Haber Detayı

Japonya’nın Oscar adayı ‘Kokuho’ ile dramatik komedi ‘Müthiş Eleanor’ gösterime girdi: Yetenek mi yoksa miras mı?
Kültür-sanat cumhuriyet.com.tr
27/01/2026 04:00 (1 saat önce)

Japonya’nın Oscar adayı ‘Kokuho’ ile dramatik komedi ‘Müthiş Eleanor’ gösterime girdi: Yetenek mi yoksa miras mı?

Kabuki sanatının perde arkasını anlatan ve Japonya’da gişe rekoru kıran Kokuho, yetenek ile soy ilişkisini tartışmaya açarken, Scarlett Johansson’un ilk yönetmenlik denemesi Müthiş Eleanor aile belleği ve yas temaları üzerinden bir sorgulamaya eşlik ediyor.

Japonya’da Kokuho (Kabuki Ustası) filmi 13 milyon izleyici sayısıyla gişe rekoru kırdı.

Japon sineması uzun yıllardır kabuki gibi geleneksel sanatların sahne arkasındaki insan ilişkilerini, sanat dünyasının zorluklarını betimleyen filmlerin altın çağını yaşadı ama bu tür 1970’lerden sonra geriledi.

Günümüzdeyse yok denecek kadar azaldı.

Kore kökenli Japon yönetmen Lee Sangil, Clint Eastwood’un Affedilmeyen filminin Japonca versiyonunu çekerek adını duyurmuştu, Kokuho ile iyice tanındı.

Cannes Film Festivali’nin Yönetmenler Haftası bölümünde gösterilen film ülkede en prestijli edebiyat ödülü Akutagawa’yı kazanan Yoshida Shuichi’nin romanından (2018) uyarlandı.

Öykü 1964-2014 yılları arasında Kikuo ile Shunsuke’nin kabuki sanatında en iyi olmak, yaşayan ulusal hazine konumuna yükselmek için geçirdikleri dönemleri anlatır.

Bir yakuzanın oğlu olan Kikuo’nun babası mafya tarafından öldürülünce ünlü kabuki ustası Hanai Hanjiro onu himayesine alır.

Hanai, öz oğlu Shunsuke ile Kikuo’yu yoğun eğitime sokar, genel bilgi, teknik, fiziksel kondisyon, uzun hazırlık gerektiren kabuki sanatı soy, kan yoluyla aktarılır, korunur.

Kikuo’nun daha hırslı, başarılı olduğunu gören Hanai varis olarak Kikuo’yu seçince olaylar başlar.

KABUKİNİN ÜSTÜNLÜĞÜ Yüksek bütçeli (1.8 milyon dolar) yapım için bire bir gerçek dekorlar, kostümler, aksesuvarlar hazırlandı.

Kabuki’de kadınların oynaması yasak olduğu için kadın kılığında (onnagata) oynayan Ryo Yoshizawa ile Ryusei Yokohama çekimden önce 1.5 yıl özenle eğitildiler, Sonezaki’de Aşk İntiharları, Balıkçıl Kız, Tapınaktaki Kızlar oyunlarından ikonik bölümleri titizce sergilediler.

Kabuki tiyatrosu için dev bir set yapıldı.

Görüntü yönetmeni Sofian El Fani (Mavi En Sıcak Renktir) kamerasını sahneye yerleştirip oyuncuların omuzlarının üstünden seyirciyi görüntüledi.

Japon filmlerinde tiyatro sahneleri seyircinin bakış açısından çekilirken El Fani el kamerasıyla oyuncuların terini, nefesini gösterecek kadar yakından çekim yaptı.

Marihiko Harai’nin müziği, Yohai Taneda’nın yapım tasarımları olağanüstüdür.

Genç aktörler Ryo Yoshizawa ile Ryusei Yokohama’nın ergenlikten yetişkinliğe geçişleri, değişimleri çok başarılıdır.

Ken Watanabe, Mitsuki Takahata, Min Tanake gibi ünlüler de kadrodadır.

Kabuki, kılıçlardan, silahlardan daha güçlüdür, düşmanla savaşmak, intikam almak için yaşayan ulusal hazine mertebesine ulaşmak zirvede olmak demektir.

Kokuho sanatta en önemli unsurun ne olduğu sorusunu da gündeme getirir: Yetenek mi yoksa kan, soy, miras mı önemlidir?

Elbette yetenek önemlidir, ancak günümüz dünyasında yetenekten, azimden çok başka şeyler (kumpaslar, entrikalar, çıkar ilişkileri) geçerli ne yazık ki.

AİLE BELLEĞİNİ YAŞATMAK Yüksek bütçeli Hollywood yapımlarında da düşük bütçeli yaratıcı filmlerde de oynayan Danimarka kökenli Amerikalı yıldız Scarlett Johansson önce These Pictures şirketini kurup yapımcı oldu ardından da ilk filmi Müthiş Eleanor’u çekti.

Dramatik komedisini büyükannesine adayan aktris, neşeli, şakacı, enerjik 94 yaşındaki Eleanor ile ailesini soykırımda yitiren en yakın arkadaşı Bessie’nin sarsılmaz dostluğunu anlatır.

Bessie aniden ölünce Eleanor yapayalnız kalır, New York’a işkolik kızıyla çocukluğunu göremediği torununun yanına taşınır.

Kızı annesini oyalamak için onu Yahudi Kültür Merkezi’ne yollar, Eleanor yanlışlıkla kendini soykırım kurbanlarının terapi grubu içinde bulur.

Sırası gelince Bessie’nin trajik anılarını kendi yaşamış gibi anlatırken Bessie’yi yeniden yaşattığını düşünür.

Gruptaki gazetecilik okuyan Nina çok etkilenir, Eleanor’la ilgili makale yazmak ister.

Eleanor ve annesinin yasını tutan Nina arasında sıkı bir dostluk kurulur.

Keder, üzüntü yerini diyaloglara, duyguların arınmasına bırakır.

Johansson, Eleanor’u ne över ne de kınar.

Alaycı olmayan, içten, bazen iğneleyici Eleanor gerçekler ve küçük yalanları arasında gidip gelir, gerçek ortaya çıkıncaya dek.

MİNİMALİST BİR ANLATIM...

Yönetmen melodram tuzağına düşmez, abartıdan kaçınır, yalın, minimalist bir anlatım seçer.

New York’a olan tutkusunu sürekli yineler, çekim metodu Woody Allen’ın dramatik komedilerini anımsatır.

Eleanor’da June Squibb mükemmeldir, karakterle bütünleşir. 1944’te Ukrayna’daki bir toplama kampında doğan, bebekliği burada geçen Bessie’yi canlandıran Rita Zohar kendi acı deneyimlerini anlatır.

Genç oyuncu Erin Kellyman (28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı) Squibb’le uyum içindedir. “Umarım filmim insanları akrabalarına sorular sormaya, aile miraslarını yaşatmaya teşvik eder” diyen Scarlett Johansson 2017’de ailesinin bir kısmının Varşova gettosunda öldürüldüğünü öğrenince yıllar sonra aile mirasıyla bağ kurdu.

İlgili Sitenin Haberleri