Haber Detayı

“Hediyeleri dahi fotoğraflıyoruz”
Deniz zeyrek nefes.com.tr
27/01/2026 05:00 (4 saat önce)

“Hediyeleri dahi fotoğraflıyoruz”

Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel’le sohbet ediyorduk. Konu belediyelere yapılan operasyonlara ve bu dönemde bir muhalefet partisine mensup...

Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel’le sohbet ediyorduk.

Konu belediyelere yapılan operasyonlara ve bu dönemde bir muhalefet partisine mensup olarak belediyecilik yapmaya geldi.Benzer bir konuşmayı daha önce başka muhalefet belediye başkanlarıyla da yapmıştım.

Özellikle de taşradaki belediye başkanlarının yaşadığı zorluklara bizzat şahit olmuştum.

Yaklaşık 10-15 muhalif belediye başkanıyla yaptığım görüşmelerden yola çıkarak bu zorlukları sıralamak isterim:1- SGK tahsilatları:SGK, muhalefet belediyelerinin üzerine çökmüş vaziyette.

Sadece yeni dönem değil, AK Partili belediyelerinin döneminden kalan alacakları dahi tahsil ediyorlar.

Belediye gelirlerinin önemli bölümüyle çoğu da geriye dönük olan prim borçlarını ödemeye çalışıyor.

AK Partili belediyeyseniz cami arazisini dahi SGK’ya veriyorsunuz, SGK ile borcunuzu mahsuplaşıyorsunuz.

AK Parti’nin belediyeleri aldığı şehirlerde SGK emlak zengini olmuş vaziyette.

Ancak CHP’liyseniz, SGK sizin gayrimenkullerinize zerre ilgi göstermiyor.2- Bütçe kesintileriBelediyelerin en önemli gelir kaynağı İLBANK’tan gelen ödenekler.

İLBANK, yerleşim yerinde toplanan vergilere göre bir bütçeyi belediyelere ödüyor.

Zaman zaman da kolay ödenen krediler sağlıyor.

Muhalefet belediyeleri, İLBANK kesintileriyle boğuşuyor.

İLBANK’tan kredi almak muhalefet belediyeleri için neredeyse imkânsız.

Ancak iktidar belediyeleri için durum farklı.

Son dönemde muhalefetten AK Parti’ye geçen belediyelere yapılan en büyük kıyak İLBANK kesintilerinin yük olmaktan çıkarılması ve kredi sağlanması oldu.

İLBANK’ın Aydın Belediyesi’ne muhalefetteyken vermediği krediyi AK Parti’ye geçince vermesi dikkatlerden kaçmamıştı.İLBANK Kesintileri bazı muhalefet belediyelerinin zaman zaman maaş ödemesini dahi imkânsız hale getirebiliyor.3- Müfettiş baskısıMuhalefet belediyelerinin en büyük rutinlerinden biri de denetim.

Sayıştay müfettişleri yetmiyor bir de Mülkiye Müfettişleri, İçişleri Müfettişleri belediyelerin müdavimi olmuş vaziyette.Müfettiş baskısı o kadar yoğun ki hiçbir bürokrat imza atmak istemiyor.

İhale yapmak, doğrudan alım yapmak gibi eylemler her an “gözünün üstünde kaşın var” gibi gerekçelerle soruşturma konusu olabiliyor.4- Mevcut soruşturmalarEkrem İmamoğlu başta olmak üzere 12 CHP’li belediye başkanı cezaevinde.

Gaziosmanpaşa, Seyhan, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlarının iddianamelerinde tutukluluğu gerektirecek bir suçlama dahi yok ama aylardır cezaevindeler.

Kent Uzlaşısı davasında Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer serbest kaldı ama benzer bir suçlamayla tutuklanan Resul Emrah Şahan hala cezaevinde.Müfettiş baskısı bürokratları, adli yaptırımlar da belediye başkanlarını, siyasetçileri hareketsiz kılıyor.

