Haber Detayı
Dolar zayıflıyor, Euro güçleniyor: Döviz piyasasında neler oluyor?
Euro dolar paritesinde kritik eşik olan 1,20 eşiğini gördü. Dolar son günlerde sert satış baskısıyla karşı karşıya kalırken Euro yılın başından bu yana yüzde 2'nin üzerinde yükseldi. Peki Euro/dolar kurunun 1.20 seviyesine yükselmesi neden önemli?
Euro, dolar karşısında değer kazanmayı sürdürerek 2021'den bu yana ilk kez 1.20 seviyesinin üzerini gördükten sonra bir miktar geri çekildi.Bu yükseliş, yatırımcıların dolara güveninin giderek azaldığını gösteriyor.EURO/DOLAR KURUNUN 1.20'YE ULAŞMASI NEDEN ÖNEMLİ?Euro dolar paritesinde 1,20 seviyesi önemli bir psikolojik eşik olarak görülüyor.
Euro geçen yıl dolar karşısında yüzde 13 civarında değer kazanarak 2017'den bu yana en güçlü yükselişini gerçekleştirmişti.Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkan Yardımcısı Luis de Guindos da geçen yıl yaptığı açıklamada 1,20 seviyesinin Euro için önemli bir eşik olduğunu vurgulamıştı.Fakat euronun bu seviyeye yükselişi kolay olmadı.
Euro eylülde 1,20'ye yaklaşmış fakat doların toparlanmasıyla gerilemişti.Daha bir yıl önce 1 dolar civarındaki dip seviyelerde işlem gören Euro'nun 1,20 eşiğine yükselmesinde başta Almanya olmak üzere Avrupalı devletlerin mali teşvikleri büyük katkı sağladı.Tarihsel olarak 1,20 seviyesi, Euro'nun 1999'da tedavüle sürülmesinden bu yana olan ortalamanın biraz üzerinde olsa da 2008'de ulaştığı 1,60 seviyesinin oldukça altında.EURO NEDEN BU KADAR GÜÇLÜ?ABD Başkanı Donald Trump'ın dost devletlerle ticaret konusunda yaşadığı anlaşmazlıklar, Grönland tartışması ve ABD Merkez Bankası'na (Fed) yönelik müdahaleleri, doların değer kaybetmesine yol açtı.Ayrıca yenin değer kaybının sınırlanması için ABD ile Japonya'nın ortak müdahalede bulunacağına ilişkin spekülasyonlar dolar üzerinde baskıyı artırdı.Trump, dün kendisine doların çok fazla düşüp düşmediği sorulduğunda, doların değerinin "harika" olduğunu söylemişti.Euro bölgesinde başta Almanya'da olmak üzere güvenliği ve uzun vadeli büyümeyi güçlendirme çabaları dolardan kaçışı artırdı.ŞİRKETLER BUNUN ETKİSİNİ HİSSEDİYOR MU?Euro'nun dolar karşısında değer kazanması, başta ABD olmak üzere birçok ülkenin Avrupa'dan ithal ettiği malların fiyatını artırıyor.
Bu da Avrupalı şirketleri fiyat konusunda daha az rekabetçi kılarak satışları ve kâr marjını baskılayabilir.Goldman Sachs'a göre, Avrupa'nın en büyük şirketlerini takip eden STOXX 600 endeksindeki şirketler gelirlerinin yüzde 60'ını dış ticaretten elde ediyor ve bunun neredeyse yarısı ABD'den geliyor.Hisse senedi yatırımcıları ekonomik gidişatın parlaklığı sebebiyle kur gücünün etkisini şimdilik büyük ölçüde göz ardı etti.Fakat Avrupalı şirketlerin 2025'teki yıllık kârlarının düştüğü tahmin ediliyor.
Barclays, euronun geçen yılki yükselişinin kârları düşürdüğünü belirtiyor.EURO'NUN PATRONLARI ENDİŞELİ Mİ?Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkilileri genellikle kur hareketlerinin seviyesinden ziyade hızına ve büyüklüğüne odaklanıyor.ECB Yönetim Kurulu üyesi François Villeroy de Galhau, zayıflayan doların euro bölgesi enflasyonuna etkisinin izlendiğini söyledi.Yetkililerin kurdaki hareketleri yakından izlemesi muhtemel çünkü euro geçen hafta yaklaşık yüzde 2 yükselerek geçen yılın Nisan ayından bu yana en büyük haftalık artışını kaydetti.Nisan 2025'teki sert yükseliş, o dönemde ABD Başkanı Donald Trump'ın ek gümrük vergilerinin küresel piyasalarda yarattığı sarsıntıyla tetiklenmişti.Bununla birlikte, euronun değer kazanması ithal malların fiyatını düşürerek enflasyon baskılarını hafifletebilir.
ECB, hâlihazırda Euro bölgesinde yüzde 2'lik enflasyon hedefini bu yıl ve gelecek yıl tutturamayacağının farkında.EURO, DOLARIN YERİNİ ALABİLİR Mİ?Euronun güçlü yükselişi olumlu beklentilerin arttığını gösteriyor fakat bu durum euronun yakın zamanda doların yerini alacağı anlamına gelmiyor.Dolar, küresel döviz rezervlerinin yaklaşık %60'ını oluştururken, euronun payı %20 civarında.
ABD'nin küresel ticaretteki ağırlığı ve derin sermaye piyasaları göz önüne alındığında, bu tablonun kısa vadede değişmesi beklenmiyor.ECB Başkanı Christine Lagarde, ABD'nin öngörülemez ekonomi politikasının euroya küresel ölçekte daha büyük bir fırsatlar sunabileceğini savunuyor fakat bunun için Avrupa'nın uzun süredir tamamlanamayan finansal birliğinin inşasının hızlandırılması gerektiğini belirtiyor.