Haber Detayı

Fransız senatör: Kobani bize bakıyor, ilkelerimizi sorgulatıyor
Dünya artigercek.com
28/01/2026 12:35 (3 saat önce)

Fransız senatör: Kobani bize bakıyor, ilkelerimizi sorgulatıyor

Komünist Fransız senatör ve Humanité gazetesinin müdürü Fabien Gay, Rojava"ya ilişkin yazdığı makalede, "Kobani bize bakıyor, ilkelerimizin gerçek değerini sorgulatıyor. Barışın adalet ve dayanışma içinde inşa edileceğini hatırlatıyor" dedi.

Artı Gerçek- Komünist Fransız senatör ve Humanité gazetesinin müdürü Fabien Gay,"Kobani zaferinin üzerinden 11 yıl geçti: Kürtlerle nasıl bir dayanışma?” başlıklı yazısında, Rojava devriminin "diktatörlüklerden ve köktendincilikten uzak başka bir yolun mümkün olduğunu" gösterdiğini ve bunun rahatsız ettiğini belirtti. 'KOBANİ, IŞİD BARBARLIĞINA KARŞI DİRENİŞİN SEMBOLÜ OLDU' Fabien Gay’ın yazısı şöyle: "Kobani IŞİD barbarlığına karşı kitlesel bir halk direnişinin sembolü olmuşken, bugün Suriye Kürtleri yeniden Halep'ten Kobani'ye kadar uzanan bir hatta saldırı ve kuşatma altındadır.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve komutanları Mazlum Abdi etrafında örgütlenen bu kadınlar ve erkekler, artık suyun ve elektriğin olmadığı, kalıcı bir güvensizliğin hüküm sürdüğü bir ortamda yaşamaya zorlanmakta; bu durum yeni bir insani trajedi yaratmaktadır.

Bir yandan, Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye ordusunun tekrar eden saldırılarıyla tehdit altındadırlar; Erdoğan, sınırlarının ötesinde Kürtlerin her türlü siyasal varlığına karşı topyekûn bir savaş yürütmektedir.

Diğer yandan, hak ya da güvence sunmaksızın yeniden kontrolü ele geçirmeye hazır, Beşar Esad sonrası bir Suriye rejiminin iktidar oyunları arasında sıkışmış durumdadırlar.

Son olarak da ABD, Rusya ve Avrupa güçleri tarafından feda edilmektedirler; bu büyük güçler halkların kaderini kendi askeri ve diplomatik çıkarlarına göre belirlemektedir.

Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara tarafından duyurulan ve kuzey Suriye’nin bazı bölgelerinde kısmi bir istikrara geçiş olarak sunulan, Kürt sivil ve askeri kurumlarının Suriye devletine entegre edilmesini öngören son ateşkes anlaşması, bu değişken geometrili diplomasiyi bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Müzakere edilir, açıklamalar yapılır, bazen memnuniyet dile getirilir.

Ardından birkaç gün sonra saldırılar başlar. 'ROJAVA DENEYİMİ RAHATSIZ EDİYOR' Dün Kürtler, IŞİD'e karşı vazgeçilmez müttefikler, bir set olarak övülüyordu.

Bugün ise Ankara, Şam, Moskova ve Washington arasındaki pazarlıklarda-artık 'gerilimi azaltma' adı altında yürütülen yerel düzenlemelerde de bir değişim aracına dönüştürülmüş durumdalar; bu düzenlemeler esas olarak güç dengelerini tescil etmektedir.

Kobani'de siviller, drone saldırıları, bombardımanlar ve yokluk tehdidi altında yaşamaktadır.

Buna rağmen kadınlar, erkekler ve çocuklar Ortadoğu'da benzersiz bir siyasal deneyimi yaşatmaya devam ediyor: Yerel demokrasi, kadın-erkek eşitliği, dinsel ve etnik çoğulculuk.

Rojava deneyimi, eksiklerine rağmen derinlemesine özgürleştirici bir nitelik taşımakta ve diktatörlüklerden ve köktendincilikten uzak başka bir yolun mümkün olduğunu göstermektedir.

Bu alternatif rahatsız edicidir.

Ankara'yı rahatsız eder çünkü Türkiye’de Kürtlere karşı yürütülen baskı politikasını boşa düşürmektedir.

Bölgesel güçleri rahatsız eder çünkü klasik otoriter mantıkların dışına taşmaktadır.

Batılı büyük demokrasileri de rahatsız eder çünkü insan hakları konusundaki ikiyüzlü söylemlerini açığa çıkarmaktadır. 'ABDULLAH ÖCALAN SÜREKLİ DEMOKRATİK VE BARIŞÇIK ÇÖZÜM ÇAĞRISI YAPIYOR' İmralı Cezaevi'nden Abdullah Öcalan, bu siyasal düşüncenin merkezi figürü ve Kürt lideri olarak, sürekli demokratik ve barışçıl bir çözüm çağrısı yapmaktadır.

Halklar arasında diyalog çağrısı yapmakta, Kürtlerin haklarının tanınmasını, geçici ateşkeslere ya da silahların hukukuna değil; yerel demokrasiye ve birlikte yaşama dayalı kalıcı bir barışı savunmaktadır.

Sistematik biçimde görmezden gelinen ya da bastırılan bu çağrılar, sahada yürütülen politikaların vahşetiyle acı bir tezat oluşturmaktadır.

Kürtler siyasal tanınma talep ederken, Avrupa sessiz kalmakta; ihtiyatlı açıklamaların ve Türkiye ile askerî ve ekonomik işbirliğini sürdürmenin arkasına saklanmaktadır. 'KOBANİ BİZE BAKIYOR' Mevcut durum, Suriye Kürtlerine yönelik saldırıların açıkça kınanmasını, etkin biçimde korunmalarının sağlanmasını, siyasal temsilcilerinin tanınmasını ve barış çağrılarının nihayet duyulmasını zorunlu kılmaktadır.

Kobani bize bakıyor.

Jeopolitik hesaplarla çatıştığında ilkelerimizin gerçek değerini sorgulatıyor.

Barışın, halklar olmadan yapılan anlaşmalarla değil; onlarla birlikte, adalet ve dayanışma içinde inşa edileceğini hatırlatıyor." (Mezopotamya Ajansı)

İlgili Sitenin Haberleri