Onlar da karar alırken kılı kırk yarmak zorunda kalıyorlar ve her şey çok yavaşlıyor.5- Medya salvolarıMuhalefet belediyelerinin bir başka baş ağrısı da medya üzerinden yapılanlar.

Haklarında çıkan haberler, o haberlere yanıt yetiştirmek, önemli bir mesailerini alıyor.Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş bu konudaki en mağdur isimlerden biri.***Bütün bunlar bir araya gelince muhalefet belediyeleri gerçekten çok zor durumda kalıyor.

Parasızlık, hata yapmamak için kılı kırk yapmanın iş ve işlemleri geciktirmesi, ihalelerdeki yavaşlık bu zorlukların başında geliyor.Yalova Belediye Başkanı Güler’in dikkat çektiği bir olay, aslında her şeyi özetliyordu.Yalova’da yıllardır folklor festivali yapılıyor ve bu festivale birçok ülkeden halk oyunlar ekipleri geliyor.Güler, içinde bulundukları durumu anlatırken şöyle bir örnek verdi:“Bu ekiplerden bazıları ülkemize gelirken ufak tefek folklorik hediyeler getiriyor.

O kadar çekiniyoruz ki artık o hediyeleri herkesin huzurunda açıyor, fotoğraflıyor ve envantere kaydediyoruz.”İktidarın amacı tam da bu olsa gerek:Kendi belediyeleri kamunun kaynaklarını har vurup harman savururken, CHP’li belediyelerin parasızlıktan, müfettiş ve soruşturmak baskısından hareket edemez hale gelmesi, hizmetlerini aksatması...BÜYÜK STRATEJİ!Ocak ayı ve gazetecilik!Ocak ayı gazeteciler açısından yas aydır bilirsiniz.O nedenle ocak ayını hiç sevmiyorum.Metin Göktepe, 9 Ocak’ta kendisini gözaltına alan polislerce dövülerek öldürülmüştü.Hrant Dink’i Ogün Samast isimli çocuk katil 19 Ocak’ta arkasından vurmuştu.Uğur Mumcu’nun arabasına konulan bomba patladığında 24 Ocak’tı.Ocak ayı biraz da bu nedenle demokrasinin, basın ve ifade özgürlüğünün en çok konuşulduğu aydır.Biz gazeteciler de ocak ayında Anadolu’nun değişik köşelerinde halkla buluşup, dilimiz döndüğünce demokrasinin, hukuk devletinin, laikliğin, ifade özgürlüğünün, gazeteciliğin ve haber alma hakkının önemini anlatırız.Ocak ayında katıldığım konferanslarda şunu fark ettim:Evet gazetecilik yapma koşulları zorlaştı.Artık önüne gelene soruşturma açıyorlar.Gazetecilerin söylediklerinden dolayı soruşturulup, gözaltına alınması, hatta tutuklanması artık çok kolaylaştı.Fatih Altaylı 6 aydan fazla içeride kaldı.Enver Aysever hala içeride.Merdan Yanardağ, dünyanın en garip casusluk davasının sanığı ve içeride tutuluyor.Furkan Karabay, belgesiyle yaptığı haber nedeniyle soruşturuluyor ve şu anda ayağında kelepçeyle ev hapsinde.Akreditasyon yasaklarını, işsizlik belasını, troll orduların saldırısına uğrama boyutuna girmiyorum dahi.Ancak, bir tarafta gazeteciliği hakkıyla yapmanın bedelini canlarıyla ödeyen gazeteciler dururken bizim bu zorluklardan şikâyet etmemiz de doğru olmaz.Hala hayattayız.

Hala söyleyecek sözümüz var.

Hala bir gerçeği dile getirmenin 100 yolundan birini mutlaka bulabiliyoruz.Siz okuyucularımızın, izleyicilerimizin desteğiyle nefesimiz yettiğince de bu işi yapmaya devam edeceğiz.

İlgili Sitenin Haberleri