Haber Detayı
Bir yanda pirinç diğer yanda elma: Mutfakta kriz kapıda
Dünyanın üçüncü büyük elma üreticisi olan Türkiye’nin Gürcistan’dan elma ithal etmesi ve pirinç üreticilerinin ürününü zararına satmak zorunda kalması, tarım politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuya ilişkin Odatv'ye konuştu.
Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük elma üreticisi olan Türkiye’nin Gürcistan’dan elma ithal etmesi ve çeltik/pirinç üreticilerinin artan maliyetler karşısında ürününü zararına satmak zorunda kalması, tarım politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.Bir yanda üretimde güçlü olduğu ürünlerde ithalata yönelen bir Türkiye, diğer yanda maliyet baskısı altında ezilen üretici gerçeği… CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, elma ve çeltik pirinç üzerinden Türkiye’nin tarım politikalarına ilişkin Odatv'ye değerlendirmelerde bulundu.Türkiye, elma üretiminde Avrupa birincisi olmasına rağmen 2025 yılında Gürcistan’dan 480 tonun üzerinde elma ithal etti.
Uzmanlar bu durumu “çeşit ve sezon ihtiyacı” ile açıklasa da, benzer bir çelişki çeltik üretiminde de yaşanıyor.
Edirne, Balıkesir ve Samsun gibi üretim merkezlerinde çeltik fiyatları harman sonrası yükselmesi beklenirken düşüşe geçti; baldo pirincin kilogram fiyatı 40-42 TL seviyelerinden 33-34 TL bandına geriledi.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı alım fiyatları ise üreticinin beklentisini karşılamadı.CHP'Lİ ÖMER FETHİ GÜRER: “ZİRAİ DON ÜRETİMİ VURDU”CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, elma ve çeltik üretiminde yaşanan gelişmelerin tarım sektöründeki yapısal sorunlara işaret ettiğini söyledi.
Gürer, son yıllarda yaşanan zirai don olaylarının üretimi olumsuz etkilediğini, buna karşın üreticilerin finansal yüklerinin yeterince hafifletilemediğini dile getirdi.“Geçen yıl yaşanan zirai donlar üretimi etkiledi.
Bu dönemlerde üreticinin borçları ertelenmedi.
Çiftçiler bu konuda ciddi sıkıntılar yaşadı.”Türkiye’nin üretim kapasitesine rağmen bazı ürünlerde ithalata yönelmesini değerlendiren Gürer, bunun arz-talep dengesi ve planlama eksikliğiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.“Elmada ve çeltikte üretim potansiyelimiz yüksek.
Ancak üretilen ürünün pazarlanması, depolanması ve planlanması yeterince etkin yapılamadığı için dönemsel ithalat ihtiyacı ortaya çıkabiliyor.” Çeltik üretiminde suyun kritik bir faktör olduğuna dikkat çeken Gürer, su politikaları ve hidroelektrik santrallerinin (HES) tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin daha kapsamlı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.“Çeltik üretimi suya bağlı bir üretim modeli.
Su yönetimi ve destek politikaları birlikte ele alınmalı.
Aksi halde üretici artan maliyetler karşısında zorlanıyor.” Girdi maliyetlerindeki artışa da değinen Gürer, mazot, işçilik ve diğer üretim kalemlerindeki yükselişin üretim kararlarını doğrudan etkilediğini söyledi.“HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ ETKİLENİYOR”Gürer, mevcut tabloda yalnızca üreticinin değil, tüketicinin de etkilendiğine işaret etti:“Üretici yeterli gelir elde edemediğinde bu durum uzun vadede üretimi azaltıyor.
Bu da piyasada fiyat dalgalanmalarına ve tüketici fiyatlarının artmasına neden olabiliyor.” Tarımda daha öngörülebilir ve uzun vadeli politikalara ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, üretimin sürdürülebilirliği için kamunun düzenleyici rolünün önemine dikkat çekti.Odatv.com