Haber Detayı
ASO Başkanı Ardıç: Emek yoğun sektörlere istihdam desteği şart
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, ülke sanayicisi ve ihracatçısına sağlanacak desteklerin önemli olduğunu belirterek, "Emek yoğun sektörlerde, istihdamı ve ihracatı koruma şartıyla geçici bir istihdam maliyeti desteği sağlanmalıdır" dedi. Ardıç, Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda Kredi Garanti Fonu’nun üst limitlerinin de imalat sanayisini destekleyecek şekilde artırılması gerektiğini söyledi.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, istihdamı ve ihracatı korumak için emek yoğun sektörlerde geçici istihdam maliyeti desteğinin gündeme alınması gerektiğini söyledi.ASO'nun, ocak ayı meclis toplantısı ile 2. ve 3.
Organize Sanayi Bölgesi (OSB) müteşebbis heyet müşterek toplantıları, Oda binasında gerçekleştirildi.Ardıç, buradaki konuşmasında, istihdam oluşturan, yatırım yapan ve ihracatla ülkeye döviz kazandıran sanayicilerin, yeşil pasaport alabilmelerine yönelik düzenlemenin hala gündeme alınmamış olmasının, izahı zor bir eksiklik olduğunu söyledi.
Sanayicilerin işinin sahada ve küresel pazarlarda olduğuna işaret eden Ardıç, "Vize süreçlerindeki belirsizlikler ve gecikmeler ise doğrudan rekabet gücümüzü zayıflatmakta, ihracat performansımızı aşağı çekmektedir.
Bu nedenle mevcut uygulamada olan ihracat performansının yanı sıra, istihdam düzeyi, sanayi sicil kaydı ve kapasite raporu gibi somut göstergeler de yeşil pasaport verilmesinde esas alınmalıdır.
Düzenlemenin gecikmeden gündeme alınmasını ve tüm siyasi partilerin ortak iradesiyle desteklemesini bekliyoruz.
Çünkü mesele sanayicinin yeşil pasaportu değil, ülkemizin üretim gücü, istihdam kapasitesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleridir" diye konuştu."Sanayi finansmanı için özel kredi paketleri oluşturmalı"Ülkelerin artık serbest ticaretin avantajlarını değil, tedarik güvenliğini, maliyet optimizasyonunu, stratejik bağımsızlığı önceliklendirdiğinin altını çizen Ardıç, bu durumun sanayi politikalarını ve küresel ticareti kalıcı olarak dönüştürdüğünü dile getirdi.Ardıç, ülke sanayicisi ve ihracatçısına verilecek desteklerin önemine değinerek, bu kapsamda KOBİ'ler için sabit faizli uzun vadeli üretim kredileri paketinin oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Risk paylaşım modeliyle, özel sektör tahvil ihraçlarının desteklenmesinin acilen gündeme alınması gerektiğini aktaran Ardıç, "Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda, Kredi Garanti Fonu'nun üst limitleri, imalat sanayisine yönelik artırılmalıdır.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ile Eximbank, orta ve uzun vadeli sanayi finansmanı için özel kredi paketleri oluşturmalıdır" ifadesini kullandı.Merkez Bankasının son faiz indiriminin, enflasyonla mücadelede belirli bir mesafe alındığını ve ekonomi politikalarında daha dengeli bir döneme geçilmek istendiğini gösterdiğini ancak bu indirimin sanayicinin krediye erişimini henüz kolaylaştırmadığını bildiren Ardıç, özellikle mobilya, tekstil, hazır giyim gibi emek yoğun alanlarda firmaların artan işçilik ve enerji maliyetleriyle mücadele ettiğine dikkati çekti.Ardıç, enflasyonla mücadele politikasının, istihdamı koruyan ve üretim kapasitesini zayıflatmayan bir zeminde yürütülmesinin önemine işaret ederek, "Emek yoğun sektörlerde, istihdamı ve ihracatı koruma şartıyla geçici bir istihdam maliyeti desteği sağlanmalıdır.
Ayrıca, sanayi firmalarına yönelik kredi limitleri de yeniden ele alınmalıdır.
Kalıcı ve sürdürülebilir istikrarın temel koşulu, ölçek ekonomilerinin güçlendirilmesi ve toplam faktör verimliliğinin kalıcı biçimde artırılmasıdır" değerlendirmesinde bulundu."Birleşme modellerine yönelik vergisel kolaylıklar hayata geçirilmeli"Sanayi ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren 3 milyon 713 bin 737 işletmenin yüzde 99,7'sinin KOBİ'lerden, bunların da yaklaşık yüzde 91'inin 10'dan az çalışanı olan mikro ölçekli firmalardan oluştuğunu belirten Ardıç, yeterli büyüklük yakalanamadığında sanayicinin stratejik işbirlikleri, güvenli iş bağlantıları, değer zincirine katılma gibi yapısal taşları döşemekte zorlandığını aktardı.Ardıç, şirket birleşmelerinin ise stratejik bağımsızlığın temel taşı olarak ele alınması gerektiğini ifade ederek, "Bu doğrultuda, firmaların kapasite büyütmesini teşvik eden kümelenme ve birleşme modellerine yönelik vergisel kolaylıklar, ölçeklendirme kredileri ve ortak AR-GE platformları için kamu-özel işbirliği mekanizmalarını acilen hayata geçirmeliyiz" şeklinde konuştu.