Haber Detayı

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörlüğü'nden Pınar Uslu yazdı
Yatırım ekonomim.com
27/01/2026 20:05 (3 saat önce)

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörlüğü'nden Pınar Uslu yazdı

ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörü Pınar Uslu, ulusal ve uluslararası piyasaları yakından ilgilendiren gelişmeleri ekonomim.com için değerlendirdi...

ABD Başkanı Trump’ın, Grönland’ı almak istemesi ve bu isteğine karşı çıkılması halinde sekiz Avrupa ülkesine ek gümrük vergisi getireceğini açıklaması piyasalarda hareketlilik yaratmıştı.

Geçen haftaki Davos zirvesinde Trump’ın bu üslubunu nispeten yumuşatması ve ek vergi uygulama düşüncesinden vazgeçtiğini söylemesi, bir miktar rahatlamaya neden oldu.

Ancak taraflar arasında netleşmiş bir anlaşmanın henüz olmaması ve Trump’ın çabuk karar değiştirebilme özelliği, riskin geçtiğini söylemek için erken dedirtiyor.

Nitekim bu durumun da etkisiyle Dolar küresel piyasalarda değer kaybederken, 26 Ocak itibarıyla yılbaşından beri ons altın yaklaşık %16, ons gümüş de %52 yükselerek yeni zirve seviyelerini gördü.

Bu yazının yazıldığı sırada US$ 5,086 seviyesindeki ons altında, US$ 5,050, US$ 5,005 ve US$ 4,967 destek; US$ 5,111, US$ 5,137 ve US$ 5,162 direnç seviyeleri olarak söylenebilir.

Çarşamba günü sonuçlanacak FOMC toplantısında faizin sabit tutulması bekleniyor.

ABD’de güçlü büyüme güçlü, düşük işsizlik, zirve seviyelerine yakın hisse senedi piyasaları ve hedef seviyenin üzerindeki enflasyon, faizin sabit tutulmasını destekliyor.

Karara muhtemelen iki üye itiraz edebilir.

En güvercin üye Miran ve bir sonraki Fed Başkanı adaylarından olan Waller.

Çarşamba gününün en önemli anı ise Fed Başkanı Powell’ın basın toplantısındaki değerlendirmeleri ve soru-cevap kısmı olabilir.

Trump’ın, Fed başkanlığı için adayını da yakın zamanda açıklaması bekleniyor.

Geçen haftaki toplantısında Japonya Merkez Bankası, beklenildiği üzere politika faizini %0.75’te sabit tuttu. 8 Şubat’ta erken seçim kararı alan Japonya’nın başbakanının, gıda satış vergilerini iki yıllığına erteleme ve kamu harcamalarını artırma vaatleri, JPY’nin ve Nikkei endeksinin gerilemesine, Japon tahvillerinde sert satışlara yol açmıştı. 20 Ocak’ta Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi %2.35 ile 1997’den beri en yüksek seviyesini görmüş, Maliye Bakanı’nın piyasaları sakinleştirme çabası sonrasında gerileyerek %2.25 seviyesine inmişti. 23 Ocak’ta Yen, Dolar karşısında aniden sert denilebilecek değer kazanımı yaşadı.

Cuma açılışta 158.4 seviyesindeki USD/JPY paritesi, şimdilerde 153.6 seviyesine yakın hareket ediyor.

ABD’nin ve Japonya’nın piyasaya eşgüdümlü müdahale etme ihtimali Yen’de değer kazanımına neden oldu.

Yen’de gelinen mevcut seviye, ilgili merkez bankalarının fiili müdahalesine gerek duyurmayabilir.

Japonya’da faiz oranları ve Yen’in performansı, carry trade işlemleri açısından da yakından takip ediliyor.

İlerleyen dönemde Japonya tahvil faizlerinde yükselen bir seyir gözlenmesi durumunda Japon yatırımcıların yurt dışı tahvil portföylerinin ne kadarlık bir kısmını kendi ülke tahvillerine yönlendireceği de önemli olacak.

