Haber Detayı
Yokluk içinde doğan kanatlar: Türkiye’nin ilk yerli uçağı Vecihi K-6 teknik özellikleri ve tarihi önemi
Türkiye’nin ilk yerli uçağı Vecihi K-6, tüm imkansızlıklara rağmen 28 Ocak 1925’te gökyüzüyle buluşarak Türk havacılık tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
Vecihi Hürkuş tarafından 1923-1924 yılları arasında İzmir'de üretilen uçak, sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda Cumhuriyet'in ilk yıllarında yerli mühendislik ve bağımsızlık idealinin somut bir simgesi oldu.
İşte Türkiye'nin ilk yerli uçağı Vecihi K-6 teknik özellikleri… İZMİR'DE BAŞLAYAN BİR HAVACILIK HAYALİ Tayyareci Vecihi Hürkuş, Türkiye'nin ilk yerli uçağı olacak Vecihi K-6'nın yapımına 24 Haziran 1923'te İzmir'de başladı.
Eğitim ve keşif amacıyla tasarlanan uçak, yaklaşık bir yıllık yoğun çalışmanın ardından tamamlandı.
Ancak dönemin resmi makamlarından uçuş izni alınamaması, uçağın gökyüzüyle buluşmasını geciktirdi.
ENGELLERE RAĞMEN GÖKYÜZÜNE AÇILAN KANATLAR Uzayan bekleyişe ve bürokratik engellere rağmen geri adım atmayan Hürkuş, inisiyatif alarak Vecihi K-6'yı 28 Ocak 1925'te uçurma kararı aldı.
Saat 15.00'te, o dönem Seydiköy olarak bilinen bugünkü Gaziemir'de uçağını havalandıran Hürkuş, Türk havacılık tarihinde bir ilke imza attı.
ENKAZDAN DOĞAN BİR UÇAK Vecihi K-6'nın yapımında, Kurtuluş Savaşı sırasında ele geçirilen Yunan uçaklarından kalan malzemeler de kullanıldı.
Saatte yaklaşık 200 kilometre hıza ulaşan uçakla 15 dakika süren bir test uçuşu gerçekleştirildi.
Uçuşun ardından Hürkuş'u, meydanda toplanan arkadaşları ve vatandaşlardan oluşan kalabalık büyük bir coşkuyla karşıladı.
Kurbanlar kesildi, hatıra fotoğrafları çekildi ve bu tarihi an hafızalara kazındı.
BAŞARIYA CEZA, CESARETE EV HAPSİ Ancak bu tarihi uçuşun ardından Vecihi Hürkuş'u bekleyen tablo, coşkunun tam tersiydi.
Test uçuşunun izinsiz yapıldığı gerekçesiyle Hürkuş'a 10 gün ev hapsi ve maaşının yarısının kesilmesi cezası verildi.
Gökyüzüne çıkmanın gururunu yaşayan öncü havacı, aynı gün ağır bir yaptırımla karşı karşıya kaldı.
Vecihi Hürkuş, Vecihi K-6 ile yaptığı uçuşun hikayesini, dönemin önemli yayınlarından Resimli Ay Dergisi'ne anlattı.
Derginin Nisan 1925 sayısında yayımlanan ve 'İlk Türk Tayyaresini Nasıl Yaptım ve Nasıl Taltif Edildim' başlığını taşıyan yazısında Hürkuş, Türkiye'nin uçak yapacak bilgi ve yeteneğe sahip olduğunu vurguladı.
Ülkenin mevcut imkanlarıyla, benzerlerinden daha üstün nitelikte uçaklar üretilebileceğini savunan Hürkuş, uçağın yapımına izin verilmesine rağmen deneme uçuşunun engellenmesini sitem dolu ifadelerle eleştirdi.
Kendini, ağır hasta çocuğunun başında bekleyen çaresiz bir babaya benzetti. 'ARTIK TAHAMMÜLÜM KALMAMIŞTI' Yazısında uzun süre karar çıkmamasının yarattığı ruh halini anlatan Hürkuş, uçağına olan güvenini defalarca teknik delillerle ortaya koyduğunu belirtti.
Buna rağmen izin verilmemesi üzerine, bir gün gizlice uçağını meydana çıkardığını ve kendi ifadesiyle 'ruhu ferahlatan' o uçuşu gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Hürkuş'a göre bu an, bir mucidin yaşayabileceği en derin mutluluklardan biriydi.
Gerçekleştirilen bu uçuş, Vecihi K-6'nın kabiliyetlerini ortaya koyarken Türk sivil havacılığı açısından da bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği Başkanı Bahadır Gürer, Vecihi K-6'nın Türkiye'nin ilk sivil uçağı olduğunu belirterek, Cumhuriyet'in hemen ardından Hürkuş'un hayata geçirmek istediği projelerin bu uçakla somutlaştığını ifade etti. 'VECİHİ K-6, ALTINCI PROJESİYDİ' Gürer, Vecihi K-6'daki 'K' harfinin kara uçağını, '6' rakamının ise Hürkuş'un altıncı uçak projesini simgelediğini anlattı.
Vecihi Hürkuş'un toplamda 16 uçak projesi bulunduğunu, bunların bir kısmının üretildiğini, bir kısmının ise çizim aşamasında kaldığını söyledi.
Dönemin şartlarının böyle bir girişim için yeterli olmadığını vurgulayan Gürer, Hürkuş'un Hava Müfettişliği'nden izin alarak uçağın yapımına başladığını ancak üretim sürecinde pek çok engelle karşılaştığını aktardı.
Uçak tamamlanmasına rağmen, deneme uçuşu için gerekli kararın bir türlü alınamadığını belirtti. 'UÇMAK BİR MUCİZEYDİ' Gürer'e göre 1920'li yıllarda bir uçağın havalanabilmesi başlı başına bir mucizeydi.
Vecihi Hürkuş, 29 yaşında yaptığı uçağıyla kısa ama son derece kritik bir test uçuşu gerçekleştirdi.
Uçağın sağ salim yere inmesi ise ikinci bir mucize olarak değerlendirildi.
Ancak bu tarihi başarının ardından Hürkuş'un cezalandırılması, onu derin bir hayal kırıklığına sürükledi ve sonuçta hava kuvvetlerinden istifa etmesine neden oldu. 'BU TARİH BİR BAŞLANGIÇTIR' Bahadır Gürer, 28 Ocak 1925'in Türkiye için son derece önemli bir tarih olduğuna dikkat çekerek, bugün gelinen noktada Türk havacılığının temelinde Vecihi K-6'nın bulunduğunu vurguladı.
Gürer'e göre, tüm riskleri bilerek yapılan bu uçuş, Türk havacılık tarihine 'altın bir çivi' çaktı ve hala yeterince anlaşılıp kutlanmayı bekliyor.
TEKNİK ÖZELLİKLER Motor Model: Benz 200 BK Özellik: Su soğutmalı, 6 silindirli Performans Azami hız: 207 km/saat Seyir hızı: 188 km/saat Askı (perdövites) hızı: 83 km/saatAğırlık ve Kapasite Boş ağırlık: 830 kg Mürettebat: 160 kg Muharebe ağırlığı: 80 kg Yakıt kapasitesi: 200 kg Azami kalkış ağırlığı: 1.270 kg Boyutlar Uzunluk: 7,61 m Yükseklik: 3,00 m Genişlik (Kanat açıklığı): 11,7 m Kanat alanı: 31,8 m² Pervane: 2 palli Pervane Çapı: 2,85 m (Fotoğraflar, 1923-1925 yılları arasında çekilen Vecihi K-VI'ya aittir.
Kaynak: Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği, AA)