Haber Detayı

Ezidi Kültür Vakfı’ndan Rojava ve Şengal için acil çağrı
Dünya artigercek.com
27/01/2026 13:36 (3 saat önce)

Ezidi Kültür Vakfı’ndan Rojava ve Şengal için acil çağrı

Ezidi Kültür Vakfı, Rojava'ya saldırıların "Kürt halkının tamamını hedef alan kapsamlı bir tasfiye süreci" olduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Şengal'e yönelik sözlerine yanıt verdi. Dünya kamuoyuna bu politikalara karşı net bir tutum alma çağrısı yapıldı.

Artı Gerçek- Ezidi Kültür Vakfı, Rojava'ya yönelik saldırıların Kürt halkının tamamını hedef olan kapsamlı bir tasfiye süreci olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Şengal'e yönelik açıklamalarına yanıt verilen açıklamada, Kürt birliğinin oluşturulmasının tarihsel bir sorumluluk olduğu belirtildi.

Açıklamada, "Dünya kamuoyunu, Kürt kamuoyunu, vicdan sahibi ve tüm demokratik güçleri Rojava’ya, Şengal’e ve Kürt halkının meşru varoluş mücadelesine karşı yürütülen bu politikalara karşı seferber olmaya, açık ve net bir tutum almaya davet ediyoruz" denildi. 'ROJAVA HALKININ YANINDAYIZ' "Şengal İçin Dünya ve Kürt Kamuoyuna Acil Çağrı" başlıklı açıklama şöyle: "Bizler Orta Doğu’nun en kadim inanç topluluklarından biri olan Ezidi cemaatinin kurumları olarak tarihsel, kültürel ve manevi varlığımızın ayrılmaz bir parçası olduğumuz Kürt halkı ve onun ortak değerleri adına bu çağrıyı yapıyoruz.

Rojava’da halkımıza karşı yürütülen ve açıkça bir etnik temizlik karakteri taşıyan saldırılara karşı olduğumuzu, maddi ve manevi tüm varlığımızla halkımızın yanında durduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz.

Türkiye başta olmak üzere bölgedeki bazı devletlerin uluslararası onay ve sessizlikten cesaret alarak Rojava’ya yönelttikleri bu insanlık dışı saldırıları yalnızca güncel bir askeri hamle olarak değil, tarihin karanlık sayfalarına geçecek tarihsel bir kırılma anı olarak görüyoruz.

Rojava etrafında şekillenen Kürt birliğini, halkımızın onurunu ve geleceğini savunan mukaddes bir yolculuk olarak selamlıyor, Ezidi toplumu olarak bu ulusal birlik ruhunu kararlılıkla desteklediğimizi açıkça ifade ediyoruz.

Bu birlik sadece siyasal bir tercih değil, halkların kaderini tayin etme iradesinin tarihsel bir tezahürüdür. 'KÜRT HALKININ TAMAMINI HEDEF ALAN KAMPSAMLI BİR TASFİYE SÜRECİ' Öncelikle yaşanan saldırıların halkımızın öz direnişi, birlik ruhu ve ortak iradesi karşısında er ya da geç dağılacağına olan inancımız tamdır.

Bu, sadece bir temenni değil, Yezdanê Pak’a, onun iyilik meclisine ve varlığın kurucu hakikati olan Yedi Melek’ten devraldığımız itikat ve irfanın bize öğrettiği kadim bilincin ifadesidir.

Rojava’da yaşananların sadece orayla ile sınırlı olmadığını, Kürt halkının tamamını hedef alan kapsamlı bir tasfiye projesinin parçası olduğunu iyi biliyoruz.

Tarihsel hafızamız, sürgünlerin, fermanların kanlı anlatıları ve toplumsal belleğimizin direnci bize bunu açıkça göstermektedir. 'NE KÜRT HALKI KENDİNİ SAVUNAMAYACAK KADAR GÜÇSÜZDÜR NE BİZ EZİDİLER KENDİMİZİ SAVUNAMAYACAK KADAR ÇARESİZİZ' Nitekim Türkiye Dışişleri Bakanının, Suriye’de insanlığa karşı suçlar işlemiş cihatçı yapıların söylemini andıran bir dille 'Bu iş Kuzey Irak’ta Barzani’den başlar, Süleymaniye’de Talabani ile biter' şeklindeki beyanı, Ezidilerin ana yurdu olan Şengal’i açıkça hedef göstermesi bakımından bu niyetin aleni bir itirafıdır.