Geçen hafta Perşembe günkü toplantısında TCMB PPK, politika faizini 100 baz puan düşürerek %37.00’ye indirdi (beklenti 150 baz puanlık indirimdi).

Faiz indiriminin, piyasanın beklentisi 150 baz puanlık indirim olmasına rağmen 100 baz puan olmasının arkasında, enflasyonda aylık bazda ilk aylarda yüksek artış olacağı beklentisinin yattığı ve yıl sonu öngörüsüne ulaşabilmek için TCMB'nin temkini elden bırakmadığı söylenebilir.

Piyasaların beklentinin altında gelen faiz indirimini olumsuz karşılamadığı gözlendi.

Cuma günü piyasalar kapandıktan sonra uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin üç basamak altında (BB-) tutarken, kredi notunun görünümünü “durağan”dan “pozitif”e yükselti.

Görünüm değişikliği, dış kırılganlıkların azalması, döviz rezervlerindeki hızlı artış, rezerv kalitesinin yükselmesi ve nispeten sıkı makro ekonomik politikaların sürdürülmesiyle ilişkilendirildi.

Kredi notunun pozitife yükseltilmesi, Fitch’in 17 Temmuz’daki değerlendirmesinde kredi notunu artırabileceği beklentisini yarattı.

Moody’s ise, Türkiye’nin kredi notunu BB-, kredi notunun görünümünü “durağan” olarak korudu.

Takvime göre S&P, 17 Nisan’da Türkiye ile ilgili değerlendirmesini açıklayabilir.

Kur Korumalı Mevduat’ın döviz ve altın tüm vadelerinin sona ermesiyle birlikte bu uygulamaya ilişkin düzenlemeler hafta sonu yürürlükten kaldırıldı.

Ayrıca kısa vadeli yabancı kaynak girişini sınırlamak amacıyla TCMB zorunlu karşılık oranlarını artırdı.

TL cinsi yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışından kullanılan krediler için zorunlu karşılık oranları 2 puan artırıldı.

Ayrıca, 1 yıla kadar vadeli yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu ve yurt dışı merkeze olan yükümlülükler için zorunlu karşılık oranı %14’e yükseltildi. 26 Ocak itibarıyla yılbaşından beri TL bazında %17’lik artışla göz alıcı bir performans sergileyen BIST100 endeksinde (2025 yılının tamamındaki artış %14.6), 12,991 ve 12,838 puanlar destek; 13,263 ve 13,466 puanlar direnç olarak izlenebilir.

ABD’de 26 Ocak itibarıyla S&P 500 endeksi yılbaşından beri sadece %1.5 yükseldi.

Küçük sermayeli şirketleri içeren Russell 2000 endeksindeki yükseliş ise %7.2 ile belirgindi. 14 seans boyunca S&P 500 endeksinden daha iyi performans sergileyen Russell 2000’in galibiyet serisi Cuma günü sonlandı.

Yine de finansal koşullara hassas olan küçük sermayeli şirketlerin yılbaşından beri performansına bakıldığında, gelecek dönemde faizlerin daha da düşeceği, dolayısıyla daha esnek bir kredi ortamı beklentisinde oldukları söylenebilir.

Yurt dışındaki veri gündeminin, jeopolitik haber akışı ve FOMC toplantısının gölgesinde kalması beklenebilir.

Açıklanacak bilanço sonuçları daha fazla ilgi çekebilir.

ABD’de "Muhteşem Yedili" olarak adlandırılan teknoloji şirketleri arasında yer alan Microsoft, Tesla ve Meta 28 Ocak’ta, Apple da 29 Ocak’ta son çeyrek bilançolarını yayımlayacak.

Güney Koreli Samsung'un bilançosu da 29 Ocak’ta açıklanacak.

Yurt içinde ise Çarşamba günü Anadolu Sigorta, Cuma günü de Arçelik finansal sonuçlarını yayımlayacak.

EUR/USD paritesinde 1.1850, 1.1800 ve 1.1747 destek seviyeleri; 1.1919, 1.1950 ve 1.1980 direnç seviyeleri olarak söylenebilir.

Not: “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.

Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.

Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir.

Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.

Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.” 

İlgili Sitenin Haberleri