Haber Detayı

Güç operasyonu
Gündem ahaber.com.tr
28/01/2026 07:04 (3 saat önce)

Güç operasyonu

ABD'nin kurduğu ve anladığı şekliyle eski Ortadoğu düzeni artık yok. ABD destekli düzen yerle bir. Washington bunun farkında ancak belli etmemeye çalışıyor. Bölgede artık dinamikler değişti. Başrollerde Türkiye var. İsrail'e sopa gösteriliyor. Türklerin liderliğinde yeni oluşumlar var. İlk ateşi...

ABD'nin kurduğu ve anladığı şekliyle eski Ortadoğu düzeni artık yok.

ABD destekli düzen yerle bir.

Washington bunun farkında ancak belli etmemeye çalışıyor.

Bölgede artık dinamikler değişti.

Başrollerde Türkiye var.

İsrail'e sopa gösteriliyor.

Türklerin liderliğinde yeni oluşumlar var.

İlk ateşi Türkiye- Pakistan-Suudi Arabistan koalisyonu kurarak yakıyorlar.

Ortadoğu artık farklı daha iyi şekillenecek.

İlk adımı atan üçlü, daha büyük blok oluşturma amacında.

Yani başka ülkeler de katılacak bu oluşuma.

Suudlar petrol zengini.

Pakistan'ın nükleer silahları var.

Türkler savunma sanayiinde muazzam hamleler yaptılar.

Üstelik dünyanın en büyük askeri güçlerinden biri Hem de NATO üyesi.

Şimdi bu üçlü güçlerini birleştirerek çok kutuplu dünyada önemli bir GÜÇ haline geliyor.

İsrail bölgede izole oluyor.

Yukarıdaki satırlar Amerikan yayın organı The National İnterest yayınladığı analizde tüm dünyaya duyurdu.

Yıllardır söylüyoruz.

Bölgede en büyük oyun kurucu haline gelen Türkiye savunma sanayiindeki devasa hamleleri ile dünyanın her bölgesinden çok sayıda ülkeyi askeri kendine bağımlı hale getirdi.

Sabırla yürütülen 'GÜÇ OPERASYONU'nda finalin Türkiye liderliğinde bir İslam NATO'suna gideceğini yazdık bu sütunlarda.

ABD'nin çekilerek bölgeyi Türkiye'ye bırakmak zorunda olduğunu, o günleri yakında göreceğimizi de vurguladık sık sık.

Sabırla ve nakış gibi işlenen atılımlarla DEVLET AKLI şimdi bunu sahada gerçeğe dönüştürürken, ses önce ABD'deki analizlerden ardından İsrail'den geldi.

Tel-Aviv basını hergün analizler yayınlayarak 'Maalesef kaybettik.

Gücü Ankara'ya kaptırdık.

Türkler müthiş hamleleri ile bölgeyi ele geçiriyor.

Kazanma şansımız toprağa gömüldü' şeklinde ağlamaya başladı.

Ekranlardan taşan stratejistler, siyasiler, askerler de bu AĞLAMA KORO'suna her gün eşlik ediyor.

Zavallı İsrail, Türkiye'nin oyun kuruculuğu karşısında şaşkın ördeğe döndü. 'Beyazsaray tarafından da dışlandık.

Orada Erdoğan'ın dediği oluyor.' diye çığlık atıyorlar.

Acziyet içinde Suriye'deki terörist PKK ve Yunanistan gibi CÜCÜKLERE sarılarak dış politikalarını adeta hem tasfiyeye sürüklüyor hem de rezil-rüsva ederek kendilerini bitiriyorlar.

O yüzden hergün 'Bölgede battık-bittik' diye haykıran Siyonist patlaması yaşıyoruz.

Yeni Dünya düzeninin ayak sesleri kaos ve karmaşa ile geliyor.

Rusya Ukrayna'ya giriyor, askeri merkezleri füze yağmuruna tutan ABD helikopterlerle Venezuela'ya dalıyor, devlet başkanını bile kaçırıyor, Danimarka'dan Grönland'ı istiyor.

Bununla da yetinmeyip İngiltere'den Kanada'yı istiyor.

Avrupa'ya 'Sizi Ruslarla başbaşa bırakırım' tehditleri yağdırıyor.

Çin ise Tayvan'a bindirmeye hazırlanıyor, her gün istila tatbikatları yapıyor.

Sırıtarak 'Batı Yarımküre benim, Ruslar Avrupa'yı, Türkler Yumuşak Gücü olduğu yerleri alabilir, geri kalan da Çin'in olsun' diyebilen bir ABD var artık.

Yeni Dünya Düzenini bu kaos projesiyle kuruyorlar ve hayata geçebilmesi için Ortadoğu'yu da bize bırakmak zorundalar.

Washington çok kutuplu dünyaya gidilirken, yeni düzende patron olabilmek için Türkiye ile yürümek zorunluluğunu damarlarına kadar hissediyor.

Bu günlerin gelmekte olduğunu çok önceden hesap eden DEVLET AKLI, nüfuz sahibi olduğu Balkanlar'dan, Kafkaslara, Orta Doğu'dan Türk ve İslam dünyasına, Afrika'ya kadar her yerde muazzam hamleler yapıp hem diplomasi ve ekonomide hem de askeri alanda büyük anlaşmalarla yatırımlar yaptı.

Türkiye geleceği görerek bu günlere hazırlandı.

Masalara menü olacaklar içinde artık Avrupa da var.

Masalara oturmaya devam edecek ve o menü önüne konacak olanlardan biri artık biziz.

Tüm bu inanılmaz gelişmelerden ve dünyada yaşananlardan bihaber olan bir muhalefete sahibiz.

Çünkü onların gündeminde 'Kongre öncesi pavyonda rüşvet aldık' diyen CHP'liler var. 'Rüşvet vermedik pavyonda' diyorlar, kendi üyeleri 'Verildi' diye tekrar bağırıyor.

Bir başka CHP'li cezaevinde kendisine elini uzatan Ekrem İmamoğlu'na 'Hırsızların elini sıkmam' diyor.

CHP hemen miting düzenleyip 'Vallahi öyle bir şey konuşulmadı' diye partilisini yalanlıyor.

Hemen sözün sahibinin avukatı devreye giriyor. 'Vallahi bu konuşma oldu' diyor.

İBB kreşinden ses kayıtları ile bir baba çıkıyor.

Buraya yazmaya utandığım ses kayıtlarındaki taciz ve şiddet çığlıklarını ortaya koyuyor.

İBB 'Soruşturma açtık, sonuna kadar üzerine gideceğiz. 3 yaşındaki çocuğa şiddet ve taciz varsa asla peşini bırakmayacağız' diyeceğine mağdur aileyi ve basını suçluyor.

CHP lideri ise miting yapıp 'Vallahi 35 kamera var, hiç kayıt yok.

Olay olsa yakalanmama şansı yok' diyor. 35 kameradan 17'sinin neden o gün 'Off' olduğuna, savcılığa verilen kayıtlarda niçin atlama bulunduğuna hiç girmiyor. 3 yaşındaki çocuk umurlarında değilse bunların memleketten, dünyada yaşanan devasa gelişmelerden nasıl haberi olacak ki?

Mümkün değil!

İlgili Sitenin Haberleri