri bu.
Bireysel başlayan işletmeler var ama kamusal olarak hareket etmek lazım.
Özellikle emek yoğun sektörlerde atölye irisi işletmeler üretim için taşınabilir.
Bu konu masaya getirilmeli” diye konuştu.Nail Olpak küresel pazarların röntgenini çekti * Afrika: Ciddi fırsatlar var ancak temel sorun finansman.
Batılı finans devleri ile Türk üretim gücünü birleştirerek bu bölgedeki rekabette öne çıkılabilir.* Körfez ve Ortadoğu: Suriye, İran ve Yemen merkezli jeopolitik gerilimlere rağmen, bölgeyle siyasi diyaloğun üst seviyeye çıkması ticareti canlandıracak.* Asya-Pasifik: Ticari dengesizliğin en yüksek olduğu yer burası.
Çin, Japonya ve Güney Kore’nin Türkiye’deki nitelikli yatırımlarını artırmak gerekiyor.* Orta Asya: Bölge, Batı ile Asya arasında stratejik bir köprü.
ABD’nin Özbekistan gibi ülkelerdeki ilgisi Türk firmaları üzerinden ortak yatırımlara dönüştürebilir.* ABD: 100 milyar dolarlık ticaret hedefi ‘oldukça gerçekçi’.
Pazarda derinleşme gerekiyor.