Ana vatanımızın işgalini ima eden bu yeni Ebû Süfyân ve Yezitlerin dili karşısında, söz konusu devletin aklıselim sahibi çevrelerini komşuluk hukukuna, halkların yaşam hakkına ve bölgesel barışın asgari ilkelerine saygı göstermeye davet ediyoruz.

Şunun altını açıkça çiziyoruz: Ne Kürt halkı tehdit edilecek kadar güçsüzdür ne de biz Ezidiler kendimizi savunamayacak kadar çaresiziz.

Uluslararası alandaki temsili gücümüzün sınırlı olması, Ortadoğu cehenneminde müstakil bir devletimizin bulunmaması, tarih boyunca başka halkları katletmememiz ya da din adına fetvalar yayınlamamış olmamız, savunmasız olduğumuz anlamına gelmez.

Tam tersine binlerce yıldır imkânların en kıt, zamanların en kırılgan olduğu dönemlerde bile kutsal topraklarımızı savunmayı bildik ve varlığımızı bugüne kadar devam ettirdik. 'KÜRT BİRLİĞİNİN BİR AN EVVEL OLUŞMASI TARİHSEL BİR SORUMLULUKTUR' Ezidi toplumu her zaman Kürt halkının onurlu yürüyüşünde onur ve şerefle yerini almıştır.

Bu yol birlik, dayanışma ve hafıza yoludur.

Bu yol geri dönülmez bir hakikat yoludur.

Bu yolda Kürt Birliği’nin bir an evvel oluşması için durmaksızın yürümek tarihsel bir sorumluluktur.

Bizler Ezidi toplumu olarak bu birlik ruhunun tam kalbinde duruyoruz.

Binlerce yılın hafızasıyla, bütün değerlerimize karşı çıkan, ilahi bir mukadderat olan ana dilimizi dahi yasaklayan bu çağdışı ve münafık zihniyete karşı, Kürtçenin her zerresine kalbini ve kulağını açmış olan Yezdanê Pak’ın yolunda yürümeye devam edeceğiz.

Hep birlikte Şengal’e 2+2=1 ruhuyla ses vermeliyiz.

Birlik olmalı, direnmeli, değerlerimize sahip çıkmalıyız.

İŞİD ve türevlerinin Şengel’de yeni katliamlar yapmalarına izin vermemeliyiz!

DÜNYA VE KÜRT KAMOUYUNA ÇAĞRI Bu çağrımız tehditler karşısında onurlu bir birlik uyarısıdır.

Bu çağrımız tehdit ve savaş diline karşı hakikat ve adalet çağrısıdır.

Bu çağrımız sadece Şengal adına yükselen bir çığlık değil, insanlığın vicdanına yöneltilmiş tarihsel bir hatırlatmadır.

Geç olmadan dünya kamuoyunu, Kürt kamuoyunu, vicdan sahibi ve tüm demokratik güçleri Rojava’ya, Şengal’e ve Kürt halkının meşru varoluş mücadelesine karşı yürütülen bu politikalara karşı seferber olmaya, açık ve net bir tutum almaya davet ediyoruz.

Şengal’in ruhundan yükselen bu çağrı tüm Kürtlere ve dünyaya ulaşmak zorundadır!

Ezidî Kültür Vakfı…" HAKAN FİDAN NE DEMİŞTİ?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şengal'e ilişkin, "Oradaki, Sincar'daki (Şengal) yoğun PKK varlığının o kadar devam etmesi, belli yerlerde yuvalanmaları, bu sürdürülebilir bir konu değil.

Hiçbir egemen ülke bunu kabul etmez.

Dolayısıyla örgütün kendisini daha çetin sınamalara tabi tutulmadan, yok olmayla karşı karşıya kalmadan dönüştürmesi gerekiyor" ifadeleri kullanmıştı. (DIŞ HABERLER)

İlgili Sitenin Haberleri