Haber Detayı

Hitler'in de yanıldığı yer tam burasıydı: Güç ahlâk değildir
Soner yalçın odatv.com
28/01/2026 05:55 (3 saat önce)

Hitler'in de yanıldığı yer tam burasıydı: Güç ahlâk değildir

Soner Yalçın yazdı...

Belki soru çoğunuza gülünç gelecektir:Hitler’in ahlâk anlayışı var mıydı?Çok kişi için; Hitler bu seviyede bir kötülüğe bulaşabilmiş ahlâka dair hiçbir değer taşımayan şeytani biri...Ancak:Richard Weikart, “Darwin’den Hitler’e: Evrimsel Ahlâk, Irk Arıtımı ve Almanya’da Irkçılık” kitabında şöyle yazdı:-“Hitler’in yazılarında ve nutuklarında onun tümüyle ahlâktan uzak biri olmadığı gayet kolay anlaşılır.

Aksine, ahlâkla fazlasıyla ilgilenmekte ve ahlâka dair vizyonunu sürekli olarak savaş ve soykırım gibi siyasi kararlarla ilişkilendirmektedir.”-“Belki bizlerin bunu anlaması zor olacaktır ancak Hitler’in dünya görüşüne göre savaş ve soykırım sadece ahlâken meşru eylemler değil, aynı zamanda ahlâken övülesi şeylerdi…”-“Hitler’i araştıran bir kimse onun dünya görüşünün ve siyasetinin ahlâki boyutunu kavramadan Almanya’da o dönem neden bu derece popüler olduğunu da anlayamaz.

Hitler, Alman toplumuna sadece refah, sağlık ve güç vaatleriyle iktidara gelmemiş, aynı zamanda ahlâki gelişim getireceğini söylemiştir…”Richard Weikart’a göre, Hitler için iyi-kötü, doğru-yanlış gibi şeyler dinle, vicdanla, insanın değerli olmasıyla ilgili değildi.

Güçlü olan yaşamalı, zayıf olan elenmeliydi.

Onun gözünde sadece “güçlü olan haklı” idi.Konuyu günümüzde kime getireceğim belli:TARTIŞILMAZ; AHLÂKSIZ TEK LİDERGünümüzde insan/ülke hayatını salt faydaya göre ölçen kim?Yaptıklarını ahlâksızlık olarak değil, tam tersine doğru ve gerekli olarak gören kim?“Güç kazanmak için her şey mübahtır” diyen kim?Kim bu; düşman saydığının yok edilmesi için tek ahlâki kriter aramayan lider?Aynı Hitler gibi ona göre de evrensel ahlâk yok, herkes için geçerli doğru-yanlış yok, merhamet, vicdan, insan hakları önemsiz…Sanırım ismi tahmin ediyorsunuz: Kendi sınıf çıkarı için zayıfları tehdit eden, onların kaynaklarına çöken/çökmek isteyen kim?Aslında “dünya görüşü” Hitler gibi:-“İnsanlar eşit değildir.

Güçlü olan yapar, zayıf olan yok olur ya da katlanır.

Bu hem doğal, hem de ahlâkidir.”Ülkelerin egemenlik hakkına saygı duymuyor.Uluslararası hukuku önemsemiyor, tanımıyor.

Hukuki sınırları “kendi ahlâkına” göre belirliyor.Gücüne güvenen çıkar odaklı politika yürütüyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı filan aramıyor.Çıkarları için her yol meşru…Sonuç iyi olacaksa yöntem önemli değil…Peki kim bu; günümüzde her şeyin ölçüsünü galibiyette gören; karakter, ölçülülük, sorumluluk tarzı Hitler’e benzeyen?Tartışılmaz tek isim var: Donald Trump!KAZANIYOR GÖZÜKEBİLİR, YA SONRAHitler dünyayı yaktı...Trump ne yapacak?

Kısa sürede kazanan güçlü lider görüntüsü verebilir.

Ya sonra?“Güç yetiyorsa yapılır” anlayışı dünyada normalleşirse yolun sonu nereye varır?Hitler de saldırılarına hep meşru gerekçe söyleyerek uluslararası ilişkiler sisteminin içini boşalttı.

Bugün Trump’ın yaptığı farklı değil.

Onun yarattığı şiddet olağan araç olursa dünya yine yanmaz mı?Güç, haklılık kabul edilir ise… Sonuçlar sorgulanmaz ise… “Bizden olduğu sürece” her şey meşru görülür ise… O zaman hukuk aşınır, eleştiri düşmanlık olur, yanlışlar görünmez...“Güçlü olan kazanır” anlayışına dayalı ahlâk, dünya tarihinde hiçbir zaman denge üretmedi, sadece ahlâki çürümeye sebep olan baskı üretti.

Bu baskı da tepki doğurdu, intikam biriktirdi, zincirleme krizler yarattı.Hitler tarihi de bize bunu öğretti:-Güç ahlâkı, istikrar getirmiyor.-Korku üzerine kurulan düzenler, kalıcı olmuyor. -Sürekli kazanan liderler, eninde sonunda yalnızlaşıyor, sertleşiyor ve daha riskli hamleler yapıyor.Evet:Gücü, korkuyu ve “biz kazanırsak doğrudur” fikrini ahlâkın yerine koyan her siyaset, kısa vadede istikrarlı düzen hissi verse bile, uzun vadede insan onurunu, hukuku ve birlikte yaşama imkanını aşındırır.

Çünkü ahlâk, yalnızca kimin güçlü olduğuna değil, gücün nasıl ve kime karşı kullanıldığına bakar.Ve ahlâkın ölçüsü, kazanç değil sınırdır; yapılabilecek şeyler değil, yapılmaması gerekenlerdir.

Bu sınırlar kalktığında, bugün alkışlanan sertlik, yarın meşrulaşmış haksızlığa, suskunluğa ve sıradanlaşmış kötülüğe dönüşür.Güç ahlâkın yerine geçtiğinde toplum kazanmaz; sadece sıranın kime geleceği belirsizleşir.Umalım, yeni paylaşım savaşı yine dünya savaşına sebep olmaz.Soner YalçınOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri