Haber Detayı
Cavit Arı: Antalya'da Çiftçi Afetlerle Mücadele Ediyor, Krediler ve Destekler Acilen Açılmalı
CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Antalya'daki fırtına ve aşırı yağışların zarar verdiği seralar nedeniyle çiftçilerin bankalara olan borçlarının faizsiz ertelenmesini talep etti. Arı, Tarım Bakanlığı'na ve hükümete çiftçilerin bu zor durumundan dolayı acil destek verilmesi gerektiğini vurguladı.
(ANTALYA) - CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Antalya'da meydana gelen fırtına ve aşırı yağışlarda birçok seranın zarar gördüğünü belirterek, "Bugün yaşanan afette zarar gören çiftçilerimizin bankalara olan borçlarının faizsiz bir şekilde, en az iki yıl süreyle ertelenmesini talep ediyoruz.
Aksi halde bu arkadaşlarımız ayakta kalamaz.
Seralarını yeniden ayağa kaldıramaz, üretime geçemezler.
Üretim mutlaka desteklenmeli, çiftçi ve üretici desteklenmelidir." dedi.Arı, Antalya'nın birçok ilçesinde son günlerde yaşanan fırtına ve aşırı yağışların tarım alanlarında büyük zarara yol açtığını belirterek, çiftçilerin ciddi mağduriyet yaşadığını söyledi.
Arı, açıklamasında şunları kaydetti: "Şu an ciddi bir afetle ve büyük bir zararla karşı karşıyayız.
Bu, sadece Demre'de yaşanmış örneklerden bir tanesi.
Üretici, çiftçi arkadaşlarımız seralarını bu şekilde kaybetmiş durumda.
Bugün Demre'de, Finike'de, Kumluca'da, Aksu'da, Serik'te, Manavgat bölgesinde; kısacası Antalya'nın hemen hemen birçok bölgesinde son birkaç gündür afetler yaşanıyor.
Dün akşam burada, bir taraftan yaşanan fırtınayla birlikte seralar bu hale geldi.
Diğer taraftan ise aşırı yağmur nedeniyle zarar gören çiftçilerimiz var.
Gerçekten bu ülkede en zor işlerden biri çiftçi olmak, üretici olmak.
Son dönemlerde çiftçilerimiz ciddi bir mağduriyet yaşıyor.
Bir taraftan gördüğümüz domatesi fide halinde alıp yetiştirmeye çalışıyor.
Yetiştirirken kullandığı fide pahalı, gübre pahalı, kullandığı ilaç pahalı.
Tam ürünü elde edecekken, yaşanan afetler nedeniyle bir kez daha mağdur duruma düşüyor.Hükümetin, çiftçiye bakış açısını zaten biliyoruz.
Yeterli destek vermediğini biliyoruz ve görüyoruz.
Hatta şunu da söyleyeyim: Yakın tarihte gündeme getirdiğimiz bir konu vardı.
Çiftçimiz Ziraat Bankası'na ya da Tarım Kredi Kooperatifi'ne gittiğinde banka ya da kooperatif şunu söylüyor: 'Vergi dairesine yani maliyeye ve SGK'ya borcun olmayacak, bu koşulda sana kredi veririm.' Buradan bizi izleyen, dinleyen herkese soruyorum: Bir çiftçinin Bağ-Kur borcu olmaması mümkün mü?
Vergi borcu olmaması mümkün mü?
Üstelik bu durum esnaf için de geçerli.
Ama bu hükümet, bakın, az oranda verdiği krediyi bile vermemek için çeşitli bahaneler uyduruyor.
Buradan bir kez daha sesleniyoruz.
Tarım Bakanlığı'na ve bu ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanına, çiftçilerimiz adına sesleniyoruz.
TARSİM konusunun öncelikle hızlı bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor.
Çeşitli bahanelerle üreticimizin zararının ödenmemesi ya da serasının sigorta edilmemesi için engeller çıkarılmamalı.
Tam tersine, çözüm odaklı adımlar atılmalı."TARSİM konusuna mutlaka bir çare bulunmalı"Burada bir gerçek var: Çiftçimiz gelmiş, bu serayı kurmuş ve üretime başlamış.
Peki bunun neden sigortalanmadığını soruyorum.
Risk elbette çiftçinin, üreticinin riski; ancak TARSİM kendi riskini öne alarak üreticiye sigorta yapmıyor. 'Mülkiyet sorunu', 'hisseli mülkiyet' gibi gerekçelerle bahaneler üretiliyor ve sigorta yapılmıyor.
Buradan tekrar özellikle Tarım Bakanlığı'na sesleniyoruz: TARSİM konusuna mutlaka bir çare bulunmalı.
Ayrıca biraz önce bahsettiğim kredi konusundaki genelge gözden geçirilmeli.
Vergi ve SGK borcu olan çiftçilerin -özellikle Antalya için söylüyorum ama ülkemizin birçok yeri için geçerli- kredilere erişimi sağlanmalı.
Son 3-4 gündür Antalya'nın neredeyse tamamında afetler yaşanıyor.
Krediler açılmalı, bahanelerin arkasına sığınılmamalıdır.
Çiftçimiz Ziraat Bankası'ndan, Tarım Kredi Kooperatifi'nden kredi alabilmelidir.Bunun yanı sıra, bugün yaşanan afette zarar gören çiftçilerimizin bankalara olan borçlarının -başta Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi olmak üzere- faizsiz bir şekilde, en az iki yıl süreyle ertelenmesini talep ediyoruz.
Aksi halde bu arkadaşlarımız ayakta kalamaz.
Seralarını yeniden ayağa kaldıramaz, üretime geçemezler.
Son olarak şunu söylüyoruz: Üretim mutlaka desteklenmeli, çiftçi ve üretici desteklenmelidir.
Türk köylüsü yeniden güçlü bir şekilde üretimine devam etmelidir.
Buradan özellikle Tarım Bakanlığı'nı, Maliye Bakanlığı'nı ve iktidarın tamamını bir kez daha uyarıyoruz."